Yeni yılın ilk ziyareti Ortadoğu'ya... Başkan Erdoğan'dan Riyad çıkarması

Başkan Erdoğan'ın iş dünyası heyetiyle gerçekleştireceği Suudi Arabistan ziyaretinde, ticaret hacminin artırılması ve karşılıklı yatırımların güçlendirilmesi hedefleniyor. Son dönemde Türkiye ile Suudi Arabistan arasında ivme kazanan siyasi yakınlaşma, ekonomik işbirliği ve ticarete de olumlu yansıyor. Özel sektör ortaklıklarının derinleştirilmesinin ele alınacağı ziyaretin, bölgesel istikrar ve uzun vadeli stratejik işbirliğine katkı sağlaması bekleniyor.

AA

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Suudi Arabistan İş Konseyi Başkanı Haşim Süngü, yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türk iş insanları heyetiyle yarın Suudi Arabistan'ı ziyaret edeceğini anımsatarak, ziyarette önemli görüşmeler gerçekleştirileceğini bildirdi.

Son dönemde iki ülke arasında ekonomik, siyasi ve benzer alanlarda yaşanan yakınlaşmadan bahseden Süngü, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın Suudi Arabistan ziyareti, iki ülke arasındaki ilişkilerde özellikle ekonomi ve yatırım boyutunu daha ileri bir aşamaya taşıma iradesinin güçlü bir göstergesidir. Ziyaretin ana gündemini, yeni anlaşmalara varmak, ticaret hacminin artırılması, karşılıklı yatırımların teşvik edilmesi ve özel sektör işbirliklerinin derinleştirilmesi oluşturmaktadır."

"YENİ YATIRIM PROJELERİNİN ÖNÜNÜN AÇILMASI BAKIMINDAN ÖNEMLİ AVANTAJLAR SUNUYOR"

Haşim Süngü, Suudi Arabistan'ın Vizyon 2030 hedefleri ile Türkiye'nin sanayi, üretim, mühendislik ve teknoloji alanındaki kapasitesinin büyük ölçüde örtüştüğünü belirterek, bu ziyaretin, iş dünyası açısından yalnızca mevcut ilişkilerin güçlenmesi değil, aynı zamanda yeni ve somut yatırım projelerinin önünün açılması bakımından da önemli avantajlar sunduğunun altını çizdi.

Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacminin 8 milyar doların üzerine çıktığı bilgisini veren Süngü, bu seviyenin önemli olduğunu, ancak iki ülkenin ekonomik büyüklüğü ve potansiyeli dikkate alındığında söz konusu rakamın uzun vadede 30 milyar dolar seviyesine çıkarılması gerektiğini anlattı.

Süngü, "Bu hedeflere ulaşmanın yolu, klasik ticaret anlayışının ötesine geçerek ortak yatırımlar, yerinde üretim ve proje bazlı işbirliklerini artırmaktan geçmektedir. İş dünyası arasındaki doğrudan temasların güçlenmesi bu sürecin en kritik unsurudur." dedi.

"EKONOMİK İLİŞKİLER DAHA DENGELİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR YAPIYA KAVUŞACAK"

DEİK Türkiye-Suudi Arabistan İş Konseyi Başkanı Süngü, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında başta enerji, altyapı, inşaat, sanayi, savunma sanayisi, sağlık, turizm ve dijital dönüşüm olmak üzere birçok alanda güçlü yatırım ve işbirliği fırsatlarının bulunduğunu vurguladı.

Suudi Arabistan'da hayata geçirilen Neom, Qiddiya, Kızıldeniz ve Al Ula gibi mega projelerin Türk firmaları için önemli potansiyel sunduğunu dile getiren Süngü, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu projeler Türkiye'nin güçlü mühendislik, üretim ve teknoloji altyapısı için güvenilir bir iş ortaklığı zemini oluşturmaktadır. Önümüzdeki dönemde, karşılıklı yatırımların artması ve uzun vadeli stratejik ortaklıkların güçlenmesiyle, Türkiye-Suudi Arabistan ekonomik ilişkilerinin daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşacağına inanıyoruz."

SİYASİ İLİŞKİLERİ BÖLGE İSTİKRARINI OLUMLU ETKİLİYOR

Orta Doğu'nun önemli iki ülkesi olarak öne çıkan Türkiye ile Suudi Arabistan, tarihi ve köklü ilişkilerini son yıllarda yoğunlaşan karşılıklı üst düzey ziyaretlerle güçlendirmeyi sürdürüyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yarın, Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki önemli ziyaretlerinden birini daha gerçekleştirecek.

