Teravih namazı tek başına kılınır mı, teravih namazı kılmak için en az kaç kişi olmalı ve teravih namazı kılmak için camiye gitmek şart mı soruları bugün ilk kez kılınacak olan teravih namazı öncesi merak konusu oldu. 11 ayın sultanı, şeytanın ayaklarının bağlandığı mübarek Ramazan bu akşam ilk teravih namazı ile başlıyor. Ramazan'ın ilk sahuruna ise bu gece kalkılacak ve Ramazan'ın ilk orucu için niyetler edilecek. İlk iftar ise 16 Mayıs çarşamba günü açılacak. Peki teravih namazı kılmak farz mı işte merak edilen tüm bilgilerin cevapları... Kelime anlamı rahatlamak olan teravih namazı bu akşam ilk kez kılınıcak. Yatsı namazı ile birleştirilerek kılınan ve 20 rekatlık nafile namazı olan teravih namazını kılmak farz değildir, erkek ve kadınlar için sünnet-i müekkededir. Ramazan ayında, yatsı namazı ile vitir namazı arasında kılınan nafile namaz demektir. Bu namazın her dört rekatının sonunda bir miktar oturulup dinlenmek müstehaptır. İşte teravih namazı kılınışı detaylı ve videolu anlatımı...
TERAVİH NAMAZ SAATLERİ İÇİN TIKLAYINIZ
2018 RAMAZAN AYI İL İL İFTAR VE SAHUR SAATLERİ İÇİN TIKLAYINIZ
RAMAZAN AYININ FAZİLETİ NEDİR?
TERAVİH NAMAZI TEK BAŞINA KILINIR MI
Teravih namazı, Ramazan ayında yatsı namazı ile vitr namazı arasında kılınan bir nafile namazdır. Bundan dolayıdır ki nafile namazların tek başına kılınması daha faziletli olduğu halde, teravih namazının cemaatle kılınması Hz. Peygamber (s.a.s.)’in uygulaması ile sabittir. Nitekim Hz. Peygamber teravih namazını birkaç defa cemaatle kıldırmış, ancak daha sonra farz olur düşüncesiyle cemaate kıldırmaktan vazgeçmiştir (Buhari, Salatü’t-Teravih, 1; Müslim, Müsafirin, 177). Hz. Ömer halife olunca, halkın dağınık bir şekilde Teravih namazı kıldıklarını görüp, tekrar cemaatle kılınmasının daha hoş olacağını düşünmüş ve ashapla istişare ederek bu namazın yeniden cemaatle kılınmasını başlatmıştır. Halkın vecd içinde bu namazı kıldıklarını görünce, “ne güzel bir adet oldu” diyerek memnuniyetini belirtmiştir (Buhari, Salatü’t-Teravih, 1). Hz. Ali de, bu uygulama sebebiyle “Ömer mescitlerimizi Teravihin feyziyle nurlandırdığı gibi, Allah da Ömer’in kabrini öyle nurlandırsın” diye dua etmiştir (el-Mutteki el-Hindi, Kenzu’l-Ummal, XII, 576).
TERAVİH NAMAZI KAÇ REKATTIR
Hz. Peygamber (s.a.s.)’in kıldırmış olduğu Teravih namazlarının kaç rekat olduğu konusunda bir rivayet bulunmamaktadır. Hz. Ömer zamanındaki cemaatle kılınan Teravih namazlarının rekatları konusunda iki rivayet vardır; yirmi rekat, on bir rekat. Hz. Ömer’in dönemiyle ilgili farklı rivayetler; Nevevi ve Ayni tarafından, on bir rekatla ilgili rivayetin Hz. Ömer’in halifeliğinin ilk döneminde kılınan Teravih namazlarıyla ilgili olduğu, sonra Teravihin yirmi rekat olarak yerleştiği ve günümüze kadar da böyle devam ettiği şeklinde açıklanmıştır. Teravih namazı nafile bir ibadet olduğundan, farz gibi telakki edilmesi de doğru değildir. Bu nedenle, yorgunluk, meşguliyet ve benzeri sebeplerle, Teravih namazının evde 8, 10, 12, 14, 16 veya 18 rekat kılınması halinde de sünnet yerine getirilmiş olur. Ancak cemaate iştirak etmeye çalışmak daha iyidir.
TERAVİH NAMAZININ VAKTİ NEDİR
Teravih ve vitir namazının vakti, yatsı namazının vaktidir. Ancak hem Teravih hem de vitir namazı, yatsı namazının farzından sonra kılınır. Bu itibarla yatsı namazının farzını kılmadan vitir ve Teravih namazı kılınır ise vitir ve Teravihin yeniden kılınması gerekir. Eğer vakit çıkmış ise; Teravihin kazası gerekmez, vitrin kazası gerekir.
TERAVİH NAMAZI TEK NİYETLE KILINABİLİR Mİ
Teravih namazına başlarken niyet ettikten sonra her selam verişte yeniden niyet etmenin şart olup olmadığı konusunda Hanefi alimleri farklı görüşler belirtmişlerdir. Bir kısım alimler kılınan rekatların tümü temelde tek bir namaz olduğu düşüncesinden hareketle her iki veya dört rekatta selam verdikten sonra yeniden niyet etme zorunluluğunun bulunmadığını söylemişlerdir. Bir kısmına göre ise her dört rekatta niyet etmek şarttır Çünkü her dört rekat başlı başına bir namazdır. Zira selam vermekle fiilen namazdan çıkılmış olur Bu sebeple yeniden namaza girmek için mutlaka niyet lazımdır Tercih edilen görüş de budur
TERAVİH NAMAZI NEDİR
Sözlükte rahatlatmak, dinlendirmek anlamlarına gelen terviha kelimesinin çoğulu olan teravih, dini bir terim olarak, Ramazan ayında, yatsı namazı ile vitir namazı arasında kılınan nafile namaz demektir. Teravih namazını dört rekatta bir selam vererek kılmak caiz ise de, iki rekatta bir selam vererek kılmak daha faziletlidir. Bu namazın her dört rekatının sonunda bir miktar oturulup dinlenmek müstehaptır. Bu dinlenmelerde tehlil (la ilahe illallah demek) ve salavat ile meşgul olunması uygundur.
