OP. DR. BİLGEHAN AYDIN
Henüz etkinliği kanıtlanmış bir aşı veya ilaç bulunamadığı ve elimizde hastalığın seyriyle ilgili net ve kesin veriler olmadığı için şu an yapabileceğimiz en iyi şey hijyen kurallarına dikkat etmek ve bağışıklık sistemimizi güçlü tutmaya çalışmak gibi görünüyor. Öte yandan, şu an içinde bulunulan endişeli ruh hali birçok kişiyi gereğinden fazla vitamin ve takviye gıda almaya sevk etmiş durumda. Halbuki, genel kanının aksine, aşırı vitamin kullanımının metabolizma üzerinde faydadan çok zararı var. Gelin isterseniz aşırı kullanıldığı takdirde hangi vitaminin ne gibi zararları olduğuna bir göz atalım.
A vitamini: A vitamini gereğinden fazla alındığı zaman vücutta birikerek karaciğer zehirlenmesine neden olur. Bu da A vitaminini bağlayan proteinlerin yok olmasına ve bunun sonucu olarak A vitamininin hücrelere saldırmasına yol açar. Bu durumun en önemli belirtileri mide bulantısı, kusma, ishal ve kilo kaybıdır.
B vitaminleri: Aşırı miktarda alınması durumunda B1 vitamini sinir sistemi üzerinde olumsuz etki yaratarak halsizlik, baş ağrısı, uyku bozukluğu ve taşikardiye neden olur. B3’ün kandaki glukoz ve yağ üzerinde zararlı etkisi vardır ve kendini kusma, dil şişmesi veya bayılma gibi semptomlarla gösterir. B6’nın aşırı kullanımı ağız, ayaklar ve ellerde uyuşma, yürüme zorluğu gibi semptomlarla fark edilebilecek sinir sistemi hasarına neden olur. B12’nin fazlası ise panik atak, uykusuzluk, karın ağrısı, ishal veya sivilcelenme gibi sorunlara yol açar.
C vitamini: C vitamininin fazlası vücuttan böbrekler yoluyla atılır. Bu atım işleminin ana metabolitlerinden birisi oksalattır. Dolayısıyla uzun süreli ve fazla miktarda C vitamini kullanımı böbreklerde oksalat taşı oluşuma yol açabilir. Onun dışında, C vitamininin fazlası böbrek toksisitesine de neden olabilir.
D vitamini: Fazla D vitamini kandaki kalsiyum seviyesini yükselterek böbrek taşı oluşumuna ve yüksek tansiyona neden olabileceği gibi, kalp krizi riskini ve karaciğer fonksiyonlarına bozulma ihtimalini de arttırabilir. D vitamini fazlalığının belirtileri kalp çarpıntısı, halsizlik, ağız kuruluğu ve iştahsızlıktır.
E vitamini: E vitamini önerilen günlük dozun üzerinde uzun süre kullanılması durumunda kanser riskini arttırabilir. Bunun yanı sıra, kan pıhtılaşmasını azaltarak vücut içerisinde kanamalara da neden olabilmektedir. E vitamini fazlası vücuttaki insülin ihtiyacını azaltabileceğinden, şeker hastaları için de zararlıdır.
K Vitamini: K vitamini fazlalığı aşırı pıhtılaşmaya ve bunun sonucu olarak damarlarda tıkanmaya neden olabilir. Karaciğer fonksiyonlarında bozukluğa, kandaki alyuvarların parçalanmasına yol açabilir. Belirtileri ise ciltte kızarıklıklar, terleme ve göğüs sıkışmasıdır.
Görüleceği üzere, aslında vücudumuz için son derece faydalı ve gerekli olan bu vitaminler gereğinden fazla alınmaları durumunda çok ciddi hastalıklara ve sorunlara neden olabilmekte. Yalnız şunu muhakkak hatırlatmakta fayda var; bu fazlalıklar normal, dengeli ve doğal beslenme ile oluşmaz. Sağlıklı insan metabolizması doğal gıdalar vasıtasıyla aldığı vitaminleri rahatça sentezler ve fazlasını vücuttan atar. Bahsettiğim fazlalık eczanelerden veya internetten satın alınıp gelişigüzel kullanılan vitamin hapları ve takviyeleri yüzünden olur. Bu vitaminler yalnızca doktor tarafından reçete edildiğinde ve yalnızca önerilen miktar ve dozajda kullanılmalıdır.
O halde bu vitaminleri nasıl alacağız? Elbette mevsiminde tüketilen doğal gıdalarla, meyve ve sebzelerle, baharatlarla, kuruyemişlerle. Unutmayınız ki dengeli beslenen, egzersizini ihmal etmeyen, zararlı alışkanlıkları olmayan sağlıklı kişilerin fazladan vitamine ihtiyaçları yoktur. Bunu yaşam tarzı haline getiren kişilerin her türlü hastalığa karşı sağlam bir savunma mekanizmasına sahip olma olasılığı bir hayli yüksektir.