Fabrikalar kendi itfaiyesini kuruyor

Sanayi tesislerinde yaşanan yangınlar üretimi durdururken, şirketin tedarik zincirinden çıkmasına neden olabiliyor. Bunu önlemek için tesisler kendi itfaiye sistemini kurmaya yöneliyor.

LEYLA İLHAN

Dünyada özellikle ABD ve Avrupa'da yaygın olan endüstriyel itfaiyecilik modeli, Türkiye'de de hızla yaygınlaşıyor. Sanayi tesislerinde yalnızca yangına müdahale etmeyi değil, yangını başlamadan önlemeyi hedefleyen bu model, klasik belediye itfaiyeciliğinden farklı olarak risk analizi, önleyici faaliyetler ve sürekli denetim süreçlerini kapsıyor. Türkiye'de bu alanda öne çıkan şirketlerden Falckon, geliştirdiği sistemle sanayi yangınlarından kaynaklanan yıllık 250 milyon euroluk zararın önüne geçmeyi hedefliyor. Falckon Genel Müdürü Anıl Yamaner, endüstriyel itfaiyecilik modelinin temelinde "terzi usulü" yaklaşım olduğunu belirterek, her tesisin risk profilinin ayrı ayrı analiz edildiğini söyledi. Yamaner, "Her fabrikanın üretim yapısı, kullandığı ham maddeler ve barındırdığı riskler farklıdır. Biz bu farklılıkları detaylı şekilde analiz ederek, o tesise özel çözümler geliştiriyoruz. Doğru ekipman, doğru planlama ve sürekli denetim sayesinde yalnızca yangına müdahale etmiyoruz, yangının hiç çıkmamasını hedefliyoruz" dedi.

33 TESİSTE AKTİF

Türkiye'de bugün otomotiv, kimya, cam ve enerji gibi yüksek riskli sektörlerde faaliyet gösteren 15 büyük sanayi şirketinin 33 tesisinde aktif olarak görev aldıklarını belirten Yamaner, "Bu tesislerde 7 gün 24 saat görev yapan 400'ün üzerinde profesyonel itfaiyeci arkadaşımız bulunuyor. Ekiplerimiz sadece yangın anında değil, her an sahada ve sürecin içinde" diye konuştu.

İLK 3 DAKİKA KRİTİK

Yangınlara müdahalede hızın kritik olduğunu söyleyen Yamaner, ilk dakikaların belirleyici olduğunu vurgulayarak "Endüstriyel tesislerde yangına ilk 3 dakika içinde doğru müdahale edilmezse, yangını kontrol altına almak çok zor hale gelir" dedi. Yamener şöyle konuştu: "Belediye itfaiyeleri tesis içindeki spesifik riskleri ve kimyasalları bilmeleri mümkün değil. Bizim farkımız, o tesisin içinde yaşıyor olmamız. Süreçleri biliyoruz, riskleri tanıyoruz ve anında müdahale edebiliyoruz."

TEDARİK ZİNCİRİNİ KIRIYOR

Endüstriyel yangınların yalnızca tesislerle sınırlı kalmadığını vurgulayan Yamaner, bu tür olayların çok daha geniş etkiler yarattığını ifade etti. Bir fabrika yangınının sadece o işletmeyi etkilemediğini, aynı zamanda tedarik zincirini de kesintiye uğrattığını belirten Yamaner şöyle konuştu: "Üretimi durdurur, ihracatı aksatır ve binlerce çalışanı doğrudan etkiler. 2025 verilerine baktığımızda Türkiye genelinde 3 binin üzerinde sanayi yangını yaşandığını görüyoruz. Bunların yaklaşık 1400'ü fabrika yangını. Sadece İstanbul, İzmir ve Ankara'da 537 yangın kayıtlara geçmiş durumda" dedi.