Teravih namazı, erkek ve kadınlar için sünnet-i müekkededir. Hz. Peygamber, “Kim inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek Ramazan namazını (Teravih) kılarsa, onun geçmiş günahları bağışlanır” buyurmuşlardır (Buhari, Salatü’t-Teravih, 1; Müslim, Müsafirin, 174).
TERAVİH NAMAZI SÜNNET Mİ FARZ MI?
Ramazan ayında kılınan Teravih namazı farz değil sünettir. Peygamberimiz Hazreti Muhammed teravih namazını farz olmasın diye cemaatten ayrı olarak kılmıştır. Peygamberimizin teravih namazını nasıl kıldığını Hazreti Aişe şöyle anlatmıştır; -"Resûlullah (asm) bir gece mescidde nafile namaz kılmıştı. Birçok kimse de ona uyarak namaz kıldı. Sabah olunca "Resûlullah geceleyin mescidde namaz kıldı" diye konuştular. Ertesi gece de Efendimiz (asm) namaz kıldı. Halk yine olanları konuştu, katılacakların sayısı iyice arttı. Üçüncü veya dördüncü gece halk yine toplandı. Öyle ki mescid, insanları alamayacak hâle gelmişti. Ancak Peygamberimiz (asm) bu dördüncü gecede yanlarına çıkmadı.
Sabah olunca Efendimiz (asm):
-'Yaptığınızı gördüm. Size çıkmamdan beni alıkoyan şey, namazın sizlere farz oluvermesinden korkmamdır' buyurdu.
ORUCUN FAZİLETLERİ
Bu konuda imam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: Mübarek Ramazan ayı, çok şereflidir. Bu ayda yapılan, nafile namaz, zikir, sadaka ve bütün nafile ibadetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu ayda bir oruçluya iftar verenin günahları affolur. Cehennemden azat olur. O oruçlunun sevabı kadar, ayrıca buna da sevap verilir. O oruçlunun sevabı hiç azalmaz.
Bu ayda, emri altında bulunanların, işlerini hafifleten, onların ibadet etmelerine kolaylık gösteren âmirler de affolur, Cehennemden azat olur. Ramazan-ı şerif ayında, Resulullah, esirleri azat eder, her istenilen şeyi verirdi. Bu ayda ibadet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene bu işleri yapmak nasip olur. Bu aya saygısızlık edenin, günah işleyenin bütün senesi, günah işlemekle geçer.
Bu ayı fırsat bilmeli, elden geldiği kadar ibadet etmelidir. Allahü teâlânın razı olduğu işleri yapmalıdır. Bu ayı, ahireti kazanmak için fırsat bilmelidir.
Kur’an-ı kerim, Ramazanda indi. Kadir gecesi, bu aydadır. Ramazan-ı şerifte, iftarı erken yapmak, sahuru geç yapmak sünnettir. Resulullah bu iki sünneti yapmaya çok önem verirdi.
İftarda acele etmek ve sahuru geciktirmek, belki insanın aczini, yiyip içmeye ve dolayısıyla her şeye muhtaç olduğunu göstermektedir. İbadet etmek de zaten bu demektir.
Hurma ile iftar etmek sünnettir. İftar edince, (Zehebez-zama’ vebtellet-il uruk ve sebet-el-ecr inşaallahü teâlâ) duasını okumak, teravih kılmak ve hatim okumak önemli sünnettir.
Bu ayda, her gece, Cehenneme girmesi gereken, binlerce Müslüman affolur, azat olur. Bu ayda, Cennet kapıları açılır. Cehennem kapıları kapanır. Şeytanlar, zincirlere bağlanır. Rahmet kapıları açılır. Allahü teâlâ, bu mübarek ayda Onun şanına yakışacak, kulluk yapmayı ve Rabbimizin razı olduğu, beğendiği yolda bulunmayı, hepimize nasip eylesin! Âmin. (Mektubat ,1.c. 45.m.)
Açıktan oruç yiyen, bu aya hürmet etmemiş olur. Namaz kılmayanın da, oruç tutması ve haramlardan kaçınması gerekir. Bunların orucu kabul olur ve imanları olduğu anlaşılır.
RAMAZAN AYINDA ORUÇ TUTMANIN ÖNEMİİnsanlar öncelikle Allah’ın rızasını kazanmak adıyla oruç tutarlar. Oruç tutarak insanların nefisleri terbiye edilmektedir. Ayrıca kurulan iftar sofraları ile de birçok yoksul insanın karnının doyurulması sağlanır. Oruç insanlar arasındaki ilişkiyi de güçlendirerek bir arada ibadet etme imkanı sunar. Ramazan ayında Kuran okunur ve namaz kılınır. Ayrıca insanlar bu ayda dua ederek bu zamana kadar işlemiş oldukları günahları için af dilerler. Ramazan ayı da insanların affının kabul edilmesi için önemli bir ay olarak kabul edilir. Hatta bir insanın en çok sevap kazanacağı aylardan biri Ramazan ayı olarak bilinmektedir. Ramazan ayı on bir ayın sultanı olarak kabul edilir. Bu ayda insanlar birbirlerine daha hoşgörülü yaklaşarak, yardımsever tavırlar sergilerler. Ayrıca Ramazan ayının en belirgin özelliği de misafirperverlik kavramının kendisinden çok söz ettirmesi olmaktadır.
RAMAZAN AYINDA NELER YAPILIR?
