Beyzanur Mete: Estetik kaygısı gütmeden oynuyorum

‘Yuvaya Dönüş’ filminde THY’nın özel yüzü olan genç yetenek Beyzanur Mete, teknoloji geliştikçe sinema sektörünün iyiye gittiğini söyledi. Genç oyuncu, hayalinin uluslararası projelerde yer almak olduğunu belirtti.

Bilgen BÜLBÜL

‘Yuvaya Dönüş’ filmine nasıl dahil oldunuz. Sette ilginç bir an yaşadınız mı?

Filmin yönetmeniyle oyuncu koçluğu için görüşmüştük. Sonrasında oynadığım rolü uzun süredir aradıklarını öğrendim. Hikayesini ve karakter analizini okudum, sevdim. Yapım ve THY’nin de beğenip onaylamasıyla filmin kadrosuna dahil oldum. O döneme ait savaş uçakları, havacı şehitlerimizin elbiseleri, havacılıkta kullanılan araç gereçler beni gerçekten çok etkiledi.

Filmde bir hostesi canlandırdınız. 

Rolünüzü anlatır mısınız?

Oynadığım karakterin özünde yardımseverliğiyle beraber cesurluğu, bir kahramanlık hikâyesinin oluşunu sevdim. Filmin kilit noktalarından biri olan savaş esnasında Türkiye’den gönderilmiş olan THY uçağının hostesini canlandırıyorum. Oynarken keyif aldığım bir roldü. Zaten dönem kadınını oynamak benim için ayrı bir keyif. Teknolojinin olmadığı bir dönemde yaşamak isterdim mesela.

Genç bir oyuncusunuz. Sektöre dair hayalleriniz nelerdir?

Teknoloji geliştikçe Türk sinemasının da her geçen gün daha da iyiye gittiğini düşünüyorum. Dijital çağda olduğumuz bir gerçek. Gelişiyoruz. Türkiye’de komedi ve dram türlerinde hikâye olarak gayet iyi işler çıkarılıyor. 

Oyunculuklar da öyle. Şahsen film platolarının daha fazla olmasıyla birlikte aksiyon ve bilim kurgu filmlerine de ağırlık verilmesini isterim. Bence bu risk alınabilir. Ben bir oyuncu olarak Türkiye’de yaptığımız işlerle dünyaya açılmak istiyorum.

AİLEM EN BÜYÜK DESTEKÇİM

Birçok festivalden ödül aldınız. Bu ödüller size neler hissettiriyor?

İşimi çok severek yapıyorum, emek veriyorum. Emeklerimin karşılığını aldığımı hissetmek ve ödüle layık görülmek onur verici… Mutluyum. İşime daha da bağlanıp motive olmamı sağlıyor.

Aileniz oyuncu olmanızı destekledi mi?

Sanatı seçmemde onların büyük destekleri ve katkıları var. Kanun sanatçısı babamdan dolayı sanatın içinde büyümüş olmam bu konuda büyük etken. Babamdan aldığım genlerimden dolayı müziğe meraklıyım. Bateri, darbuka, bendir ve tüm vurmalı çalgıları çalabiliyorum.

ÖRNEK ALINMAK İSTİYORUM

20 yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz?

Uluslararası projelerde yer alan, ülkemi dünyaca ünlü platformlarda temsil eden, bu mesleğe gönül vermiş öğrencileri yetiştiren, sanata katkı sağlamış bir oyuncu ve örnek alınan bir kişi olmak istiyorum. 

ÇOCUKLUK HAYALİMDİ

Oyuncu olmaya nasıl karar verdiniz?

Çocukluğumdan beri oyunculuktan başka bir meslek düşünmedim. Çocukluk hayalim diyebilirim. Fakat bir dönem lisede Spor Akademisi’yle Güzel Sanatlar Fakültesi arasında bir karar vermem gerektiğini hissettim. Ve Güzel Sanatlar Fakültesi oyunculuk bölümünü seçtim. Doğru bir karar vermişim diyorum. 

KEŞFETTİĞİM OLUYOR

Tarihi, korku ve dram, komedi gibi çok sayıdaki türde rol aldınız. Bu çeşitlikler size neler katıyor?

Oyunculuğumu geliştirmem açısından katkı sağladı. Öğrendiklerimi uygulamamda yardımcı oluyor. Tecrübe katıyor. Oynadığım karakterler sayesinde kendimde henüz keşfedemediğim özellikleri keşfettiğim bile oluyor.

Ekranda güzel gözükmeliyim gibi bir kaygı yaşıyor musunuz?

Estetik kaygısı gütmeden, duyguyu yaşayıp seyirciye geçirebilmeyi hedefliyorum. Eğer başarabilirsem seyirci zaten güzel görecektir. Benim ekrandaki güzellik anlayışım bu şekilde. Üç Harfliler Beddua filmim buna güzel bir örnek olabilir diye düşünüyorum.