Derya Şen: Çalışmaktan beslenen biriyim

‘Elif’ dizisinde canlandırdığı renkli karakter Tülay ile evlere konuk olan Derya Şen, bu kez kalbininin kapılarını AKŞAM Life okuyucularına açtı. Oyuncu, iş yaptığı sürece kendisini daha iyi hissettiğini söylerken günlük dizi çekmenin zor olduğunun altını çizdi.

Oyunculuktan çok uzak bir sektörden ani bir kararla yön değiştirdiniz. Bu kararı almak sizin için zor olmadı mı?

Hayatım boyunca aldığım radikal kararlar, benim için en doğru dönüm noktalarım olmuştur. Lise yıllarımda 10 yıl profesyonel lisanlı voleybol oynadım. İlk İstanbul’a gelişim voleybol maçlarım içindi. Sonrasında bir şehir olarak İstanbul’a âşık oldum. Bu yüzden üniversiteyi ani bir kararla İstanbul’da okumaya karar verdim. Sosyoloji eğitimimi tamamladıktan sonra İstanbul’da kaldım. Kadere çok inanırım. O dönem oyunculuk konusunda karşı çıkan, yapamazsın diyen arkadaşlarım, şuan sen doğuştan oyuncuymuşsun meğer bu    meslek için yaratılmışsın diyorlar.  

Elif” dizisinin ekibine nasıl dâhil oldunuz?

Yaklaşık beş yıl önce oyunculuğa profesyonel olarak başladığım yıllarda şu anki yapımcılarımızın bir televizyon filmin de başrol oynamıştım. Aslında yapımcılarımızla o dönemden uzaktan tanışıklığımız oldu. 2015 Mart ayı, şu anki menajerim Öznur Kula, dizinin birinci sezon ortasında tam bana göre hem gülen hem ağlayan renkli bir karakter aradıklarını ve bu karakter için beni uygun bulduklarını söyledi. Yapımcılarımız resimlerimi ve oyunlarımı görür görmez Tülay karakteri için bende karar kıldılar. 

Derya Şen ve Tülay arasındaki benzerlikler neler?

Tülay karakteri dizimizdeki en renkli karakterlerden biri… Geçmişin de pavyon hayatında şarkıcılık yapmış bir kadın… Tülay inişleri ve çıkışlarıyla çok iyi niyetli ama pavyon hayatında zor şartlarda mücadele etmiş bir kadın. Veysel karakteriyle büyük bir aşk yaşıyor ve pavyon hayatından kurtularak evlenip aile hayatı kuruyor. Derya Şen ve Tülay arasındaki en büyük benzerlik ikisi de birbirine zıt duygu durumlarını ruhlarında barındıyor oluşları ama asla kötü kalpli değiller…

FENOMEN BİR AİLE OLDUK

Dram dolu bir dizide eğlenceli bir karakteri canlandırıyorsunuz. Bu  sizi etkiliyor mu?

Tülay karakteri bazen o kadar akıllı bazen de o kadar saf ki ben bile bazen şaşırıyorum duygu durumlarımı yaşatırken. Dram içinde dramı yaşatırken aynı zamanda komediyi işlemek aslında izleyicinin size bağlanması için riskli bir duygu durumu. Ama şükürler olsun izleyicilerimiz Veysel &Tülay ailesini o kadar kabul görmüş ki, trajikomik yaşanmışlıklarına rağmen takipçilerimiz kendi hayatlarında karakterlerimizi yaşıyor. Hem güldürüp hem ağlattığımız için fenomen                 karakterlerle fenomen bir aile olduk. 

Dizi oyuncuları yapımların sürelerinin uzun olması ve çok çalışmaktan şikâyetçiler. Sizin şikâyetleriniz var mı?

Günlük dizi çekmek, her yapımın ve de her oyuncunun harcı elbette değil. Bu konuda hiç mütevazı olamayacağım. Gerçekten zor olanı başarıyoruz. Üç sezondur dizimizin ana kadrosundayım. Haftalık dizilere oranla işimiz çok daha zor olmasına rağmen, haftada iki gün repomuz var. Geri kalan beş günde beş bölüm tam 250 sayfa çekiyoruz. Hatta iç içe çektiğimiz on bölüm yani 500 sayfa iş çektiğimiz haftalar bile olabiliyor. 

Oyuncu Derya Şen’i eleştirseniz en çok neyinden şikâyetçi olursunuz?

Her şey düzenin de, olması gerektiği gibi olmasını isterim. Bu disiplin çerçevesinde işler aksadığında veya biri beni haddinden fazla beklettiğinde, sözünde durmadığında da tüylerim diken diken olur. Bu durumda sabırlı olmama rağmen, kendimi sakinleştirmem ve motive etmem gerekiyor. 

Terörü kınıyorum

Yer aldığınız sosyal sorumluluk projeleriyle de adınızdan çok söz ettirdiniz. Bu yoğunluk içinde vakit ayırmak sizi zorlamıyor mu?

Çalışmaktan, işten beslenen biriyim. 2016 yılı inanılmaz yoğun bir yıl oldu benim için. Dizi setimden vakit buldukça, kendimi sosyal sorumluluk projeleri ile motive ettim. Ülkesine âşık biriyim. Son dönemlerde ülkemizde ve dünyada yaşadığımız terör olayları sebebiyle inanılmaz derecede büyük bir üzüntü içindeyim ve yaşadığımız terör olaylarını şiddetle kınıyorum. 

‘’Elif” 19 ülkeye satılarak en çok ülkede yayında olan Türk yapımı oldu. Dizinizin bu başarısını neye bağlıyorsunuz? Yurtdışındaki sevenlerinizden nasıl tepkiler geliyor?

Popülarite, halkımızla bütünleşmemiz de bizleri ayakta tutuyor. Hayran kitlemiz sadece Anadolu ile kısıtlı değil, uluslararası yıldızların olduğu bir dizi projesindeyim. Başarımızın sırrı, herkes global, tüm ekip birbiriye uyumlu, setimizde disiplinli ve sistematik bir düzen var.