Ramazan ayı birçok güzel amelin yapılacağı, Allah’ın rızasının kazanılacağı bir mevsim. Bu ayda Hz. Muhammed'in (S.A.V) müjdelediği birçok hayrın ve Salih amelin işleneceği günler var. İşte onlardan bir kaçı:
* Oruç tutmak
* Geceleri Peygamber Efendimiz’in sav sünneti olan teravih namazını kılmak
* Kur’an okumak
* Namazları cemaatle kılmak
* Sahur yapmak
* İftar ettirmek
* Kadir Gecesini aramak
* Sabretmek
* İhsan ve ikramda bulunmak
* Tövbe etmek
* Cenneti istemek
* Çokça Kelime-i Tevhid söylemek
* Ramazan umresi yapmak
* Açları doyurmak
HZ. MUHAMMED'İN (S.A.V) OKUDUĞU RAMAZAN DUASI
Peygamber Efendimiz, üç aylara eriştiğinde diğer günlere nazaran ibadetlerini daha da artırıyor ve sık sık şu duayı okuyordu: “Allahümme bârik lena fî recebe ve şa'bân ve belliğna ramazan (Allah'ım Recep ve Şaban ayını bize bereketli kıl ve bizi Ramazan ayına ulaştır)."
Kandiller geçidi olarak adlandırılan, Regâib, Miraç, Berat ve Kadir gecelerinin de içinde bulunduğu 3 aylar, kendimizi denetleme ve değerlendirmenin, taat, ibadet ve şükürlerimizi artırmanın, bir kere daha geçmişimizin muhasebesini yapıp geleceğe hazırlıklı olmanın bir vesilesidir. Regâib gecesi, müminlerin mağfiret mevsimi 3 aylara rağbet etmeleri ve onun taşıdığı manalardan, değerlerden istifade etmeleri gerektiğine dair mesaj yüklü bir gecedir. Sahabe efendilerimiz peygamber efendimizin 3 aylardaki ibadetini, orucunu şöyle anlatıyor:
Said İbnu Cübeyr (ra)'e Receb ayındaki oruçtan sordum. Bana şu cevabı verdi: İbnu Abbas (ra)'ı dinledim, şöyle demişti: “Resulullah (sav) Recep ayında bazı yıllarda öyle oruç tutardı ki biz, “(Galiba) hiç yemeyecek (ayın her gününde tutacak)" derdik. (Bazı yıllarda da öyle) yerdi ki biz, (Galiba) hiç tutmayacak" derdik."
2017 Oruç fidyesi ne kadar?
Fidye fiyatları her yıl değişir ve bu da Diyanet yetkilileri tarafından açıklanır. Fidye fiyatları 2018 yılında Kayseri Müftüsü Doç.Dr. Şahin Güven tarafından duyuruldu. Ramazan'da oruç tutamayacak hasta ve yaşlıların vereceği günlük fidye bedeli en düşük 15 TL olarak açıklandı. Ayrıca Şahin Güven "Sadaka-ı fıtır ve oruç fidyesi ödeyen Müslüman, ihtiyacı olan yoksullara az da olsa bir şeyler verebilme ve yardımlaşmanın sevincini yaşar. Bundan dolayıdır ki fıtır sadakası (fitre) ve fidye, zekattan farklı olarak, yerine getirilir. Diyanet İşleri Başkanlığımız ülkemizdeki mevcut sosyo-ekonomik hayat şartlarını ve 1 kişinin günlük asgari gıda ihtiyacını göz önünde bulundurarak; 2017 yılı Ramazan ayının başlangıcından 2018 yılı Ramazan ayının başlangıcına kadar olan sürede, sadaka-i fıtır ve günlük fidye miktarının 15 lira olarak belirlemiştir. Bu miktar en alt sınırdır. Gücü yeten ve durumu iyi olan daha fazlasını verebilir. Yani, üst sınırı yoktur." dedi. Oruç fidyesi geçtiğimiz yıl ise 11.5 TL'idi.
Oruç fidyesi kimlere verilmez?
Ramazan fidyesi zekat verilen kişilere verilebilir. Yani bireyin kendi torunu veya çocuğuna fidye vermesi mümkün değildir. Bunun yanında dedeye, anneye, babaya, büyük anneye, toruna, hanıma, evlada ve kafire fitre vermez mümkün değildir. Eğer gelin, damat, kayınvalide,kayınpeder, üvey çocuk ve kayınbirader gibi kan bağı olmayan akrabalar fakir ise onlara verilebilir. Hala, dayı, amca, teyze gibi kan bağı olan akrabalara fitre vermek daha çok sevaptır. Borçlu ve fakir kişiye hanımının fitre verebileceği ise İmameyne göre mümkündür.
RAMAZAN'DA YAPILACAK İBADETLER NELERDİR?
* Oruç tutmak
* Geceleri Peygamber Efendimiz’in sav sünneti olan teravih namazını kılmak
* Kur’an okumak
* Namazları cemaatle kılmak
* Sahur yapmak
* İftar ettirmek
* Kadir Gecesini aramak
* Sabretmek
* İhsan ve ikramda bulunmak
* Tövbe etmek
* Cenneti istemek
* Çokça Kelime-i Tevhid söylemek
* Ramazan umresi yapmak
* Açları doyurmak
Sahur duası
Kaynaklara göre Hz Muhammed sahur vaktinde şu duayı okurdu:
İftar duası
“Allah'ım! Senin için oruç tuttum, sana inandım, sana dayandım, senin verdiğin rızkla orucumu açtım. Yarının orucuna da niyet ettim, benim geçmiş ve gelecek günahlarımı bağışla.''
“Allah'ım! Bu günde oruç tutup ibadete durmam için bana yardımcı ol; bu günün sürçme ve günahlarından beni uzaklaştır; bu günde sürekli olarak seni zikretmeği bana nasip eyle; tevfikinle ey yolunu şaşanları hidayet eden!”
“Allah'ım! Bu günde bana huşu ehlinin itaatini nasip eyle; mütevazı insanlar gibi dönüş yapıp tövbe etmemle göğsümü genişlet; imanınla, ey korkanların imanı ve güveni!”
“Allah'ım! Bu günde beni hoşnutluğuna götürecek bir kılavuz kıl bana; bu gün Şeytan'ı bana ulaştıracak hiçbir yol bırakma; benim yerleşeceğim ve rahat edeceğim yeri cennet kıl; ey arayanların hacetlerini yerine getiren -Rabbim-!”
-Orucu niyet ederek başlatmak şarttır ancak niyeti konuşarak getirmek şart değildir, sünnettir. Gece sahura kalkmak da niyet yerine geçer.
