AKSAM.COM.TR
Gülcan Tezcan
Gazze'de sözde ateşkes devam ederken İsrail'in soykırımından kurtulanların ve geride kalanların hangi şartlarda yaşam mücadelesi verdiğini izlemeye devam ediyoruz. Gazze çoğumuzun gündeminden çoktan çıktı. Ancak Filistinler ağır kış şartlarında dünyanın sessizliğine ve İsrail'in ara vermeden devam eden saldırılarına rağmen onurlu direnişlerine devam ediyor.
Geçtiğimiz günlerde Emine Erdoğan'ın katılımıyla açılışı yapılan Kalanlar Filistin sergisi, Gazze'yi bir kez daha sanatın diliyle gündemimize taşırken işgale rağmen ayakta kalan Gazzelilerin direnişine dikkat çekiyor. Kalyon Kültür'de ziyaretçileri hem İsrail'in katliamlarının yol açtığı yıkımla yüzleştirmek hem de Filistin'deki direniş ruhuna tanıklık etmeye çağıran sergi, 'Bu sergi acının değil onurun anlatısıdır' vurgusu ile dikkat çekiyor. Üstelik sergiye gelenler altı farklı odada altı farklı enstalasyon ve bir deneyim alanından geçtikten sonra Türk Kızılayı'nın Filistin için başlattığı yardım kampanyasına da destek oluyor.
Her ziyaretçi adına Filistin'e bir bağış
Serginin Filistin halkının onurunu, inancını ve süren var olma mücadelesini görünür kılmak için hazırlandığını söyleyen Kalyon Vakfı Başkanı Reyhan Kalyoncu, bu serginin sessizliğe karşı tanıklık, unutuluşa karşı hafıza olduğuna değiniyor. Kalyoncu, "Türk Kızılayı'nın başlattığı 'Filistin'e Nefes Bağış' kampanyasıyla bu tanıklığı somut bir dayanışmaya dönüştürüyoruz. Kalyon Vakfı olarak her ziyaretçimiz adına yapılan bağış, Filistin'de bir lokmaya ve bir sofraya dönüşüyor. Sergi, Filistin halkının yalnız olmadığını ve insanlık onurunun hâlâ ayakta olduğunu açıkça ilan ediyor." şeklinde konuşuyor.
Küratörlüğünü Muhammed Şems İbrahimhakkıoğlu, Emine Karabulut ve Enes Hakan Tokyay'ın yaptığı sergide "Hanzala'dan Kalanlar", "Labirentten Kalanlar", "Kalanlar Sadece İsimler Kalıyor", "Kalanların Ardında: Sadece İsimler Değişiyor", "Gazze'de Açlık Bir Ressamın Tuvaline Dönüştü ve Soykırım: Açlığın Sessiz Biçimi" ile "Eğitimden Kalanlar" olurken deneyim alanı ise "Bu Tencereye Sadece Bakma-Kullan" adını taşıyan enstalasyon alanları sanatın acıyla hemhâl olma gücünü de ortaya koyuyor.
Can yakıcı bir yüzleşmeye davet
Filistin'in dünyaya arkasını dönen küskün çocuğu Hanzala'nın resminin olduğu dikenli tellerle örülü duvar, savaşın yalnızca yıktıklarını değil; hayatta bıraktıklarını da bir hasar alanı olarak ele alıyor. Duvardaki deliklerde ise 1948'den bu yana yaşanan göçle ilgili görüntüler, işgalin geçmişine yönelik bir hafıza tazeleme... Hanzala'dan Kalanlar enstalasyonun hemen yanında yer alan Labirentten Kalanlar'da bir el feneri yardımıyla yol bulmaya çalışırken kulağımıza gelen çocuk çığlıkları yüreğimizi sıkıştırıyor. Bu tekinsiz deneyim alanı bütün kaçış yollarını kapatarak ziyaretçileri bir labirentte kıstırılmış hissiyle abluka altında yaşamanın çaresizliğine aşina kılıyor. Küratörler bu durumu "Mekân boyunca duyulan çocuk ve kadın sesleri, şiddetin istisnai değil; sistematik ve hedeflenmiş karakterini açığa çıkarır. Bu sesler bir anlatı kurmaz, bir sahne sunmaz. Temsilin yerine doğrudan deneyimi yerleştirir. Bu çalışma, izleyiciyi dışarıdan bakmaya değil; sistemin içinde kalmaya zorlar." cümleleriyle tarif ediyor.
Sergideki en etkileyici işlerden biri de 'Sadece İsimler Kalıyor' adlı yerleştirme. Şehit edilenlerin isimlerinden oluşan rulo odanın içinde giderek kefene sarılı bir cenazeye dönüşüyor. Toprakla dolu zemin adım atılan her yerine cenazelerin defnedildiği Gazze sokaklarını hatırlatıyor. Sergi 30 Mart'a kadar görülebilecek.
"Gazze'de Açlık Bir Ressamın Tuvaline Dönüştü ve Soykırım: Açlığın Sessiz Biçimi" adını taşıyan bölüm, Gazzeli genç bir sanatçının 23 yaşındaki ressam Rağde Bilal Şeyh el-Iyd'ın kendine çaresizlik içinde bulduğu çıkış yolundan ilham almış. Bu alanı gezerken resim yapmak için tencerelerin dibindeki isten yararlanan genç ressamın hâlini tecrübe etmek de mümkün. Boş tencereler de açlığın silah olarak kullanıldığı Gazze'nin en ağır imtihanını özetliyor. Nişantaşı'nın ışıltılı sokaklarında yer alan Kalyon Kültür'ün odaları Kalanlar sergisi ile gözümüzü kaçırdığımız Gazze gerçeğini bir kez daha gündemimize taşıyor.