Azra Akın'ın çocuklara mesajı: ‘Azalt, Yeniden Kullan, Geri Dönüştür'

“Sahne dili, karakterler ve müzik aracılığıyla aktarılan mesajların; çocuklar üzerinde yalnızca öğretici değil, davranışa dönüştürücü bir etki oluşturduğunu gördük” diyen model ve oyuncu Azra Akın, Halkbank Çocuk Tiyatrosu'nun sahnelediği “Süper Kahramanlar: Dünyamızı Koruyoruz!” oyununda rol alıyor. Akın, bu oyunla çocuklara ‘Azalt, Yeniden Kullan, Geri Dönüştür' mesajını veriyor.

AKSAM.COM.TR

Gülcan Tezcan

Manken ve oyuncu Azra Akın iki yıldır çocuklar için tiyatro oyunları sahneliyor. Halkbank Çocuk Tiyatrosu ile geçen yıl "Üç Kumbara" oyununda rol alan Akın, bu yıl da "Süper Kahramanlar: Dünyamızı Koruyoruz!" ile minik seyircilerinin karşısına çıkıyor. Akın, çocuklarla tiyatro deneyimini Aksam.com.tr'ye anlattı.

Çocuk tiyatrosu yapmak sizin için nasıl bir deneyim oldu?

Geçen yıl Halkbank Çocuk Tiyatrosu ile başladığım bu yolculukta, tiyatro sanatının çocukların dünyasına ne kadar güçlü ve doğal bir biçimde temas edebildiğini açık şekilde gözlemledim. Sahne dili, karakterler ve müzik aracılığıyla aktarılan mesajların; çocuklar üzerinde yalnızca öğretici değil, davranışa dönüştürücü bir etki oluşturduğunu gördük. Bu sebeple çocuk tiyatrosu yapmak benim için tarif edilemez bir mutluluk oldu.

Çocuk tiyatrosu, yetişkin tiyatrosuna göre çok daha yüksek bir enerji, samimiyet ve anlık etkileşim gerektiriyor. Çocuklar sahiciliği hemen hissediyor; eğer kalpten oynamazsanız bağ kurmanız mümkün değil. Bu yüzden hem oyunculuk hem de iletişim açısından daha dinamik ve içten bir donanım istiyor diyebilirim.

Anadolu'daki çocuk seyirci ile büyük şehirlerdeki seyirci arasında fark var mı?

Halkbank'ın imza attığı proje ile binlerce çocuğa ulaşmak, onlara fırsat eşitliği sunulmuş bir oyunda yer almak benim için çok kıymetli. Bu sene Tekirdağ'dan Diyarbakır'a, Sinop'tan Elazığ'a, Çorum'dan Adana'ya toplam 24 ilde 51 gösterimlik bir turne planlandı. 8 Şubat'taki ilk gösterimle başlayan turnemiz, 27 Mart tarihindeki son oyunumuzla tamamlanacak. Bugüne kadar sahne aldığım oyunlarda edindiğim izlenim, Anadolu'daki çocuklarla büyük şehirlerdeki çocuklar arasında heyecan açısından hiçbir fark yok. Hepsinin gözleri aynı umutla, aynı merakla parlıyor. Belki yaşadıkları şehirler, imkânları, günlük hayatları farklı ama sahne karşısındaki coşkuları, oyuna katılım ve öğrenme istekleri tamamen aynı. O salonda ışıklar söndüğünde ve perde açıldığında hepimiz aynı duyguda buluşuyoruz.

Halkbank'ın bu projeye sadece bir sponsorluk gözüyle değil, gerçek bir toplumsal sorumluluk bilinciyle yaklaşması çok gurur verici. Anadolu'nun dört bir yanındaki çocuklara ulaşmak için gösterdikleri özen ve kararlılık, projenin ruhunu güçlendiriyor.

Bu yıl ikinci oyunla çocuklarla buluşuyorsunuz. Çocuk seyircilerle iletişiminiz nasıl? Oyunun teması ve mesajı nasıl karşılık buluyor izleyicilerde?