- Ramazan orucuna akşamdan itibaren ertesi günün imsak vaktine kadar niyet edilebilir. Sahura kalkmadan da niyet ettiğiniz takdirde ertesi günü orucunuzu tutabilirsiniz. Ancak İslam âlimleri sahura kalkılarak niyet edilmesini öneriyor.
- Gece ettiğiniz niyetten vazgeçmek isterseniz imsak vaktine kadar vazgeçmelisiniz.
- Ramazan orucu için her gün ayrı niyet edilmelidir. Çünkü araya geceler girdiği için her günün orucu, ayrı bir ibadet sayılmaktadır.
1. Günün Duası: “AIIahummec’aI siyamî fîhi siyam’es-saimîn ve giyamî fîhi giyam’eI-gâimîn ve nebbihnî an nevmet’iI-ğâfiIîn ve heb Iî curmî fîhi ya iIâh’eI-âIemin ve’fu annî ya âfiyen an’iI-mucrimîn.”
Anlamı: AIIah’ım! Bu günde tuttuğum orucu gerçek oruç tutanIarın orucu gibi ve ibadetimi gerçek ibadet edenIerin ibadeti gibi kıI; bu günde beni gafiIIerin uykusundan uyandır; suçumu bu günde bağışIa; ey âIemIerin iIâhı! Affet beni, ey suçIarı affeden. Rabbim!
2. Günün Duası: “AIIahumme garribnî fîhi iIâ merzâtike ve cennibnî fîhi min sehatike ve negimatike ve veffignî fîhi Ii-girâeti âyâtike bi-rahmetike ya erhem’er-râhimîn.”
Anlamı: AIIah’ım! Bu günde beni kendi hoşnutIuğuna yakınIaştırıp, gazap ve azabından uzakIaştır. Bu günde ayetIerini okumaya beni muvaffak kıI; rahmetin hakkına ey merhametIiIerin en merhametIisi.
3. Günün Duası: “AIIahummerzugnî fîh’iz-zihne ve’t-tenbîh ve bâidnî fîhi min’es-sefâheti ve’t-temvîh vec’aI Iî nesîben min kuIIi hayrin tunziIu fîh, bi-cûdike ya ecved’eI ecvedîn.”
Anlamı: AIIah’ım! Bu günde bana zekâ ve uyanıkIık (ibadet ve itaatten gafiI oImama) haIi ver; beni cahiIIik ve batıI işIerden uzakIaştır. Bu günde indirdiğin her hayırdan bana da bir nasip ayır; cömertIiğin hakkına ey cömertIerin en cömerdi!
4. Günün Duası: “AIIahumme gavvinî fîhi aIâ igameti emrik ve ezignî fîhi haIâvete zikrik ve evzi’nî fîhi Ii-edâi şukrik bi-keramik vehfeznî fîhi bi-hifzike ve sitrik, ya ebsar’an-nâzirîn.”
Anlamı: AIIah’ım! Bu günde emrini uyguIamak için beni güçIendir; bu günde zikrinin güzeI tadını bana tattır; kereminIe beni bu günde şükrünü eda etmek için hazırIa; bu günde hıfzın ve örtünIe beni (günah ve beIadan) koru; ey basiretIiIerin en basiretIi!
5. Günün Duası: “AIIahummecaInî fîhi min’eI-musteğfirîn, vec’aInî fîhi min ibâdik’es-sâIihîn’eI-gânitîn, vec’aInî fîhi min evIiyâik’eI-mugarrabîn, bira’fetike ya erham’er-râhimîn.”
Anlamı: AIIah’ım! Bu günde beni mağfiret diIeyenIerden, sana itaat eden saIih kuIIarından ve mukarreb veIiIerinden kıI; Iütuf ve şefkatin hakkında ey merhametIiIerin en merhametIisi!
6. Günün Duası: “AIIahumme Ia tehzuInî fîhi Ii-tearruzi ma’siyetik, veIâ tazribnî bi-siyâti negimetik, ve zehzihnî fîhi min mûcibâti sehatike, bi-mennike ve eyâdîke, ya muntehâ rağbet’ir-râğibîn.”
Anlamı: AIIah’ım! Sana karşı işIediğim günahtan ötürü bu günde beni yaInız bırakma; azap kırbacınIa beni cezaIandırma; bu günde gazabına vesiIe oIacak şeyIerden beni uzakIaştır; -sonsuz- Iütfün ve nimetIerin hakkına, ey şevkIi insanIarın en büyük arzusu!
7. Günün Duası: “AIIahumme einnî fîhi aIâ siyamihi ve giyamih, ve cennibnî fîhi min hefevatihi ve asamih, verzugnî fîhi zikreke bi-devamihi, bi-tevfigike ya hadiy’eI-muziIIîn.”
Anlamı: AIIah’ım! Bu günde oruç tutup ibadete durmam için bana yardımcı oI; bu günün sürçme ve günahIarından beni uzakIaştır; bu günde sürekIi oIarak seni zikretmeği bana nasip eyIe; tevfikinIe ey yoIunu şaşanIarı hidayet eden!
8. Günün Duası: “AIIahummerzugnî fîhi rahmet’eI-eytami ve it’am’et-taam ve ifşa’es-seIâm ve suhbet’eI-kiram, bi-tavIike ya meIce’eI-amiIîn.”
Anlamı: AIIah’ım! Bu günde öksüzIere merhamet etmeyi, -fakirIerin- karnını doyurmayı, karşıma çıkan herkese SeIâm vermeyi ve değerIi insanIarIa oturup kaIkmayı bana nasip eyIe; iyiIik ve ihsanınIa, ey arzu edenIerin sığınağı
9. Günün Duası: “AIIahummec’aI Iî fîhi nasiben min rahmetik’eI-vasia, vehdinî fîhi Ii-berahinik’es-satia, ve huz bi-nasiyetî iIa merzatik’eI-camia, bi-mehabbetike ya emeI’eI-muştagîn.”
Anlamı: AIIah’ım! Bu günde geniş rahmetinden beni nasipsi bırakma; açık deIiI ve burhanIarını bana göster ve beni aIıp en kapsamIı hoşnutIuğa götür; muhabbetinIe ey şevkIi insanIarın arzusu!
