AKSAM.COM.TR
Devlet Tiyatroları tarafından bu yıl dördüncü kez düzenlenen "İstanbul Uluslararası Kadın Oyun Yazarları Tiyatro Festivali" başladı.
6–15 Şubat 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen festival, Atatürk Kültür Merkezi Tiyatro Salonu, AKM Çok Amaçlı Salon, Mecidiyeköy Büyük Sahne ve Mecidiyeköy Stüdyo Sahne olmak üzere dört ayrı sahnede düzenleniyor. Toplam 19 oyun ve 25 temsilden oluşan zengin program, kadın yazarların çağdaş tiyatroya sunduğu çok sesli, çok katmanlı ve evrensel anlatıları görünür kılmayı amaçlıyor.
Festival ortak bir düşünme, paylaşma ve üretme platformu
Festival programında; Devlet Tiyatroları yapımlarının yanı sıra Peru, Tunus, Kazakistan, Gürcistan, Rusya, Kuzey Makedonya, İspanya, Kolombiya ve Macaristan olmak üzere 9 ülkeden konuk toplulukların eserleri yer alıyor. Her temsilin ardından gerçekleştirilen söyleşiler, izleyiciler ile sanatçıları aynı zeminde buluşturarak oyunların tematik ve estetik boyutlarının birlikte tartışılmasına olanak tanıyor. AKM'de kontenjanlı sınırlı olarak düzenlenen atölyeler ise festivali yalnızca bir izleme alanı değil, aynı zamanda ortak bir düşünme, paylaşma ve üretme platformuna dönüştürüyor.
Festival kapsamında ayrıca Devlet Tiyatroları Arşivi'nden hazırlanan "Sahnede Kadın" Siyah Beyaz Fotoğraf Sergisi sanatseverlerle buluşuyor. Sergi, sahnede ve sahne arkasında kadın emeğinin izlerini görünür kılarak festivale tarihsel ve belgesel bir derinlik kazandırıyor.
"Kadınların sözü görünmeyeni açığa çıkarır, hafızayı diri tutar"
Festivalle ilgili açıklamalarda bulunan İstanbul Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Mehmet Fatih Dokgöz, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenleri anarak, "İçinde bulunduğumuz zaman dilimi, ortak bir acının ve tanıklığın tarihidir. Bu acının unutulmaması, kayıplarımızın hatırlanması ve yaşananların sanat yoluyla kayda geçirilmesi ortak sorumluluğumuzdur. Tiyatro, tam da bu noktada bir tanıklık alanı olarak var olur." dedi.
Dokgöz, kadın oyun yazarların, eserlerini üretirken bir duyarlılık sergilediklerine işaret ederek, "Kadın yazarlar felaketleri, kırılmaları ve kayıpları çoğu zaman gündelik hayatın içinden, görünmeyen yerlerden ve sessizliklerden yola çıkarak dile getirir. Kadınların sözü, yalnızca yaşananı anlatmaz, görünmeyeni açığa çıkarır ve hafızayı diri tutar." diye konuştu.
Festivale ilişkin ise Dokgöz, şunları kaydetti:
"Devlet tiyatrolarının farklı bölgelerinden yapımların yanı sıra özel tiyatroların da katılımıyla festival, çok sesli ve uluslararası bir buluşmaya dönüşmektedir. Festival programında ayrıca deprem bölgesi Hatay'dan Didem Koban Demirkol ve Süleyman Demirkol'un kurduğu Alan Antakya Dans Topluluğu'nun, depremzede gençlerimizle birlikte gerçekleştirdiği 'Bellek' adlı dans gösterisi de yer alıyor. Bu gösteri deprem sonrası hafızanın, iyileşmenin ve birlikte yeniden var olmanın sahnedeki ifadesi olarak festivalin önemli buluşmalarından biri olacak."