“Tekzip Cumhuriyeti” yalana doymuyor, ama düzeltme hakkına karşı…

Cumhuriyet gazetesinin, İletişim Başkanı Fahrettin Altun'la ilgili yalan haber ürettiği mahkeme tarafından tescillendi. Konuyla ilgili yayımlamak zorunda olduğu tekzip metinlerini algı çalışmasıyla manşete taşıyan Cumhuriyet gazetesine tepki çığ gibi büyüdü. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ise, “Tekzipler, yargının güce boyun eğdiğinin fotoğrafıdır.” sözleriyle her vatandaşın hakkı olan tekzip mekanizmasını itibarsızlaştırmaya çalıştı.

Cumhuriyet gazetesi, İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un kişilik haklarına saldırdığı ve yalan haber ürettiği mahkeme tarafından tescillendikten sonra yayımlamak zorunda olduğu tekzip metinlerini, hukuksuzluk gibi bir algı çalışmasıyla manşetine taşıdı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da görüşlerinin yayımlandığı haberde Kılıçdaroğlu, “Tekzipler, yargının güce boyun eğdiğinin de fotoğrafıdır.” sözleriyle her vatandaşın hakkı olan tekzip mekanizmasını itibarsızlaştıran ağır bir suçlamada bulundu.

Cumhuriyet gazetesinin, cevap ve düzeltme metnini yayımlamaması üzerine mahkemeye başvurduklarını, mahkemenin de başvuruyu haklı bularak tekzibin yayımlanmasına karar verdiğini aktaran Tunç, gazetenin bu karara itirazını inceleyen bir üst mahkemenin de itirazı reddettiğini söyledi.

Altun’un avukatı Sezgin Tunç, “cevap ve düzeltme yayımlatma süreci her ne kadar zor ve meşakkatli olsa da kişilik hakları ihlal edilen her vatandaş tarafından kullanılması gerektiğini” vurguladı.

“Gazetenin tekzip metnini algı yaratarak vermesi hukuka ve basın kanununa aykırıdır”

Cumhuriyet gazetesinin tekzip metni ile ilgili tutumuna ilişkin konuşan Türkiye Adalet Araştırmaları Merkezi (TÜRKAD) Başkanı Dr. Mehmet Sarı şunları kaydetti:

“Basın kanunu haberin doğru, kamuyu aydınlatma amacına hizmet eden, dürüst ve objektif bir şekilde verilmesini öngörmektedir. Sayın Fahrettin Altun hakkında tamamen gerçek dışı, kendisini toplum nezdinde itibarsızlaştırma hedeflenerek haber yapılmıştır. Basın, kanuna ve basın ahlakına aykırı bir şekilde Cumhuriyet gazetesinin sayın Altun hakkında yaptığı haberi mahkeme kararı ile tekzip edilmiştir. Tekzip metnine de mahkeme kararı ve basın ilkeleri çerçevesinde aynı punto, başlık ve haberin veriliş şekline uygun bir şekilde yer verilmesi gerekmektedir. Cumhuriyet gazetesi, haberin verilişinde bu defa yeniden perdeleme yaparak okuyucunun tekzip metnini algılamasını önlemeye kalkışmıştır. Bu şekildeki tekzip metnin verilişi açıkça hukuka aykırıdır. Ayrıca burada Basın Kanununa da aykırılık vardır.”

“Kılıçdaroğlu’na hırsız, rüşvetçi ya da kaçakçı denildiğinde tekzip yayımlama hakkı kısıtlansaydı ne olurdu?”

Uluslararası Hukukçu ve Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selman Öğüt ise, konuyla ilgili olarak şu sözleri kullandı:

“Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10. maddesinin 1. fıkrası ifade özgürlüğünü güvence altına alırken haber ve görüş alıp verme hususuna özellikle dikkat çekmiştir. Ancak aynı maddenin 2. fıkrası kişilik haklarına saldırılmasını yasaklamaktadır. Cumhuriyet Gazetesi yalan haber yaparak İletişim Başkanı Fahrettin Altuna iftira atmıştır. Mahkeme kararına rağmen Kılıçdaroğlu bu yalanın arkasında durmayı tercih etmiştir. Kendisine soruyorum: O zaman birileri de Kılıçdaroğlu’na hırsız, rüşvetçi ya da kaçakçı gibi iddialarda bulunabilir mi? Bulunduktan sonra tekzip yayımlama kararına rağmen basın özgürlüğümüz kısıtlanıyor, yargıya müdahale ediliyor diyebilirler mi? Yargıya müdahale bizzat Kılıçdaroğlu’ndan gelmektedir. Kişilik haklarına yapılan saldırıyı himaye etmeye çalışmaktadır.”

“Mahkemenin kararına genel geçer değerlendirmeler yapan Kılıçdaroğlu, güven skalasını iyice aşağı düşürmüştür”

Avukat Pınar Hacıbektaşoğlu, mahkemenin tekzibin yayımlanmasına ilişkin kararıyla ilgili olarak şöyle konuştu:

“Sayın Fahrettin Altun ile ilgili bu gerçek dışı haber Cumhuriyet gazetesinde yayımlandığı gün ifade ettiğim üzere, yapılan işlemin bütünüyle hukuka uygun olduğu özelikle küçük çocukları olan bir ailenin tinerci yuvası haline gelmiş, birçok kez ihaleye çıkmış, açık yapılan ihalelerde herhangi bir katılanın çıkmadığı, âtıl durumda olan bir taşınmazın kiralama işlemi olduğudur. Konu Türkiye kamuoyuna çarpıtılarak yansıtıldıktan sonra toplum vicdanı ve aklı bir ailenin öncelikle mahremine bu şekilde saldırıya ve gerçeğin çarpıtılarak yapılma gayretine karşı bir duruş sergilemiş, Cumhuriyet Halk Partisi ile Cumhuriyet gazetesinin yaptığını onaylamamıştır. Mahkemenin verdiği bu karar, hukuka uygunluğunun yanı sıra toplum vicdanı ve bu vicdanın adaletine de uygundur. Sayın Kılıçdaroğlu mahkemenin bu kararına yine standart genel geçer değerlendirmeler yaparak güven skalasını iyice aşağıya düşürmüştür.”

"Büyük ve güçlü Türkiye hedefine ulaşmak için seferberlik ruhuyla hep birlikte bu sürece destek vermeliyiz"

Bakan Varank Özel Harekat Polisleriyle sanal operasyona katıldı

Başkan Erdoğan'ın katılımıyla Hadımköy Dr. İsmail Niyazi Kurtulmuş Hastanesi bugün açılıyor

İstanbul Havalimanı'nın belgeseli yapıldı

Floyd gösterisi sonrası ABD'nin Los Angeles şehrinde dükkanlar yağmalandı