AKŞAM GAZETESİ
Başkan Erdoğan, dünyada kargaşanın arttığı bir dönemden geçildiğini belirterek, "NATO çapında Teksas'tan Ankara'ya uzanan amasız, fakatsız bir güvenlik ve savunma ağı oluşturmalıyız" dedi.
Ankara'da 7-8 Temmuz'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesi İstanbul dün önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Başkanlığı'nda düzenlenen NATO Parlamenter Zirvesi'ne İttifak üyesi 20 ülkenin meclis başkanının yanı sıra 27 delegasyon katıldı. Başkan Recep Tayyip Erdoğan, zirve sonrası Dolmabahçe Sarayı'nda NATO Parlamento Başkanları onuruna öğle yemeğinde kritik mesajlar verdi.
GÜVENLİK ANLAYIŞI DEĞİŞMELİ
Başkan Erdoğan, zirvenin haftaya Ankara'da gerçekleştirilecek büyük NATO Zirvesi öncesinde önemli bir hazırlık ve dayanışma nişanesi olduğunu vurguladı. Avrupa-Atlantik güvenliğinin tarihi bir eşikten geçtiğine dikkati çeken Erdoğan, "İttifakımızın bilhassa doğu ve güneydoğu sınırlarında cereyan eden savaş, kriz, terör ve düzensiz göç gibi tehditler güvenlik anlayışımızı yeniden şekillendirmemizi gerekli kılıyor. İstikrar yerine gerilimin, düzen yerine kargaşanın arttığı, öngörülebilirliğin azaldığı, sabah neyle karşılaşılacağını kimsenin kestiremediği bir belirsizlik döneminin tam ortasındayız" diye konuştu. Küresel sistemi ve siyaseti tarif eden mevcut tanımlamaların anlamlarını yitirdiğine vurgu yapan Erdoğan, Gazze ve Lübnan'daki katliamların insanlığın vicdanında derin yaralar açarken, uluslararası kurumların da itibarını yere serdiğini söyledi.
NATO CAYDIRICI OLMALI
Bu ortamda hem NATO'nun caydırıcılığını muhafaza etmesinin kritik hale geldiğinin altını çizen Erdoğan, "Türkiye, güçlü ordusu, modern askeri kabiliyetleri, gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO'nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başındadır. Barış ve istikrarın korunmasına destek oluyoruz. Krizleri yönetmedeki becerimizi müttefiklerimizle paylaşıyoruz" şeklinde konuştu. Külfet paylaşımı noktasında Türkiye'nin üzerine düşeni yaptığını kaydeden Erdoğan, "NATO misyon ve harekatlarına en fazla katkı sağlayan ilk 5 müttefik arasında yer alıyoruz. Ancak bu katkılarımıza rağmen Türkiye'nin Avrupa güvenliğine sağladığı vazgeçilmez faydaların bazı durumlarda göz ardı edildiği de bir vakadır" dedi. İttifak'ın Avrupa sütununun gelişiminde söz sahibi ülkelerden biri olarak kıtadaki tüm savunma ve güvenlik girişimlerine dahil olma iradesine sahip olduklarını belirten Erdoğan, "AB tarafından açıklanan savunma ve güvenlik girişimlerine Türkiye'nin dahil edilmesi konusunda sizlerin desteğini bekliyoruz. Türkiye'nin savunma alanında sahip olduğu kapasiteyi dar siyasi çıkarlar nedeniyle dışlamanın kimseye faydası yoktur. ittifak çapında Teksas'tan Ankara'ya uzanan amasız, fakatsız bir güvenlik ve savunma ağı oluşturmalıyız" çağrısında bulundu.
İSRAİL GASPI BİTMEDEN BÖLGEDE BARIŞ OLMAZ
Bölgeye ve dünyaya rahat bir nefes aldıran ABD-İran Mutabakatı'nı baltalamayı amaçlayan saldırıları yakından takip ettiklerini dile getiren Erdoğan, soykırım şebekesinin provokasyonlarına fırsat verilmemesi noktasında destek istedi. Ortadoğu'daki gerilimlerin temelinde Filistin meselesinin yattığını vurgulayan Erdoğan, "İşgal bitmeden, İsrail'in sürekli artan toprak gaspı bitmeden maalesef bölgemizde kalıcı barış sağlanamaz. Kalıcı barışa giden yolun kapısı ise iki devletli çözümdür. 1967 sınırlarında bağımsız, egemen, toprak bütünlüğüne haiz bir Filistin devleti mutlaka kurulmalıdır. Rusya-Ukrayna savaşının diyalogla çözümü noktasında önümüzdeki dönemde netice almalıyız. Her iki tarafın da güvenini kazanmış bir müttefik olarak barış çabalarına aktif katkı vermeyi sürdüreceğiz" dedi.KÜLFET PAYLAŞIMI ADİL ŞEKİLDE OLMALI
Ankara Zirvesi'ne yoğun ilginin olduğunu kaydeden Erdoğan, "Uzun yıllar terörle başarıyla mücadele etmiş ve şimdi terörü tamamen sona erdirmenin çalışmasını yürüten bir ülkenin lideri olarak, bu alanda İttifak'tan beklentimiz çoktur. Müttefikler arasında külfet paylaşımını dengeli ve adil şekilde yaparken, savunma sanayi ticareti önündeki engelleri de kaldırmamız gerekiyor. Her iki ana başlığın uygulanması çok ama çok mühimdir" dedi.