Evet... Bu yıl 'Süper Kahramanlar: Dünyamızı Koruyoruz!' ile çocuklarla yeniden buluştuk. Oyunda canlandırdığım öğretmen karakteriyle onlara çözüm için rehberlik sunuyorum. Çocukları pasif bir izleyici değil, çözümün ortağı olan birer süper kahraman olarak konumlandırdık. 'Azalt, Yeniden Kullan, Geri Dönüştür' mesajı sahnede büyük bir coşkuyla karşılık buluyor. Çocuklar eğlenirken aslında tüketim, israf ve sorumluluk kavramlarını içselleştiriyor. Onların oyuna aktif katılımı ve sahnedeki heyecanı bizim için en büyük motivasyon.

Dijitalleşme ile birlikte çocukların odaklanamamasından yakınıyoruz. Tiyatroda odaklanma problemi yaşıyorlar mı, yoksa sanatın etkisi onları kendi dünyasına mı çekiyor?

Çocukların odaklanma süresinin azaldığı konuşuluyor ama tiyatro bambaşka bir deneyim. Sahnedeki canlı enerji ve interaktif yapı çocukları içine çekiyor. Özellikle onları sürecin bir parçası haline getirdiğinizde dikkatleri dağılmıyor; aksine oyunun içinde kalmak için çaba gösteriyorlar. Sanatın o birleştirici ve kapsayıcı gücü gerçekten çok etkili.

Siz de bir annesiniz... Bu oyunun temasında yer alan "geleceği kurtarmak" ve "kaynakları verimli kullanmak" kavramları bir anne olarak sizin için ne ifade ediyor?

Bir anne olarak bu oyunun teması benim için gerçekten çok ayrı bir yere sahip. Bence çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras; daha çok eşya, daha çok maddi varlık değil, yaşanabilir bir dünya ve güçlü bir bilinç. Oyunda da altını çizdiğimiz gibi, 'Dünya bize sadece atalarımızdan miras kalmadı, biz onu aynı zamanda çocuklarımızdan ödünç aldık.' Bu cümle benim annelik yolculuğumda da bana rehberlik ediyor.

Kendi çocuklarıma aşılamaya çalıştığım sorumlu tüketim bilincini, tasarrufu, doğaya saygıyı ve emeğin kıymetini sahnede binlerce çocukla paylaşmak benim için adeta kutsal bir görev gibi. Çünkü biliyorum ki erken yaşta kazanılan bu farkındalık, onların ileride verecekleri tüm kararlara yön verecek. 'Geleceği kurtarmak' aslında çok büyük ve soyut bir kavram gibi görünebilir ama günlük hayatta yaptığımız küçük seçimlerle başlıyor. Bir anne olarak hem evimde hem sahnede aynı mesajı vermek, benim için tarifsiz bir anlam taşıyor.

Bir bankanın sanata ve çocuklara yönelik projelere destek vermesini nasıl buluyorsunuz, bu tür projeler neden önemli sizce?

Halkbank'ın sanata ve çocuklara yönelik projelere bu denli sahip çıkmasını çok kıymetli buluyorum. Oldukça duyarlı ve yenilikçi bir yaklaşım bu. Bir markanın toplumsal faydayı bir gelenek haline getirmesi, verilen mesajın samimiyetini ve etkisini de artırıyor.

Halkbank'ın 'Önce halk, sonra banka' misyonu, Anadolu'nun en ücra köşesindeki çocuğa tiyatroyla fırsat eşitliği götürerek hayat buluyor. Bankanın desteğiyle devam ettiğimiz turnelerimizde, o en kıymetli değerleri: sabır, tasarruf, doğa sevgisi ve emeğin kıymetini; biz burada oyunla, şarkılarla, neşeyle vermeye devam edeceğiz.

Bu projeyi tek bir cümlede anlatmanızı istersek neler söylersiniz?

Bu projeyi tek cümleyle anlatmam gerekirse: 'Çocukları sahnede birer süper kahramana dönüştürerek, bilinçli tüketim ve sorumluluk duygusuyla geleceği birlikte koruma yolculuğu' diyebilirim...