Yarın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkent Riyad'daki Yemame Sarayı'nda Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından resmi törenle karşılanması bekleniyor.

Ziyaret kapsamında Ticaret Bakanlığı ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) organizasyonlarıyla "Suudi Arabistan-Türkiye İş Forumu" düzenlenecek.

Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, geçen hafta Türkiye ile yenilenebilir enerji ve sivil savunma alanlarında anlaşmalar yapılması için ilgili bakanlıklara yetki verirken, iki ülke arasında sosyal hizmetler alanındaki işbirliğine dair mutabakat zaptını onayladı.

AA muhabiri, son yıllarda daha da ileriye taşınan Türkiye-Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin tarihi seyrini derledi.

İKİ ÜLKE ARASINDAKİ TARİHİ DİPLOMATİK İLİŞKİLER VE İŞBİRLİĞİ MEKANİZMALARI

Diplomatik ilişkilerini 1929'da imzalanan Dostluk Anlaşması'yla başlatan Türkiye ve Suudi Arabistan, yaklaşık yüz yıldır gerçekleştirilen üst düzey karşılıklı ziyaretlerle ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) gibi bölgesel kuruluşlar üzerinden güçlü bağlar kuruyor.

Diplomatik ziyaretlerle güçlenen ikili ilişkiler doğrultusunda dönemin Suudi Arabistan Kralı Faysal bin Abdülaziz Al Suud, 1966'da Müslüman ülkelerin birliği çabaları doğrultusunda Türkiye'yi ziyaret etti.

İki ülke, Irak-İran Savaşı'nın yaşandığı yıllarda ortak çıkarlar doğrultusunda yeni bir yakınlaşma sürecine girdi ve dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren de bu doğrultuda Suudi Arabistan'ı ziyaret etti.

Suudi Arabistan Ticaret ve Sanayi Odaları Konseyi arasında 11 Ekim 2003'te Cidde kentinde imzalanan anlaşmayla Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) çatısı altında "Türkiye-Suudi Arabistan İş Konseyi" kuruldu.

Dönemin Suudi Arabistan Kralı Abdullah bin Abdülaziz Al Suud, 8 Ağustos 2006'da Türkiye'ye 50'den fazla iş insanıyla geldi. Suudi Arabistan'dan Türkiye'ye kral düzeyinde 40 yıl aradan sonra gerçekleşen bu ziyaret sırasında turizm, ulaştırma, sağlık ve karşılıklı yatırımların teşviki alanında 6 ayrı anlaşma imzalandı.

Türkiye ile Suudi Arabistan, birçok alanda ekonomik işbirliğini güçlendirme hedefini yakalamak üzere Karma Ekonomik Komisyon (KEK) protokolü imzaladı.

TÜRKİYE-SUUDİ ARABİSTAN ARASINDAKİ TİCARET HACMİ

Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki yakın ilişkiler, iki ülke arasındaki ticarete de yansıyor.

Devlet gelirlerinin yüzde 85-90'ını petrolden elde eden Suudi Arabistan, Türkiye'ye ham petrol ve petro-kimya ürünleri ihraç ederken Türkiye'den de halı, inşaatlar için işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya başta olmak üzere çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine göre, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında 2015 yılında 5,590 milyar dolara ulaşan ticaret hacmi, 2016 yılında 5,007 milyar dolar, 2017 yılında 4,845 milyar dolar, 2018 yılında 4,954 milyar dolar ve 2019 yılında da 5,107 milyar oldu.

Kovid-19 salgını etkisiyle ticaret hacminde düşüş görüldüğü 2020-2021 yıllarından sonra da iki ülke arasındaki ticaret hacmi oranları artarak devam ediyor.

İki ülke arasındaki ticaret hacmi 2022 yılında 6,493 milyar dolar ve 2023 yılında 6,825 milyar dolara ulaştı. Ticaret hacmi 2024'te de yaklaşık 8 milyar dolar seviyesinde seyretti.

Türkiye'nin Suudi Arabistan'a ihracatı geçen yıl, 3 milyar 149,6 milyon dolara yükseldi.

Bu ülkeye ihracatta 371,7 milyon dolarla hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ilk sırada yer aldı. Bunu 299,3 milyon dolarla halı, 283,1 milyon dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü izledi.