ORTAK DİLİMİZE SAHİP ÇIKMALIYIZ
Erdoğan, Birinci Türkoloji Kurultayı'nın 100. yıldönümü dolayısıyla Bakü'deki Türk Dünyası Haftası'nın açılışına mesaj gönderdi, "Türkiye'nin en samimi arzusu, Türk dünyasının ortak tarihimize, dilimize ve kültürümüze sahip çıkması, kadim geçmişimizden aldığımız güç ile Türk Yüzyılı'nı inşa etmesidir" dedi. Bu arada Erdoğan, Türkmenistan Milli Lideri Berdimuhamedov ile telefonda görüştü, doğum gününü kutlayıp Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13'üncü Zirvesi ve COP31 İklim Zirvesi'ne davet etti.
GÜÇLÜ BİR İRADE ORTAYA KOYALIM
Erdoğan, dün Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile telefonda görüştü. Erdoğan, görüşmede Ankara'da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi'nde Avrupa'nın NATO zemininde kendi savunmasını kuvvetlendirmesi ve 'Transatlantik Bağın' muhafazası için güçlü bir iradenin ortaya konulmasını beklediklerini ifade etti. Erdoğan, Rusya-Ukrayna arasındaki müzakerelerin yeniden başlatılması için çalıştıklarını belirtti.
YENİ BİR DÜNYANIN KAPILARINI AÇALIM
NATO Parlamenter Zirvesi'nde konuşan TBMM Başkanı Kurtulmuş, dünyada güç dengelerinin değiştiğine dikkat çekti. ABD-İran arasında atılan adımların bazı provokasyonlarla akamete uğratılmamasını ümit ettiklerini kaydeden Kurtulmuş, "NATO üyesi ülkeler başta olmak üzere, bu barış perspektifine destek vermesi ve provokasyonların önüne geçilmesi için gayret sarf etmesini temenni ediyoruz" dedi. Kurtulmuş, şu çağrıyı yaptı: "Gelin hep beraber NATO çerçevesindeki meselelerimizi konuşmakla birlikte adil, hakkaniyetli bir dünya sisteminin kurulması için, ulusların egemenlikte eşitliği, halkların da yaratılışta eşitliği prensibine oturan yeni bir dünyanın kurulması için hep beraber çalışalım. Çalışmalarımızı ortaklaştıralım ve yeni bir dünyanın kuruluşunun kapılarını sonuna kadar açalım."
'HAYATİ BİR ROLÜNÜZ VAR'
Zirveye katılan İngiltere Lordlar Kamarası Başkanı Michael Forsyth "Türkiye; Avrupa, Ortadoğu, Afrika ve Asya'nın kesişim noktasında birçok alanda değerli bir ortak. Aabuluculuk yapmada hayati bir rol oynuyorsunuz" dedi.
ANKARA'DA GERÇEKTEN TARİHİ BİR ZİRVE OLACAK
AB Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, 7-8 Temmuz'da düzenlenecek NATO Ankara Zirvesi'yle ilgili önemli mesajlar verdi. AB Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos ile İçişleri ve Göçten Sorumlu Üyesi Magnus Brunner ile bugün Türkiye'yi ziyaret edecek olan Kallas, "Türkiye, stratejik öneme sahip bir ortak. Elbette her zirve için tarihi denir ancak bu kez gerçekten öyle. Transatlantik ilişkiler, son dönemde ciddi baskı altında kaldı. Bu nedenle birlik mesajı vermek, son derece önemli. Bu, yalnızca İttifak için değil hasımlarımıza da güçlü bir mesaj olacaktır" dedi. Kallas, "Türkiye, AB'ye aday bir ülke. İttifak'ın ikinci büyük ordusuna sahip ve çok güçlü savunma sanayisi var" dedi.