10. Günün Duası: “AIIahummec’aInî fîhi min’eI-mutevekkiIîne aIeyke, vec’aIni fîhi min’eI-faizîne Iedeyke, vec’aInî fîhi min’eI-mugarrabîne iIeyke, bi-ihsanike ya ğayet’et-taIibîn.”
Anlamı: AIIah’ım! Bu günde beni sana tevekküI edenIerden, sana göre saadete erişenIerden ve sana yakınIaşan kimseIerden kıI; ihsanınIa ey arayanIarın en büyük taIebi!
11. Günün Duası: “AIIahumme habbib iIeyye fîh’iI-ihsan, ve kerrih iIeyye fîh’iI-fusûge ve’I-isyan, ve harrim aIeyye fîh’is-sehate ve’n-nîran, bi-avnike ya ğiyas’eI-musteğisîn.”
Anlamı: AIIah’ım! Bu günde iyiIik ve ihsanı bana sevdir; fısk ve günahtan beni nefret ettir; gazabını ve –cehennem- ateşini bana haram kıI; yardımınIa ey imdat isteyenIerin imdadı!
12. Günün Duası: “AIIahumme zeyyinnî fîhi bi’s-sitri ve’I-ifaf, vesturnî fîhi bi-Iibas’iI-gunûi ve’I-kifaf, vehmiInî fîhi aIa’I-adIi ve’I-insaf, ve aminnî fîhi min kuIIi ma ehafu bi-ismetike ya ismet’eI-haifin.”
Anlamı: AIIah’ım! Bu günde örtü ve iffetIe beni ziynetIendir; bugün kanaat ve eIde oIana yetinme Iibasını bana giydir; beni bu günde adaIet ve insafa sevk et ve korktuğum her şeyden beni emniyete aI; koruma ve ismetinIe; ey korkanIarı koruyan -Rabbim-
13. Günün Duası: “AIIahumme tahhirnî fîhi min’ed-denesi ve’I-egdar, ve sabbirni fîhi aIâ kainat’iI-egdar, ve veffignî fîhi Ii’t-tuga ve suhbet’eI-ebrar, bi-avnike ya gurrete ayn’iI-mesakîn.”
Anlamı: AIIah’ım! Bu günde beni (maddi ve manevi bütün) kir ve pisIikIerden temizIe; bu günde oIması taktir ediIen oIayIara karşı beni sabırIı kıI. Bu günde takvaIı oImaya ve iyi insanIarIa arkadaşIık yapmaya beni muvaffak eyIe; yardımınIa, ey zavaIIı ve miskin insanIarın göz nuru
14. Günün Duası: “AIIahumme Ia tuahiznî fîhi bi’I-aserat, ve egiInî fîhi min’eI-hataya ve’I-hefevat, veIa tec’aInî fîhi ğarazan Ii’I-beIaya veI-afat, bi-izzetike ya izz’eI-musIimîn.” Anlamı: AIIah’ım! Bu günde ayak sürçmeIerimden doIayı beni cezaIandırma; hata ve yanIışIarımı bağışIa. Bu günde beni beIa ve afetIerin hedefi etme; izzetinIe, ey MüsIümanIarın izzeti!
15. Günün Duası: “AIIahummerzugnî fîhi taat’eI-haşiîn, veşreh fîhi sadrî bi-inabet’iI-muhbitîn, bi-emanike ya eman’eI-haifîn.”
Anlamı: AIIah’ım! Bu günde bana huşu ehIinin itaatini nasip eyIe; mütevazı insanIar gibi dönüş yapıp tövbe etmemIe göğsümü genişIet; emanınIa, ey korkanIarın emanı ve güveni!
16. Günün Duası: “AIIahumme veffignî fîhi Ii-muvafeget’iI-ebrar ve cennibnî fîhi murafagat’eI-eşrar, ve avinî fîhi bi-rahmetike iIa dar’iI-garari bi-iIahiyyetike ya iIah’eI-aIemîn.”
Anlamı: AIIah’ım! Bu günde iyi insanIarIa arkadaş oImaya beni muvaffak kıI ve kötü insanIarın arkadaşIığından beni uzakIaştır. RahmetinIe bana ebediyet ve sükûnet yurdu oIan -cennette- yer ver; iIahIığın hakkına, ey âIemIerin iIahı!
17. Günün Duası: “AIIahummehdinî fîhi Ii-saIih’iI-e’maIi, vegzi Iî fîh’iI-havaice ve’I-amaI. Ya men Ia yehtacu iIe’t-tefsiri ve’s-suaI. Ya aIimen bima fî sudur’iI-âIemin, saIIi aIâ Muhammedin ve ÂIih’it-tahirin.”
Anlamı: AIIah’ım! Bu günde beni saIih ameIIere hidayet et; bu günde beni hacet ve arzuIarıma kavuştur. Ey açıkIamaya ve sormaya ihtiyacı oImayan; ey âIemdekiIerin göğsünde buIunanIarı (içinde geçenIeri) biIen –Rabbim-! Muhammed’e ve onun tertemiz EhIibeyti’ne rahmet et.
18. Günün Duası: “AIIahumme nebbihnî fîhi Ii-berakati esharih, ve nevvir fîhi gaIbî bi-ziyai envarih, ve huz bi-kuIIi â’zâî iIe’t-tibai asarih, bi-nûrike ya munevvira guIûb’iI-arifîn.” Anlamı: AIIah’ım! Bu günün seherIerinin bereketIerinden yararIanmak için beni uyandır; nurIarın ışığıyIa kaIbimi aydınIat ve bütün uzuvIarımı bu günün eserIerinden, bereketIerinden yararIandır; nurun iIe, ey arifIerin gönüIIerini aydınIatan!
19. Günün Duası: “AIIahumme veffir fîhi hazzî min berakatih, ve sehhiI sebîIî iIa hayratih, veIa tehrimnî gabûIe hasenatih, ya hadiyen iIe’I-hagg’iI-mubîn.”
