Alaycı Kuş'un alaycı finali

Büyük umutlarla beklediğimiz “Açlık Oyunları” serisinin son filmi “Alaycı Kuş- Bölüm 2” nihayet vizyonda.

DERYA CANAN GÜZEL

derya.guzel@turkmedya.com.tr

Suzanne Collins’in 3 kitaptan oluşan eseri, filmin gördüğü ilgiden dolayı biraz daha genişletilerek 4 bölüm halinde izleyiciye sunuldu; ne var ki şu an sinemalarda olan son bölüm hiçbir zaman ilk iki filmin başarısına erişemeyecek bir final olarak kalacak gibi gözüküyor. 

  “Açlık Oyunları” aslında son zamanlarda bir hayli örneğini gördüğümüz distopya romanlarından biri ve belki de içinde benim de bulunduğum hayran kitlesi tarafından bu kadar beğenilmesinin nedeni, şu an dünyada yaşanan olay ve durumlara dolaylı veya direkt göndermelerle bir “gelecek kurgusu” yapması. Doğru okunabilirse serinin ilk filminden bu yana tüm karakterler ve olaylar, salt hikâyenin parçaları olmakla kalmayıp bir “Reality Show” haline gelen ve heyecanlarıyla, trajedileriyle kısacası her yönüyle artık televizyondan yayıMlanabilir hale gelen hayatlarımızın bir izdüşümü. Edebi açıdan da romanın tarihi konulara ve literatürdeki başka karakterlere atıfta bulunduğunu söylemek mümkün. Hatta yazar Suzanne Collins, başkarakterlerden Katniss Everdeen’i yaratırken sinemaya da uyarlanan Thomas Hardy’nin ünlü romanı “Çılgın Kalabalıktan Uzak”taki Bathsheba Everdene karakterinden esinlendiğini, her iki karakterin de çok güçlü olmalarına rağmen kalplerinin sesini dinlemede mücadele verdiklerini söylüyor. 

 Kahramanın yolculuğu 
Serinin final filminde, Katniss Panem’in özgürlüğü için başkentin ele geçirilmesinde öncü birlikte yer alarak bu kez Başkan Snow ile kalan rövanşı almaya çalışıyor. Gücün kullanımı ve yolsuzluk üzerine altı çizilen eleştirel yaklaşım ve herhangi bir ideolojiye körü körüne bağlı olmama fikri belki de filmin önemli noktalarından biri… Sadece bu kadar mı? Tüm seriye baktığımızda, bunca olay örgüsü filmin ana karakterlerinden Katniss’in içsel yolculuğunu nasıl şekillendiriyor diye sormadan edemiyoruz. Serinin ilk bölümünde tanıştığımız, kardeşi için gönüllü olan 12. mıntıkadan “alevler içindeki kız” ile son bölümde izlediğimiz Katniss aynı kişi mi?  İyi bir hikâyenin, karakterlerdeki değişimle ölçüldüğü söylenir. Çünkü hayatta hiçbir şey aynı kalmaz; olaylar, kişiler ve yaşanılanlar hayata bakış açımızı değiştirir. İster kalp sesi ister tecrübe diyelim hikâyenin başındaki kişi değilizdir artık… Açlık Oyunları’nda tam da bu anlamda bir eksiklik hissediliyor; bu kadar çok çatışma ve kayıptan sonra karakterlerdeki değişimi göremiyoruz. Amerikan filmlerine has mutlu sona rağmen filmin sonunda gördüğümüz Katniss ve Peeta bizi pek mutlu etmiyor. Oyun kurucu Plutarch Heavensbee rolünde Philip Seymour Hoffman’ı da yeniden andığımız film, Jennifer Lawrence’ın karizmasından aldığı güce rağmen adeta alay eder gibi bir finalle seriyi bitiriyor.