Deniz Uğur: “Ramazan bize temiz bir sayfa açmayı işaret ediyor”

Ramazan Sohbetleri serimiz oyuncu ve sunucu Deniz Uğur ile devam ediyor: “Ramazan bana bir çocuk olarak aile sofrasına oturmanın nasıl güvenli bir duygu olduğunu hatırlatıyor ve içimi ısıtıyor, ayrıca umut veriyor. Maneviyatı yükselten böyle zamanları negatif yüklerden arınmak için fırsat olarak görüyorum. O yüklerden kurtulunca, hayatımızda daha iyi şeyler için yer açılıyor. Sanki bize yeni bir başlangıç yapmayı, temiz bir sayfa açmayı işaret ediyor.”

AKSAM.COM.TR

ALİ DEMİRTAŞ

Ramazan ayı vesilesiyle aksam.com.tr'de başlattığımız, Ramazan Sohbetleri serimiz devam ediyor. Serinin yeni konuğu oyuncu ve sunucu Deniz Uğur, bu manevi iklimin kendisindeki karşılığını, ayın getirdiği alışkanlıklarını ve çocukluğunun Ramazan'ını anlattı bize. 24 TV'de ilgiyle takip edilen Deniz Uğur'la 24 Hafta Sonu programının başarılı sunucusu Uğur aynı zamanda, "Bana en çok heyecan veren, geceleri Kur'an okumak. Öyle kendi köşemde, sessizce. Okuyanlar bilir, hangi sureyi açarsanız açın, size tam o anda gereken mesajı alırsınız. Belki bir ayeti daha önce defalarca okumuşsunuzdur ama her seferinde sanki üzerindeki bir kilit daha açılıyormuş gibi yeni bir anlam daha çıkar ortaya. Tam o anda, mutlaka ihtiyaç duyduğunuz cevabı alırsınız." diyor.

ÜLKEMİZİN EN GÜÇLÜ KÜRESEL AKTÖR OLACAĞINA İNANIYORUM

Nasılsınız Deniz Hanım, şu ara hayata ve gündeme dair neler düşünüyorsunuz?

Hayat büyük bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Küresel anlamda tek kutupluluk bitiyor ve artık çok kutuplu bir dünya düzenine geçiyoruz. Ezberler bozulduğu için çoğu kişi neler olup bittiğini anlamıyor olabilir ama ben ülkemizin, geleceğin en güçlü küresel aktörü olacağına inanıyorum. Buna inanmak için hem biraz derin araştırıp bilgi edinme anlamında, hem de manevi açıdan sebeplerim var. İnsanlık kaotik bir süreçte ama yolun sonu aydınlık. Sonuçta kim daha adil bir dünya istemez ki?

NEGATİF YÜKLERDEN ARINMAK İÇİN BİR FIRSAT

Ramazan ayının heyecanını üzerinizde hissediyor musunuz?

Ramazan bana bir çocuk olarak aile sofrasına oturmanın nasıl güvenli bir duygu olduğunu hatırlatıyor ve içimi ısıtıyor, ayrıca umut veriyor. Maneviyatı yükselten böyle zamanları negatif yüklerden arınmak için fırsat olarak görüyorum. O yüklerden kurtulunca, hayatımızda daha iyi şeyler için yer açılıyor. Sanki bize yeni bir başlangıç yapmayı, temiz bir sayfa açmayı işaret ediyor. Kendimizin daha iyi bir versiyonuna ulaşma şansımız var. Şükretmek lâzım.

BANA EN ÇOK HEYECAN VEREN, GECELERİ KUR'AN OKUMAK

Ramazan ayı gelenek ve alışkanlıklarınız var mı, nedir? Siz bu ayı nasıl idrak ediyorsunuz?