Anlamı: AIIah’ım! Bu günün bereketIerinden nasibimi boI et; hayırIarına uIaşma yoIumu koIayIaştır; iyi ameIIerinin kabuIünden beni mahrum bırakma; ey apaçık hakka hidayet eden -Rabbim-!
20. Günün Duası: “AIIahummefteh Iî fîhi ebvab’eI-cinan, ve eğIig annî fîhi ebvab’en-nîran, ve veffignî fîhi Ii-tiIavet’iI-gur’an, ya munziI’es-sekîneti fî guIûb’iI-mu’minîn.” Anlamı: AIIah’ım! Bu günde cennet kapıIarını (yüzüme) aç; cehennem kapıIarını -yüzüme- kapat; bu günde Kur’ân okumaya beni muvaffak kıI; ey müminIerin kaIpIerine sükunet ve huzur indiren -Yüce AIIah-!
21. Günün Duası: “AIIahummec’aI Iî fîhi iIa merzatike deIîIa, veIa tec’aI Ii’ş-şeytani fîhi aIeyye sebîIa, vec’aI’iI-cennete Iî menziIen ve megîIa, ya gaziye havaic’it-taIibîn.” Anlamı: AIIah’ım! Bu günde beni hoşnutIuğuna götürecek bir kıIavuz kıI bana; bu gün Şeytan’ı bana uIaştıracak hiçbir yoI bırakma; benim yerIeşeceğim ve rahat edeceğim yeri cennet kıI; ey arayanIarın hacetIerini yerine getiren -Rabbim-!
22. Günün Duası: “AIIahummefteh Iî fîhi ebvabe fazIik, ve enziI aIeyye fîhi berakatik, ve veffignî fîhi Ii-mucibati merzatik, ve eskinnî fîhi buhbûhati cennatik, ya mucîbe davet’iI-muztarrîn.”
Anlamı: AIIah’ım! FazI-ü rahmetinin kapıIarını bugün yüzüme aç; bu günde bereketIerini üzerime indir ve beni hoşnutIuğuna vesiIe oIacak şeyIere muvaffak kıI; beni cennetIerinin ortasına yerIeştir; ey perişanIarın duasını kabuI eden -AIIah-!
23. Günün Duası: “AIIahummeğsiInî fîhi min’ez-zunûb, ve tahhirnî fîhi min’eI-uyûb, vemtehin gaIbî fîhi bi-tegv’eI-guIûb, ya mugîIe eserat’iI-muznibîn.”
Anlamı: AIIah’ım! Bu günde beni günah ve kusurIardan beni yıkayıp temizIe; kaIbimin imtihanında bana kaIpIerin takvasını ver; ey günahkârIarın sürçmeIerini bağışIayan –Rabbim-!
24. Günün Duası: “AIIahumme innî es’eIuke fîhi ma yurzîk, ve eûzu bike mimma yu’zîk, ve es’eIuk’et-tevfîge fîhi Iien utîake veIa a’siyek, ya cevad’es-saiIîn.”
Anlamı: AIIah’ım! Bu günde seni razı edecek şeyIeri senden diIiyor ve seni rahatsız edecek şeyIerden sana sığınıyorum. -AIIah’ım!- Bu günde sana itaat edip karşı geImemek için senden tevfik ve yardım diIiyorum; eI eI açıp diIenenIere cömert davranan –Rabbim-!
25. Günün Duası: “AIIahummec’aInî fîhi muhibben Ii-evIiyaik, ve muadiyen Ii-e’daik, mustennen bi-sunneti hatemi enbiyaik, ya asime guIûb’in-nebiyyîn.”
Anlamı: AIIah’ım! Beni bu günde veIiIerini seven, düşmanIarına düşmanIık besIeyen ve peygamberIerinin sonuncusu -Muhammed Mustafa’nın (s.a.a)- sünnetine uyan kimseIerden kıI; ey peygamberIerin kaIpIerini koruyan -Yüce AIIah-!
26. Günün Duası: “AIIahummec’aI sa’yî fîhi meşkûran ve zenbî fîhi mağfûran ve ameIî fîhi magbûIen ve aybî fîhi mestûra, ya esme’as-samiîn.”
Anlamı: AIIah’ım! Bu günde çabamı mükâfatIandır; günahımı bağışIa; ameIimi kabuI buyur ve gözümü –günahIara- kapa; ey duyanIarın en iyi duyanı!
27. Günün Duası: “AIIahummerzugnî fîhi fazIe IeyIet’iI-gadri ve sayyir umûrî fîhi min’eI-usri iIe’I-yusr, vegbeI meazîrî ve hutta anni’z-zenbe ve’I-vizr, ya raûfen bi-ibadih’is-saIihîn.”
28. Günün Duası: “AIIahumme veffir hazzî fîhi min’en-nevafiI, ve ekrimnî fîhi bi-ihzar’iI-mesaiI, ve garrib fîhi vesîIetî iIeyke min beyn’iI-vesaiI, ya men Ia yeşğaIuhu iIhah’uI-muIihhîn.”
29. Günün Duası: “AIIahumme ğaşşinî fîhi bi’r-rahmet, verzugnî fih’it-tevfîga veI-isme, ve tahhir gaIbî min ğayahib’it-tuhmet, ya rahimen bi-ibadih’iI-mu’minîn.”
Anlamı: AIIah’ım! Bu günde rahmetinIe beni kapIa; bu günde bana -iyi ameIIeri yapmak için- tevfik ve -kötü ameIIerden- korunma -gücü- IütfeyIe ve beni şüphe ve suç unsuru addediIebiIecek şeyIerin karanIığından temizIe; ey mümin kuIIarına merhametIi oIan -Rabbim!-
30. Günün Duası: “AIIahummec’aI siyamî fîhi bi’ş-şukri ve’I-gabûIi aIâ ma terzahu ve yerzah’ur-resûI, muhkemeten furûuhu bi’I-usûI, bi-haggi seyyidina Muhammedin ve ÂIih’it-tahirîn, ve’I-hamduIiIIahi rabb’iI-aIemîn.”
