Netzarim Koridoru gerçeği ve ateşkesin geleceği

İşgalci İsrail ordusu, 16 aydır devam eden soykırım savaşının ardından gerçekleşen ateşkes planının bir parçası olarak Gazze'nin kuzeyi ile güneyini ayıran stratejik Netzarim Koridoru'ndan çekilmeye başladığını açıkladı. Peki İsrail; Netanyahu'nun ve aşırı sağcı ortaklarının “İsrail'in askeri operasyonları için vazgeçilmez” ve “Gazze Şeridi'ni kontrol etmenin anahtarı” olarak tanımladığı alandan gerçekten vazgeçecek mi?

AKSAM.COM.TR

İsrail ordu yetkilileri ve Hamas'a yakın kaynaklar, işgalci İsrail ordusunun Netzarim Koridorun'dan, İsrail'in savaştan birkaç hafta önce kurduğu ve çatışmalar sırasında askeri bölge olarak kullandığı 6 km uzunluğundaki şeritten çekilmeye başladığını doğruladı.

Geçtiğimiz ay ateşkesin yürürlüğe girmesiyle birlikte yerlerin edilen Gazzeliler, Gazze Şeridi'ni ikiye bölen koridordan geçmeye başladı ve neredeyse tamamen yerle bir edilen kuzeydeki evlerine dönmek için adeta Nakba'yı andıran bir yürüyüş gerçekleştirdi.

Hamas sözcüsü Abdüllatif Kanua çekilmenin başlamasının ardından yaptığı açıklamada; "Bu gelişme ile birlikte, düşmanı taleplerimize boyun eğmeye zorladığımızı ve İsrail hükümetinin tam zafer elde etme hayalini bozduğumuzu gösteriyor." açıklamasında bulundu.

Batı medyasına konuşan İsrailli yetkililer ise, Netzarim Koridorun'dan kaç askerin geri çekildiğini ya da nereye çekildiğini açıklamadı.

Ancak İsrail'in tarihi boyunca hiçbir anlaşmaya uymadığını yeniden kanıtlar bir şekilde, İsrail Başbakanlık Ofisi'de bir açıklama yaptı ve Hamas'ın askeri ve siyasi kabiliyetleri ortadan kaldırılmadan Gazze'den tamamen çekilmeyi kabul etmeyeceklerini açıkladı. Bu açıklama aslında, İsrail'in Netzarim Koridorun'dan kaç askerin geri çekildiğini ya da nereye çekildiğini açıklamama nedenini ortaya koydu.

Süreç nasıl ilerleyecek?

Ateşkesin 42 günlük ilk aşamasının ardından, sürecin uzatılması ve tarafların elindeki rehinenin serbest bırakılmasını sağlamak üzere tasarlanan anlaşmanın ikinci aşamasının müzakere edilmesinde çok az ilerleme kaydedildi.

Ateşkesin 42 günlük ilk aşamasında Hamas, çatışmalara ara verilmesi, yüzlerce Filistinli mahkumun serbest bırakılması ve savaştan harap olmuş Gazze'ye daha fazla insani yardımın girmesi karşılığında elindeki 33 İsrailli rehineyi kademeli olarak serbest bıraktı.

İkinci aşamada ise İsrail'in Gazze'den tamamen çekilmesi ve "sürdürülebilir bir istikrar" karşılığında kalan tüm rehinelerin serbest bırakılması öngörülüyor.

Ancak sürecin nasıl işletileceğine ve İsrail'in ikinci aşama için kabul ettiği "tam çekilme" sürecinin nasıl gerçekleşeceğine dair ayrıntılar neredeyse hiçbir şey bilinmiyor.

Daha da önemlisi, Donald Trump'ın ABD'nin Gazze Şeridi'nin kontrolünü ele geçirebileceği ve Filistinlileri tamamen sürgün edeceği yönündeki planının süreci nasıl etkileyeceği bilinmiyor.

Zira ABD Başkanı Trump, geçtiğimiz Salı günü Netanyahu ile Beyaz Saray'da bir araya geldi ve Amerika'nın Gazze'yi "ele geçireceğini" ve "sahipleneceğini" söyleyerek Gazze'nin "Ortadoğu'nun rivierası" haline gelebileceğini iddia etti. Trump ayrıca Ürdün, Mısır ve diğer Arap devletlerine de Filistinlileri kabul etmeleri çağrısında bulundu.

Bu öneri Orta Doğu'da adeta şok etkisi yarattı ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in "her türlü etnik temizliğe" karşı uyarıda bulunmasına yol açtı.

Öneriye ayrıca, Mısır'dan Ürdün'e, Suudi Arabistan'dan Türkiye'ye kadar çok sayıda ülkenin aynı sıra, BM ve Arap Birliği gibi oluşumlardan da tepki geldi ve "uluslararası hukuka aykırı" olduğu uyarısı geldi.

Netanyahu ise Trump'ın önerisini memnuniyetle karşıladı ve Trump'ın bölgeye Amerikan askeri göndermek istemediğini belirtmesinin ardından, işgalci İsrail ordusunun "bu işi yapmaya" hazır olduğunu açıkladı.

Yani İsrail, bir yandan detaylarını vermeden Netzarim Koridoru'ndan sözde çekildiğini açıklarken, diğer yandan da ABD'nin desteğini aldığı daha büyük bir işgal ve etnik temizlik planının olduğunu ortaya koymuş oldu.

Netanyahu, Trump ile görüşmesinin ardından Fox News'e verdiği demeçte; "Başkan Trump'ın önerisi yıllardır ortaya atılan ilk yeni fikir. Bu planın, Gazze'de her şeyi değiştirme potansiyeline sahip olduğunu düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

Hatta Netanyahu, kendisinin ve aşırı sağcı ortaklarının karşı çıktığı bir Filistin Devleti'nin "Suudi Arabistan'da" kurulabileceği gibi akılalmaz bir fikri ortaya atabilecek kadar ileriye gitti.

Suudi Dışişleri Bakanlığı "bu tür açıklamaları kategorik olarak reddettiğini" vurgularken, Arap Birliği başkanı Ahmed Aboul Gheit bu tür fikirlerin "sadece fantezi ya da hayalden başka bir şey olmadığını" söyledi.

Sonuç:

Ateşkes anlaşmasının 42 günlük ilk aşamasının ardından, ikinci aşamaya dair neredeyse hiçbir ayrıntının belli olmamasının yanı sıra, İsrail'in Netzarim Koridoru'ndan sözde çekildiğine dair sürecin ayrıntıları da bilinmiyor.

Netanyahu'nun Trump'tan aldığı güç ile Gazze'nin "Ortadoğu'nun Rivierası" haline gelmesi için ortaya koyduğu söylemler, Netanyahu'nun ateşkese karşı çıkan Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in savaşın devam etmemesi halinde koalisyondan ayrılma tehdidi ve Dışişleri Bakanı Yisrael Katz'ın Trump'ın Gazze fikri için planlamalara başladıklarını açıklaması görünen köyü ortaya koyuyor.

Sonuç olarak tüm bu gerçekler ışığında; Trump'ın da desteğini alan İsrail'in, tarihteki hiçbir anlaşmaya uymadığı gerçeğinin yeniden ortaya çıkacağını görmek sürpriz olmayacak.