AKSAM.COM.TR
İstanbul'un manevi ve tarihi dokusunda mütevazı ama bir o kadar da etkileyici bir yapı olarak yükselen Takkeci İbrahim Ağa Camii, Osmanlı döneminin zarif mimari anlayışını günümüze taşıyan nadide eserlerden biridir. Cami, Takkeci İbrahim Ağa tarafından yaptırılmıştır. Takkeci İbrahim Ağa, tekkelerde kullanılan takkeleri üreten bir esnaf olduğu için bu isimle anılmış ve camiye de bu ad verilmiştir.
KLASİK OSMANLI MİNARE MİMARİSİNE SAHİP
Mimari açıdan Osmanlı klasik üslubunun sade bir örneğini teşkil eden yapı, tek kubbeli bir harim ve önünde küçük bir son cemaat yerinden oluşur. Son cemaat yeri üç kemerli ve sütunlu bir revaktan oluşur. Bu alan, camiye giriş yapanları karşılayan bir geçiş bölgesidir. Kesme taş ve tuğla kullanılarak inşa edilen cami, kare planlıdır ve üzeri merkezi bir kubbe ile örtülüdür. Kubbenin taşıyıcıları, dört duvara oturtulmuş olup, iç mekâna ferah bir atmosfer sunar. Mihrabı taş işçiliği ile süslenen cami oldukça zarif bir tasarıma sahiptir.
Ahşaptan yapılan minaresi ise tek şerefeli ve ince yapısıyla klasik Osmanlı minare mimarisine sahiptir. Camiye doğal ışık girmesini sağlayan pencereler, Osmanlı camilerinde yaygın olan simetrik dizilimle yerleştirilmiştir. Takkeci İbrahim Ağa Cami, sadeliğiyle Osmanlı'nın gösterişten uzak ama estetik anlayışını koruyan yapılarından biri olarak öne çıkıyor.
SADECE BİR İBADET MEKÂNI OLMANIN ÖTESİNDE...
Takkeci İbrahim Ağa Camii, sadece bir ibadet mekânı olmanın ötesinde, bulunduğu bölgenin sosyal hayatına da yön vermiştir. İstanbul'un sur dışındaki ilk camilerinden biri olması sebebiyle, bu bölgenin zamanla gelişmesine katkı sağlamıştır. Cami etrafında geçmişte kurulan küçük esnaf dükkânları, Osmanlı dönemi ticaret ve zanaatkârlık anlayışının bir yansımasıdır. İstanbul'un tarihî mirasları arasında önemli bir yere sahip olan Takkeci İbrahim Ağa Camii, Osmanlı'nın ince mimari zevkini yansıtan ve manevi atmosferiyle gönüllere huzur veren bir yapı olarak, geçmişten günümüze sessiz bir tanık olmaya devam etmektedir.