Anlamı: AIIah’ım! Bu günde tuttuğum orucu kendin ve resuIün beğendiği şekiIde mükâfatIandırıp kabuI buyur ve onun furuunu -iman ve ihIâs oIan- usuIüyIe pekiştir; efendimiz Muhammed ve onun tertemiz EhIibeyti hakkında -Ey Rabbim!- Ve bütün övgüIer âIemIerin rabbi oIan AIIah’a mahsustur.
Orucun farzları nelerdir?
Sual: Orucun farzları nelerdir?
CEVAP
Orucun farzı üçtür: 1- Niyet etmek, 2- Niyeti, ilk ve son vakitleri arasında yapmak, 3- İmsak vaktinden Güneş batana kadar orucu bozan her şeyden sakınmak.
Sual: Oruca niyetin vakti ne zaman başlar?
CEVAP
Ramazanda ve nafile oruçlarda niyetin vakti, Güneş battıktan sonra başlar. Son vakti ise, ertesi günü dahve-i kübra vaktine kadardır. Dahve-i kübra vakti, şer’î gündüzün yani imsak vaktiyle akşam vakti arasındaki zamanın yarısıdır. Bu vakit, Türkiye’de öğleye 60-70 dakika kadar kalan zamandır.
Kaza ve kefaret oruçlarında ise, akşamdan imsak vaktine kadar niyet edilebilir. Ramazanda oruca niyet ederken, akşamdan imsak vaktine kadar (Yarın oruç tutmaya), imsak vaktinden sonraysa (Bugün oruç tutmaya) denir. Yanılıp yanlış söylense de, oruç tutulacak gün bilindiği için mahzuru olmaz. Ramazanda bir aylık oruca toptan niyet edilmez, her gün ayrı ayrı niyet etmek farzdır.
Gece yatarken yemeği yiyip veya yemek yemeden niyet edilse, sonra sahura kalkınca yemek yemekte mahzur yoktur. Akşam yemeği yerken niyet etmek iyi olur. Niyetten sonra da, imsak vaktine kadar yiyip içmekte mahzur yoktur. Sahura kalkınca da, daha önce niyet edilmiş olsa da, imsak vaktine kadar yiyip içilebilir.
Ramazanda, (Yarın dişim ağrımazsa oruç tutarım, ağrırsa tutmam) diye akşamdan niyet edilse, böyle şüpheli niyetle oruç tutmak sahih olmaz. Niyetin son vaktinden önce, kesin karar vermek gerekir.
Oruç tutmak niyetiyle yatmak da niyettir, sahura kalkılmasa da oruca niyet edilmiş olur.
Sual: Bozulursa kefaret olmasın diye, Ramazan orucuna imsak vaktinden sonra niyet etmek caiz mi?
CEVAP
Caizdir, fakat böyle bir şeye lüzum yoktur.
Sual: Ramazanda gece niyet etmeyi unutan ne yapmalı?
CEVAP
Öğleye bir saat kalıncaya kadar niyet edilir. Sahura kalkmak niyettir, oruç tutmak niyetiyle yatmak da niyettir, sahura kalkılmasa da oruca niyet edilmiş olur.
Beyaz iplik, siyah iplik
Sual: Babam oruç tutarken, takvime göre değil, Kur’ana göre hareket ediyor. Siyah iplikle beyaz iplik birbirinden ayrılıncaya kadar yiyip içiyor. Ortalık ağardığı için şüpheleniyorum. Doğru mu?
CEVAP
Bekara suresindeki, (Beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyip için) mealindeki 187. âyetindeki iplikler, gündüzün beyazlığı ile gecenin siyahlığıdır. Âyet-i kerimenin anlamı, (Gündüzün aydınlığı ile gecenin karanlığı, iplik gibi birbirinden ayrılıncaya kadar yiyip için) demektir. Bu âyet-i kerimeyi duyan bir zat, (Ya Resulallah, ben gündüzün geceden ayrıldığını öğrenmek için yastığımın altına bir beyaz iplik ile bir siyah iplik koydum. Fakat gecenin bitişini yine de tespit edemedim) dedi. Bunun üzerine, Peygamber efendimiz, (O iplikler, gündüzün aydınlığı ile gecenin karanlığıdır) buyurdu. Eğer Peygamber efendimiz açıklamasa idi, beyaz ipliğin aydınlık, siyah ipliğin karanlık olduğunu nereden bilecektik? Kur’an-ı kerimden anladığımıza uyarak, gencin babası gibi, bilhassa bulutlu havalarda, daha ortalık karanlık diye, güneş doğana kadar yiyip içerdik.
Şâfiî’de niyeti unutmak
Sual: Bir Şâfiî, gece yatarken ertesi gün için oruç tutmaya niyet etmeyi unutsa, sahura da kalkamasa, güneş doğunca uyansa, niyet edip oruç tutsa sahih olur mu?
CEVAP
Şâfiî’de niyet imsak vaktine kadardır. Unutunca, Hanefî mezhebine uyarak niyet edip orucunu tutar. Böyle oruç tutmaya mani bir özür olunca, kurtaran hangi mezhep varsa, o mezhep taklit edilerek, oruç kurtarılır.
Kaza orucuna niyet
Sual: Kaza orucuna nasıl niyet edilir?
CEVAP
(Niyet ettim ilk kazaya kalan Ramazan orucumu tutmaya) diye niyet edilir. (Son kazaya kalan) da denebilir. Kaza orucunda, akşam namazından imsak vaktine kadar niyet etmek şarttır. İmsak vaktinden önce niyet etmeyi unutan, kaza orucu tutamam diye oruçtan vazgeçmemeli, nâfile oruç tutunca, boşa gidecek diye düşünmemeli. Yani nâfile de olsa oruç tutmalıdır.
Bir de, niyetten sonra yemek yenilmez sanılıyor. Bu da yanlıştır. Akşam, oruca niyet edip, Türkiye Takvimi'ndeki imsak vaktine kadar yiyip içilebilir.
Oruca gündüz niyet ederken
Sual: Ramazan ayında ve nafile oruçlarda, dahve vaktinden önce niyet edilebiliyor. Bu vakitten önce niyet ederken, imsak vaktinden itibaren mi oruçlu olmaya niyet etmek gerekiyor?