Açıkçası bana en çok heyecan veren, geceleri Kur'an okumak. Öyle kendi köşemde, sessizce. Okuyanlar bilir, hangi sureyi açarsanız açın, size tam o anda gereken mesajı alırsınız. Belki bir ayeti daha önce defalarca okumuşsunuzdur ama her seferinde sanki üzerindeki bir kilit daha açılıyormuş gibi yeni bir anlam daha çıkar ortaya. Tam o anda, mutlaka ihtiyaç duyduğunuz cevabı alırsınız. Kur'an bir kez okunup duvara asılacak bir kitap değildir, canlıdır, sizinle birlikte nefes alır, boyut değiştirir. Böyle bir mucizeyle yakın olmak, doğal olarak heyecan veriyor.

BİR HATIRA SİZİNLE YAŞIYORSA, YİTİP GİTMEMİŞTİR

Eski Ramazanlara özlem duyar mısınız?

Ben geçmişi özleyen biri değilim çünkü hiçbir şeyin eskiyip yok olduğunu düşünmüyorum artık. Zaman sadece ileri doğru akmıyor. Zamanı doğrusal algılayan bizim sınırlı zihnimiz. Hakikatte zaman yok, dolayısıyla geçmiş ve gelecek ayrımı da yok. Her şey aynı anda tezahür ediyor. Bir hatıra sizinle yaşıyorsa, bilin ki yitip gitmemiştir. Hatırladığınız belki bir anı değildir, belki geçmişe doğru hareket edip tekrar yaşıyorsunuzdur o ânı. Ya da hayal kuruyorsanız, belki geleceğe gidiyorsunuzdur o anda. Artık bu çağda bilincimizi bir üst sürüme yükseltmemiz gerekiyor bence.

SOFRADAKİ SICAK PİDELERİN KOKUSU HÂLÂ BURNUMDA

Çocukluğunuzda ailenizle birlikte nasıl Ramazanlar geçirdiniz?

Babaannem ailenin en büyüğü olduğu için hepimiz "Saliha Sultan"ın evinde toplanırdık. Babam bana kendi çocukluğunun İstanbul'unu, eski Ramazanları, sokakta "Sıcak sıcak dolma doldurdum" diye seslenen siyahî satıcıları, daha neler neler anlatırdı. Sofradaki sıcak pidelerin kokusu hâlâ burnumdadır...

ÖMRÜ İSRAF EDEN KİMSELERDEN OLMAYALIM

Ramazan ayı mesajınızı bizimle paylaşır mısınız?

Bence kendimizi şeklen değil mânen geliştirelim. Dolabında hiç giymediği kıyafetler, mutfağında çöpe dökülen yemekler olan, boş işlerle oyalanıp bütün nimetler gibi ömrü de israf eden kimselerden olmayalım. Gösterişçi değil samimi olalım, ibadetlerimizi içtenlikle yapalım. Dedikodudan uzak duralım, kalp kırmaktan sakınalım. Kimse egosunun tuzağına düşüp, sevap işliyorum zannederken günaha girmesin. Cicero'nun milattan önce söylediği cümleyi de eklemek isterim: "En kötü barış, en haklı savaştan daha iyidir". Özellikle şimdi, herkes bunun üzerine düşünmeli. Hayırlı Ramazanlar.

BİR ANTİDEPRESAN ETKİMİZ DE VAR

Son olarak, 24 TV'de devam eden programınız nasıl gidiyor?

Deniz Uğur'la 24 Hafta Sonu, başta yapımcım Elif Tuğba Altınok olmak üzere harika bir ekiple birlikte emek verdiğimiz, gerçekten kaliteli bir program. Çok izlendiği ve beğenildiği için mutluyuz. Bir yıl önce "Güzel bir değişiklik olur" diyerek başlamıştım ama iş tahminimin ötesinde büyüdü. Baktım, bütün entelijansiya bizi izliyor. Cumartesi ve pazar saat 10.00 ile 12.00 arası doğal olarak bizi tercih ediyorlar, magazin izleyecek halleri yok. A plus konuklar katılıyor yayınımıza. Hem gündemden haberdar olmak hem de hayata dair ilginç konularda güncel bilgiler edinmek istiyorlar. Bir de cümlelerimin alt metninde hep umut aşılıyorum insanlara, kişiliğim bu. Yani bir antidepresan etkimiz de var.