Özellikle aile komedilerinde yer alıyorsunuz. Bunun bir nedeni var mı?
Komediyi çok seviyor olmam, aileci bir yapımın olması, birçok şehri görüp, insanlarını kültürlerini, şivelerini biliyor olmam gibi diyebiliriz. Tabii sadece bir şeyi iyi yapmak için biliyor olmak yetmiyor. Sevmek ve benimsemek şart. Ben ülkemin insanını, yaşama dair olan her şeyini o kadar çok seviyorum ki içime işliyor bir anda. Yani aslında içime işleyen, kalbime dokunan ne varsa beni gülümsettiği gibi herkesi de gülümsetsin istiyorum.
Türkiye’de bir oyuncunun üzerine bir karakter yapışınca sanki değişim zor oluyor. Siz ne düşünüyorsunuz?
Genel olarak buna katılıyorum. Bunun sebeplerinden biri; halkımızın geçmişte sinemada şimdi de dizilerde seni evin bir bireyi gibi kabul etmesi, içselleştirmesi. Kendi adıma mümkün olduğunca farklı karakterler oynamaya gayret ediyorum. Bizim meslek iyiyi ve kötüyü de gözlerinizin önüne seriyor. Aslında bir nevi sizi hayatla yüzleştiriyor. ‘Büyük konuşmayın’ diyor ya da ‘Daha çok sevin’ diyor ya da ‘Şükredin beterin beteri var’ diyor.
OYUNCUNUN HAYALLERİ BİTMEZ
Peki siz hangi karakterleri tercih edersiniz?
Oyuncuya alan tanıyan, role ve projeye katkı sağlayabileceğim her karakteri tercih ederim. Komediye zaafım fazlaca, o ayrı (gülüyor). Oyuncunun karakter kalıpları bence olmaz ama herkesin yoğurt yemesi farklıdır.
Oyuncun hayalleri biter mi peki? Sizin bir doyum noktanız var mı?
Oyuncunun hayalleri bence bitmez. Ben mümkün olduğunca hayalleri hayata geçirme tarafındayım ve mümkünse gerçekleştirebileceğim hayaller kurarım. Hani hep Hollywood geyiği vardır ya... Bir gün o olursa bana da herkese de sürpriz olsun (gülüyor).
Eşiniz Şeyla Halis, Cennet Mahallesi’nde Menekşe rolüyle gönüllere taht kurmuş bir oyuncu... Siz karı- koca aynı projede yer alır mıydınız?
EŞİMLE BİRBİRİMİZİ ELEŞTİRİRİZ
Eşiniz oyunculuğunuzu eleştiriyor mu ya da siz onu yönlendiriyor musunuz?
Birbirimizi en sert eleştirenlerdeniz. Oynadığımız işleri bir daha bir daha izleyip, durdurup eleştiririz. Bizim karakterler test sürüşünü evde yapar.
Son olarak bundan sonrası için nasıl bir oyunculuk kariyeri planlıyorsunuz? Kamera arkasını düşünür müsünüz?
Öncelikle kamera arkası düşünmüyorum. Tiyatroda oyun yazıp yönetmenlik yapıyorum, yapmaya da devam etmek istiyorum. Mesela Sihirli Kutu adlı oyunumu Adana Büyükşehir Belediye Tiyatrosu’nda bu sezon sahneledim. Her yıl en az bir oyun yönetmeyi düşünüyorum. Oyunculuk üzerinden de komediye devam etmek istiyorum.