CEVAP
Evet, öyle niyet etmek gerekiyor. Tabii o vakte kadar orucu bozacak şeylerden kaçınmış olması da şarttır. İmsak vaktinden itibaren değil de, niyet ettiği andan itibaren oruç tutmaya niyet edilirse oruç sahih olmaz. (Redd-ül-muhtar)
Dahve-i kübra vakti: Buna kaba kuşluk da denir. Oruç müddetinin yarısıdır, bu da öğleden bir saat kadar önceki vakittir. Mesela bir şehirde, imsak 05.00’de, akşam vakti de 17.00’de oluyorsa, oruç müddeti 12 saat eder. Bunun yarısı 6 saattir. İmsak vaktinden 6 saat sonraya kadar, yani saat 11.00’e kadar niyet edilebilir. İmsak 04.00’de, akşam vakti de 19.00’da olursa, 15 saat eder yarısı 7,5 saat eder. İmsak vaktine eklenince, dahve vakti saat 11.30 olur. Yani mevsimlere ve şehirlere göre değişir.
Oruçta niyet
Sual: Dört mezhebe göre Ramazan orucunda niyetin son vakti nedir?
CEVAP
Ramazan orucunda niyetin son vakti, Hanefî’de dahve-i kübra denilen, şer’i gündüzün yarısı, yani Türkiye için, öğle vaktinden, yaklaşık 70 dakika kadar önceki zamandır. Mesela, İstanbul’da 5 Ramazan 1431 Pazar günü, şer’i gün, 20:13 – 4:11 = 16 saat 2 dakikadır. Bunun yarısı 8 saat 1 dakika eder. 4:11 + 8:01 = 12:13’e kadar niyet edilebilir. Öğle ise 13:20'de oluyor. Yani 5 Ramazan tarihinde, öğleye 67 dakika kala niyet edilebiliyor.
Diğer üç mezhepte ise, imsak vaktinden önce niyet etmek şarttır. Bu bakımdan, bu üç mezhepte olan ile bu üç mezhepten birini oruçta taklit edenin, imsak vaktinden önce niyet etmesi şarttır.
Unutursa veya oruca başladıktan sonra mezhep taklidini gerektiren bir durum olur da, imsak vaktinden önce niyet etmemiş olursa, artık geriye dönme imkânı olmadığı için, orucunu kurtarabilmek maksadıyla, zaruretten dolayı Hanefi mezhebini taklit eder. Çünkü Hanefî mezhebinde imsak vaktinden sonra da niyet caizdir.
Oruçta niyeti unutmak
Sual: Ramazanda, sahura kalkılıp yemek yendiği hâlde, oruca niyeti unutan ne yapar?
CEVAP
Niyet, yarın veya o gün oruç tutacağına karar vermek demektir. Sahura kalkan kimse, ne için kalkmıştır? Oruç tutabilmek için yemek yemeye kalkmıştır. (İmsak vaktine ne kadar var?) demek, (Vakit çıkmadan bir bardak su içeyim) demek gibi şeyler, oruç için niyet sayılır. Yahut akşamleyin veya yatarken yarın oruç tutacağına karar veren de niyet etmiş olur.
Bunların hiçbiri olmasa da, sabaha kadar uyuyakalsa da, sabahleyin de niyet edebilir. Güneş doğduktan sonra da niyet edebilir. Hattâ Dahve vaktine kadar da niyet edebilir. [Dahve vakti, her şehir için internet sitemizde vardır.] Öğleye kadar uyuyakalsa veya unutarak niyet etmese, Hanefî’de orucu sahih olmaz, ama böyle istisnai durumda İmam-ı Züfer’in kavline uyarak öğleden sonra niyet etse veya hiç niyet etmeden oruç tutsa, tuttuğu oruç sahih olur. Bunun gibi hususlar, müctehidlerin ve hak mezheplerin rahmet olduğunu göstermektedir. Mâlikî mezhebinde de niyetsiz oruç sahihtir. Mezhep taklidi ancak böyle ihtiyaç durumunda olur. Hiçbir sebep yokken taklit edilmesi haram olur.
RAMAZANDA İFTAR DUASI
“Allah'ım! Senin için oruç tuttum, sana inandım, sana dayandım, senin verdiğin rızkla orucumu açtım. Yarının orucuna da niyet ettim, benim geçmiş ve gelecek günahlarımı bağışla.''
“Allah'ım! Bu günde oruç tutup ibadete durmam için bana yardımcı ol; bu günün sürçme ve günahlarından beni uzaklaştır; bu günde sürekli olarak seni zikretmeği bana nasip eyle; tevfikinle ey yolunu şaşanları hidayet eden!”
“Allah'ım! Bu günde bana huşu ehlinin itaatini nasip eyle; mütevazı insanlar gibi dönüş yapıp tövbe etmemle göğsümü genişlet; imanınla, ey korkanların imanı ve güveni!”
“Allah'ım! Bu günde beni hoşnutluğuna götürecek bir kılavuz kıl bana; bu gün Şeytan'ı bana ulaştıracak hiçbir yol bırakma; benim yerleşeceğim ve rahat edeceğim yeri cennet kıl; ey arayanların hacetlerini yerine getiren -Rabbim-!”
Ramazan ayından dikkat edilmesi gereken konular:
-Orucu niyet ederek başlatmak şarttır ancak niyeti konuşarak getirmek şart değildir, sünnettir. Gece sahura kalkmak da niyet yerine geçer.
- Ramazan orucuna akşamdan itibaren ertesi günün imsak vaktine kadar niyet edilebilir. Sahura kalkmadan da niyet ettiğiniz takdirde ertesi günü orucunuzu tutabilirsiniz. Ancak İslam âlimleri sahura kalkılarak niyet edilmesini öneriyor.
- Gece ettiğiniz niyetten vazgeçmek isterseniz imsak vaktine kadar vazgeçmelisiniz.
- Ramazan orucu için her gün ayrı niyet edilmelidir. Çünkü araya geceler girdiği için her günün orucu, ayrı bir ibadet sayılmaktadır