Kargoda geri dönüşüm atağı

Türkiye'de kargo sektörü her geçen yıl daha fazla gelişirken, ortaya çıkan ambalaj atıklarını değerlendirme çalışmaları da hızlandı. Bugün yaklaşık %35 olan geri kazanımın 2035'te %60 olması hedefleniyor.

AKŞAM GAZETESİ

Türkiye'de hızla büyüyen e-ticaret hacmi, kargo sektörünü ekonominin en hareketli alanlarından biri haline getirirken, ortaya çıkan ambalaj atıklarını değerlendirme çalışmaları hızlandı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) verilerine göre Türkiye'de yılda yaklaşık 1,5 milyar kargo gönderisi yapılıyor. Bu da her gün yaklaşık 4 milyon paketin dağıtıma çıktığı anlamına geliyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de ambalaj atıkları yıllık 5,5 milyon ton seviyesine ulaştı. Kargonomi Büyüme Yöneticisi Emre Çetinaslan, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede, kargo ve lojistik sektörünün artık yalnızca hız ve maliyetle değil, çevreye olan etkisiyle de değerlendirildiğini söyledi. Çetinaslan'a göre sürdürülebilirlik, sektör için bir tercih değil zorunluluk haline geldi.

HEDEF YÜZDE 60

Türkiye'nin geri kazanım oranının bugün yaklaşık yüzde 35 seviyesinde bulunduğunu belirten Çetinaslan, 2035 yılı için belirlenen yüzde 60 hedefinin sektör açısından kritik önem taşıdığını ifade etti. Bu hedefe ulaşmanın yalnızca bireysel çabalarla mümkün olmayacağını vurgulayan Çetinaslan, "Sürdürülebilirlik artık rekabetin değil, iş birliğinin konusu olmalı. Üreticiden lojistik şirketine, perakendeden tüketiciye kadar herkesin ortak hareket etmesi gerekiyor" dedi.

AKILLI PAKETLEME SİSTEMLERİ ÖNE ÇIKIYOR

Standart kargo kutularının yaklaşık %40'ının boş hacimden oluştuğunu belirten Çetinaslan, bu sorunun "akıllı paketleme" sistemlerle çözüldüğünü söyledi. Çetinaslan, ürünün boyutuna göre otomatik olarak uygun kutu seçen ve paketleme miktarını azaltan yeni nesil teknolojilerle paket başına kullanılan malzemede yüzde 20'ye varan tasarruf sağlandığını belirtti.

REKABET AVANTAJI DA SAĞLAYACAK

Ambalaj malzemelerinde yaşanan değişim de dönüşümün önemli parçalarından biri olarak görülüyor. Geleneksel plastik ambalajların doğada çözünmesi yüzlerce yıl sürebilirken, biyobozunur ve geri dönüştürülebilir malzemeler çok daha kısa sürede doğaya karışabiliyor. Uzmanlara göre bu dönüşüm, çevresel faydanın yanı sıra şirketlere rekabet avantajı da sağlayacak.