DEİK Başkanı Nail Olpak, birkaç hafta önce AA'ya yaptığı açıklamalarda, Suudi Arabistan ile ticarette artış ivmesinin yakalandığını belirtti.

Suudi Arabistan'da özellikle yurt dışı müteahhitlik firmaların her ne kadar bir miktar hızını kaybetse de çok önemli projelerde bulunduğunu anlatan Olpak, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) başta olmak üzere Körfez ülkeleri ile ticaretin son üç yılla beraber bakılırsa yaklaşık 45 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini söyledi.

Suudi Arabistan Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Adil el-Cubeyr ise daha önce AA'ya yaptığı açıklamalarda, Türkiye ile Suudi Arabistan'ın özellikle son dönemde işbirliğini geliştirdiğinin altını çizdi.

Cubeyr, "İki ülke arasındaki işbirliğini farklı alanlarda ilerletmeyi hedefliyoruz. Ekonomi, enerji, siyasi ve askeri alanda birçok ortak çıkarımız var." görüşünü kaydetti.

SAVUNMA VE ASKERİ ALANLARDAKİ İŞ BİRLİĞİ ARTTI

Türkiye-Suudi Arabistan arasında gelişen diplomatik ve ticari ilişkiler, askeri alanlara da olumlu yansıdı.

ASELSAN, Suudi Arabistan'la savunma elektroniği alanında iş birliğini artırmak üzere Temmuz 2015'te Kral Abdulaziz Bilim ve Teknoloji Kenti ve TAQNIA DST ile mutabakat zaptı imzaladı.

ASELSAN'ın ürünlerinin Suudi Arabistan'daki ilgili birimlerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeyde olduğu kanaatine varılmasının ardından 2016'da TAQNIA DST ile ASELSAN arasında iş birliği anlaşması sağlandı.

ASELSAN ile TAQNIA DST ortaklığında kurulan "Suudi Savunma Elektroniği Şirketi" (Saudi Defense Electronics Company-SADEC), Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki önemli işbirliklerden birini oluşturuyor.

Baykar da Temmuz 2023'te Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA) ihracatı ve işbirliği sözleşmesi imzaladı. Söz konusu sözleşme, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük savunma ve havacılık ihracatı sözleşmesi olarak kayıtlara geçti.

ANKARA VE RİYAD'IN İŞBİRLİĞİNİN BÖLGESEL MESELELERE ETKİLERİ

Türkiye ve Suudi Arabistan, bölgenin önemli askeri ve ekonomik ülkeleri olarak son yıllarda güçlendirdikleri siyasi ve diplomatik ilişkileri üzerinden bölgesel politikalarında ciddi başarılara imza attı.

Bölgesel politikalarında çatışma yerine kontrollü rekabet ve iş birliğine dayalı olgun bir dengeyi koruyabilen Ankara ve Riyad, Filistin meselesinin yanı sıra Suriye, Sudan, Somali ve Yemen'deki krizler için İİT ve Birleşmiş Milletler (BM) gibi kurumlar üzerinden etkin duruşlar sergiledi.

İsrail'in Gazze Şeridi'ne savaş ilan ettiği Ekim 2023'ten sonra Filistin meselesinde tutumlarını yakınlaştıran Türkiye ve Suudi Arabistan, iki devletli çözümü destekleme ve olası bir siyasi uzlaşmada ortak rol oynama konusunda örtüşen çıkarlara sahip çıktı.

Öyle ki Türkiye ve Suudi Arabistan'ın diğer bölge ülkeleriyle birlikte sarf ettikleri uluslararası çabalar sayesinde BM'ye üye 193 ülkeden 160'ı Filistin'i devlet olarak tanıdı.

Türkiye ve Suudi Arabistan, halkın Aralık 2024'te Beşşar Esed rejimini devirdiği Suriye'de iç barış ve istikrarın sağlanması için bölgedeki diğer ülkelerle güçlü bir işbirliği örneğini sergilediler.

Suriye'de Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğinde yeni yönetimi destekleyen Türk ve Suudi Arabistan hükümetleri, Suriye'nin yeniden inşa sürecine katkı sağlayacak uluslararası yaptırımların kalkmasında da önemli rol üstlendi.

Türkiye ve Suudi Arabistan, uzun yıllardır iç çatışmalara sahne olan Yemen'in yanı sıra Sudan ve Somali'deki krizlere de insani yardım çalışmaları ve uluslararası platforumlardaki diplomatik desteklerle istikrardan yana güçlü duruşlar ortaya koyuyor.