Türk Dünyası Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'a "Cemil Meriç" çağrısında bulundu. Cemil Meriç'in İstanbul Üsküdar'da ikâmet ettiği evin hâlihazırda İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından restoran olarak işletildiğini hatırlatan dernek, evin müzeye dönüştürülmesini talep etti.
Türk Dünyası Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Halit Kanak, 13 Haziran 1987'de hayatını kaybeden Cemil Meriç'in vefat yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
"Bir ayağı kendi ülkesinin değerlerine sımsıkı basarken, diğer ayağı Hindistan'a, Kuzey Afrika'ya uzanmıştır"
Cemil Meriç'in "fikirleri ve ustalıkla kullandığı diliyle hem edebiyat hem de düşünce dünyasında yeri doldurulamaz bir isim" olduğunun vurgulandığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Kızı Prof. Dr. Ümit Meriç Hanımefendi'nin ifadesiyle, ayağının biriyle kendi ülkesinin tarihine ve değerlerine sımsıkı basarken, diğer ayağıyla Hindistan'a, Rusya'ya, Fransa'ya, İngiltere'ye ve Kuzey Afrika'ya kadar uzanmıştır."
"Her hafta bir defter dolusu şiir yazıp arkadaşlarına dağıtırdı"
Cemil Meriç'in henüz 4 yaşında okumaya başladığında gözlerinin iyi görmediği anlaşılınca gözlük takmak zorunda kaldığı ve o tarihten sonra gözlerini kaybettiği 38 yaşına kadar okumayı hiç bırakmadığının ifade edildiği mesajda, şu satırlara yer verildi:
"Ortaokulda babasının kitapları bitince, amcası Hamit Bey'in kütüphanesine dadandı. Liseye başladığında ise yaşadığı Fransa Mandasındaki Hatay'dan sık sık Halep'e gider ve sahaflar çarşısından hiç ayrılmaz, yeni kitaplar alır, yeni dünyalar keşfederdi. Osmanlıca ve Fransızca'yı çok iyi bilirdi. Henüz lise öğrencisiyken Fransızca tercümeler yapar, Yenigün Gazetesi'ne yazılar yazardı. Ayrıca her hafta bir defter dolusu şiir yazar ve arkadaşlarına dağıtırdı."
"Kuzeyden esen komünizm rüzgârlarına karşı en etkili kalemdi"
Cemil Meriç'in "Gözüm açıkken kalbim kördü. Allah gözümü kapattı, kalbimi açtı." sözlerine özel bir yer ayrılan mesajda, "Çünkü henüz lise sıralarında iken çok okuduğunu fark eden felsefe öğretmeni tarafından sınıf arkadaşı Kemal Tahir'le birlikte körpe beynine Marksizm enjekte edilmişti. İstanbul'a geldiği yıllar aynı zamanda kendine geldiği yıllardı. Komünizmden kesin bir şekilde dönüş yaptığı için komünistler ona düşman olmuştu. Kuzeyden esen komünizm rüzgârlarına karşı en etkili kalemdi." ifadeleri kullanıldı.
"Kitapları baş gözüyle okuyamadığı için gizli gizli ağlardı"
Gözlerini kaybetmesine rağmen kitap tutkusundan hiç vazgeçmeyen Cemil Meriç'in çocuklarına, asistanlarına ve talebelerine sürekli kitap okuttuğunu ve bu kitapları dinlediği bilgisinin paylaşıldığı açıklamaya şu satırlarla devam edildi:
"Yine Ümit Hânım'ın ifadesiyle bazı geceler kalkar, kütüphanesinde kitapların arasına başını sokar ve onları baş gözüyle okuyamadığı için gizli gizli ağlardı. Ömrünün bir saniyesini bile boşa geçirmez, ya kitap okuturdu ya da daktiloya taktırdığı kâğıtlara sürekli yazdırırdı. Eserleriyle evrensel bir külliyat oluşturmuştu. Okurlarının birbirlerini tanımasını ve dost olmasını ister; onlarla sık sık bir araya gelir, sohbet ederdi. İyi bir hatipti, konuşurken her daim heyecanlıydı. 'Konuşurken bütün salonu avuçlarımın içinde hissederim' derdi."
"Adıma imzalayarak verdiği kitabını hâlâ özenle saklarım"
Türk Dünyası Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Halit Kanak, bizzat Cemil Meriç'in sohbetlerinden istifade ettiğini anlattığı mesajında şu satırları kaleme aldı:
"Biz de âcizâne sohbetlerinden istifade etmiştik. Yine sohbet için geldiği Beyaz Saray Kitapçılar Çarşısı'ndaki Türkmen Kitabevi'nde (şu anda Türk Dünyası Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği yönetiminde birlikte çalışmaktan onur duyduğum Dursun Güleryüz Bey işletiyordu) adıma imzalayarak verdiği 'Bir Facianın Hikâyesi' adlı kitabını hâlâ özenle saklarım. Ayrıca, 70'li yılların sonunda Cemil Meriç'i bizlere tanıtan felsefe hocamızla birlikte Üsküdar Yeni Valide Camii'nde cenaze namazını kılmak ve Karacaahmet Kabristanı'na kadar omuzlarda taşınan Cemil Meriç'i kabristana kadar takip etmek yine bizlere nasip olmuştu."
"İBB'nin restoran olarak işlettiği evin müze olmasını talep ediyoruz"
Cemil Meriç'in geride tamamını okuduğu 11 bin ciltlik şahane bir kütüphane bıraktığının hatırlatıldığı mesajda, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'a seslenen Halit Kanak, şu talepte bulundu:
"Türk Dünyası Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği olarak; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan talebimiz, bir müddet ikâmet ettiği Üsküdar Ferhat Paşa Korusunda bulunan şu anda İBB tarafından restoran olarak işletilen evinin, entelektüel ve yerli, çağımızın filozofu Cemil Meriç adına müzeye çevrilerek geride bıraktığı kütüphanesinin de aynı yerde bu Asil Milletin istifadesine sunulmasının temin edilmesidir."