AKSAM.COM.TR
İstanbul'un tarihi dokusunu süsleyen en özel camilerden biri olan Merkez Efendi Camii, yalnızca mimari bir eser olmanın ötesinde, manevi bir merkez olarak da kabul edilir. Asıl adı Müftü Sinan olan Merkez Efendi, Osmanlı döneminin önemli mutasavvıflarından biridir. Kanuni Sultan Süleyman'ın annesi Hafsa Sultan, Merkez Efendi'ye olan hürmetinden dolayı 16. yüzyılda bir cami ve külliye yaptırmaya karar verir. 1517 yılında tamamlanan Merkez Efendi Camii, klasik Osmanlı mimarisinin özgün bir örneğidir. Yapının inşasında dönemin önemli mimarlarından biri olan Mimar Sinan'ın öğrencilerinin etkisi olduğu düşünülmektedir.
CAMİNİN İÇ SÜSLEMELERİ OLDUKÇA SADE
Merkez Efendi Camii, sadeliği ve estetik detaylarıyla dikkat çeken bir Osmanlı yapısıdır. Cami, tek kubbeli bir yapıya sahiptir ve ana ibadet alanı geniş ve ferah bir şekilde tasarlanmıştır. Osmanlı mimarisine uygun olarak tek şerefeli bir minaresi bulunmaktadır. Caminin iç süslemeleri oldukça sadedir. Ahşap minber ve mihrabı özenle işlenmiş olup, Osmanlı ahşap sanatının güzel örneklerindendir. Avlusunda bulunan şadırvan, camiye gelenlerin abdest almasını sağlamak için yapılmış olup, klasik Osmanlı şadırvanlarıyla benzerlik gösterir.
Merkez Efendi, cami giriş kapısının açıldığı geniş bahçedeki türbesinde yatmaktadır. Türbenin hemen arkasında 15-20 basamaklı bir merdivenle inilen çilehane, bir 30 metrekarelik bir kuyu üzerine oturtulmuş küçük bir kapı ve benekli penceresinden başka bir şeyi olmayan bir barakadır. Kırmızı balıkların yüzdüğü havuz çevresini dolanan dar bir yol barakayı kuşatır. Çilehanenin ön tarafında parmaklıkla çevrili 8 ince sütuna dayalı ahşap tavanlı bir şadırvan ve etrafında iki kilitli kuyu vardır. Bütün bu bölümlerin etrafı mezarlıktır.
İSTANBUL'UN EN KIYMETLİ YAPILARINDAN BİRİ
Merkez Efendi Camii, Osmanlı mimarisinin zarafetini ve tasavvufi geleneğin derinliğini bir araya getiren, İstanbul'un en kıymetli yapılarından biridir. Hem tarihî dokusu hem de manevi atmosferiyle, ziyaretçilerine huzur veren bir mekândır. Zaman içinde çeşitli onarımlar geçiren cami, özgün dokusunu büyük ölçüde korumuştur. Bugün hem ibadethane olarak kullanılmakta hem de tarihi ve kültürel bir miras olarak İstanbul'un önemli yapıları arasında yer almaktadır.