Necip Fazıl Hikâye-Roman Ödülü sahibi Tufan: Kaldırımlar'ın yankısında kendi yalnızlığımı buldum

Necip Fazıl Hikâye-Roman Ödülü sahibi Tarık Tufan, ''Necip Fazıl hem bir gönül insanı hem de bir kavga adamıdır. Öfkesi kişisel nefretlerden değil, bir fikrin namusunu korumaktan kaynaklanan coşkulu kelimelerden doğar. Kaldırımlar şiirini her okuduğumda ruh akrabalığı hissederim.'' dedi.

BEDİR ACAR

Tarık Tufan, edebiyatımızda insanın iç dünyasını, varoluşsal sorgularını ve yalnızlığını derin bir içtenlikle anlattığı eserleriyle öne çıkan bir yazar. Dilinde şiirsellik, samimiyet; hikâyelerinde sessizlikler ve suskunluklar vardır. Şehrin karmaşık düzeni içinde özüne yabancılaşan insanın dramını duru bir lisanla dikkatlere sunması ve her bir eserinde farklı anlatım teknikleri deneyerek okurla güçlü bağ kurmadaki başarısı dolayısıyla Tarık Tufan, bu seneki Necip Fazıl Hikâye-Roman Ödülü'ne layık görüldü. Biz de Tarık Tufan'a Necip Fazıl ile 'karşılaşmalarını' sorduk.

Bir şair ve fikir adamı olarak Necip Fazıl sizi en çok hangi eseri ile etkilemiştir?

Necip Fazıl ismi zihnimde en çok "Kaldırımlar" şiiriyle karşılık buluyor. O şiiri ilk gençlik çağımda okuduğum anda içimde, derinlerde bir yerde ruh akrabalığı kurdum. Yalnızlığın en yakıcı hali, saf keder, şehrin boğucu sokaklarında bir ruhun karanlığa gömülmesi... Şiirin kalbimde yarattığı derin sızı ve yankı, beni şairine yakınlaştırdı. Sürekli adımladığım İstanbul sokaklarında, şairinkine benzer bir hüznün içinde savrulurken kendi yalnızlığıma bir ortak bulmanın tesellisini hissettim. "Kaldırımlar" şiiri beni Necip Fazıl'ın dünyasına çekti. Daha sonraları oralarda iflah olmaz bir karşı koyuş, sancılarla dolu bir varoluş kavgası, hakikate dair bitimsiz bir açlık, çağları aşan bir aşk ve inanmanın insan ruhunda açtığı sahici yaraları keşfettim. Daha adaletli, hakkı ve hakikati üstün kılan, geçmişin yüksek değerlerini bugüne taşıyan, felsefenin, sanatın, geleneğin büyük birikimini düşünce sistemine yerleştiren yeni bir fikrin öncülüğünü yapması, fikir ve kültür hayatımızda önemli bir kavganın yükseltilmesidir. Necip Fazıl hem bir gönül insanı hem de bir kavga adamıdır. Ancak onun öfkesi kişisel nefretlerden değil, bir fikrin namusunu korumaktan kaynaklanan coşkulu kelimelerden doğar. Necip Fazıl aynı zamanda tertemiz bir Türkçenin ve özel bir üslubun sahibi olarak kendisinden sonraki edebiyatçılar için de bir ilham kaynağı, bir yol gösterici olarak kıymet taşır.

Necip Fazıl'ın çilesi ve davası hakkında neler söylersiniz?

Necip Fazıl'ın çilesi ve davası bir tarihsel yükümlülüğün, derin bir tefekkürün ve saf bir kulluğun harekete geçmesidir. Bu toprakların tarihi sesini duyar, inancını kalbinde taşır ve bir gelecek rüyası kurar. Kuşkusuz bu büyük davanın her yanı çilelerle doludur. Ait olduğu sınıfın yüksek kazanımlarını, sahte itibarını bir yana fırlatıp, şiir ve fikir yüklü zahmetli bir yolculuğa çıkması, bir iman derdine düşmesi, sarp dağları aşması, bu uğurda ağır bedeller ödemesi Necip Fazıl'ı bu ülkenin kurucu zihinlerinden biri haline getirmiştir. Çile dendiğinde hem koca şiir külliyatı olarak hem de bir hayat olarak Necip Fazıl'ın akla gelmesi nasıl bir mücadele içinde olduğunun da göstergesidir. Bizim ülkemizde Nazım Hikmet ve Necip Fazıl sıklıkla aynı cümlede isimleri zikredilen iki kurucu dil ve fikir insanı olmuşlardır ve bu manada neredeyse ortak bir kadere maruz kalmışlardır.

Necip Fazıl adına ödül verilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de büyük edebiyat insanlarının hatıralarını yaşatmak, yeni edebiyatçılara bir ilham ve ufak açmak için ödüller düzenlenmesini kıymetli buluyorum. Necip Fazıl bu manada hatırası ve hayalleri yaşatmaya değer edebiyat ve fikir insanıdır. Bu ödüllerin edebiyat dünyamızda teşvik edici bir rolü olacaktır muhakkak.

Ödülün size tevdi edilmesi hakkında neler söylersiniz?

Böylesi anlamlı bir ödül için kıymetli jüri üyelerine ve emeği geçen herkese bütün kalbimle teşekkürü borç bilirim. Anlattığım hikâyelerin birilerinin dünyasında karşılık bulduğunu görmek, bir romancı yalnızlığıyla yürüdüğüm bu yolda bana iyi duygular hissettiriyor. Yeni hikâyelerin peşinde yeni yolculuklara çıkmanın heyecanını hissediyorum.