AA
Kurtulmuş, Hırvatistan Parlamentosunun ev sahipliğinde Zagreb Ulusal ve Üniversite Kütüphanesi'ndeki "Üç Deniz Girişimi Parlamenter Zirvesi" sonrası katıldığı TRT Haber canlı yayınında soruları yanıtladı.
Zirveye ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine Kurtulmuş, Üç Deniz Girişimi'nin önemine değinerek, Türkiye'nin 2025'te stratejik ortak olarak söz konusu girişime katıldığını anımsattı.
Girişimin, Karadeniz, Baltık ve Adriyatik denizleri arasında uzanan bölgenin daha hızlı ve dengeli kalkınmasını teşvik etmeyi amaçladığını aktaran Kurtulmuş, "Özellikle bağlantısallık, enerji nakil hatlarının güvenliği, günümüzdeki çatışma ortamlarını göz önünde bulundurduğumuzda Avrupa, doğu batı aksındaki güvenliğin temin edilmesi bakımından oldukça önemli bir inisiyatif, bundan sonra da öneminin daha da artacağı görülüyor. Özellikle NATO'nun, Avrupa Birliği'nin öneminin azalmaya başladığı bu dönemde, ülkelerin burada bir kez daha gördük ki yeni bir arayışları var. Ülkeler bu arayışlarını sürdürüyorlar." diye konuştu.
Girişimde yer alan ülkelerin, ikili ilişkileri artırmak açısından, Türkiye'yi bölgede fevkalade önemli bir partner ve güçlü bölgesel aktör olarak kabul ettiğini vurgulayan Kurtulmuş, şunları kaydetti:
"Elimizdeki bütün imkanlarla ve güven veren dış politika anlayışımızla bu ülkelerle ilişkilerimizi artırıyoruz. Ayrıca, bu kadar büyük türbülansların yaşandığı bu bölgede Türkiye'nin varlığı, herhangi bir girişime güç katıyor. Avrupa Birliği'nin, Kırım'ın Rusya tarafından ilhakıyla birlikteki süreçte sessiz kalması ve hiçbir fonksiyon icra edememesi, NATO'nun ise özellikle son zamanlarda Sayın Trump'ın Avrupa ile sürekli sürtüşmesi sonucu olarak ciddi bir kan kaybının içerisine girmesi Türkiye gibi önemli bir aktörün güvenirliğini artırıyor. İlk sefer stratejik ortak olarak bu toplantıya katılıyoruz. Oldukça önemli bulduğumu ifade etmek isterim. Buradaki görüşmelerimizin de Türkiye ile diğer ülkeler arasındaki ilişkilere olumlu katkıda bulunacağını ümit ediyorum."
"İSRAİL, ABD'Yİ BELİRSİZ BİR SAVAŞA SÜRÜKLEDİ"
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıların hatırlatması ve barış umudunun sorulması üzerine Kurtulmuş, Türkiye'nin savaşın çıkmaması için çok gayret sarf ettiğini hatırlattı.
İsrail'in bölgede arz-ı mevudu tesis etmek için son adımlarını atmak istediğini dile getiren Kurtulmuş, İsrail'in ABD'yi arkadan iterek belirsiz bir savaşın içerisine sürüklediğini kaydetti.
Kurtulmuş, "Bu savaşın nerede ne şekilde duracağını Sayın Trump'ın da bildiğini zannetmiyorum. Öngörülerinde sürekli yanılmak bir davranış farklılığının da ortaya çıktığını gösteriyor. Büyük ihtimalle Trump, diplomasi masasında bu işi konuşarak, daha fazla başını belaya sokmadan işi kurtarmaya, belli bir zamanda da zafer ilan ederek çekilmeyi düşünüyor ama arkasında Netanyahu ve çetesi buna müsaade etmiyor." sözlerini sarf etti.
Konuyu ABD ve İsrail açısından farklı değerlendirmek gerektiğini belirten Kurtulmuş, İsrail'in derdinin İran olmadığını, İsrail'in yayılmacı politikalarını sürdürerek, savaşı yaygınlaştırmayı ve kendisince arz-ı mevudun kapılarını sonuna kadar açmayı öngördüğünü söyledi.
"BU SALDIRGANLIK BUMERANG GİBİ BİR ŞEYDİR, SALDIRANA BİR MÜDDET SONRA GERİ DÖNER"
Kurtulmuş, ABD'nin bir takım siyonist lobilerin yönlendirmesiyle bu savaşın içine sokulduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"Trump'ın zikzaklarının temel sebeplerinden birinin bu olduğunu düşünüyorum. İran'da rejim değişikliğinin öyle çok kolay olmadığını gördüler. İran'ın da bir direnebilme kapasitesi olduğunu müşahede ettiler ve bunun sonucunda da tahmin ediyorum Amerika'nın tavrı belli bir yerde zafer ilan ederek savaşı sonlandırmak ama buna İsrail ne kadar müsaade edecek onu bilemiyoruz. Bizim başından beri söylediğimiz bu savaş genişlemeden, bölge ülkelerini içine almadan, çok daha büyük bir alana yayılmadan bir an evvel durdurulmalıdır. Bu mesele Amerika-İsrail'in İran'a karşı başlattığı bir savaş olmanın çok ötesinde bir meseledir. Bu mesele bir taraftan bölgesel altüst oluşları ortaya çıkaracağı gibi, çok net söylüyorum 3. Dünya Savaşı'nın fitilini ateşleyen bir saldırıdır. Burada eğer bütün dünya ülkeleri için büyük bir tehlike vardır, kaldı ki savaşın bir müddet daha devam etmesinin dünyada telafi edilemeyecek nice büyük zararlar ortaya çıkaracağı aşikardır."
Petrolün varil fiyatının 120 doların üstüne çıkması ve bunun birkaç ay devam etmesi halinde dünya ekonomilerinin tek tek döküleceğini vurgulayan Kurtulmuş, şöyle konuştu:
"Muazzam bir hiper enflasyon ortaya çıkacak ve bu İsrail-Amerikan saldırganlığının bedelini 8 milyar insanlık topyekun ödeyeceğiz. Bir an evvel savaşın bitirilmesi, bir an evvel bölgedeki tansiyonun düşürülmesi, ülkelerin egemenliğine herkesin saygı göstermesi lazım. 'Ben istediğim yerde istediğim şeyi yaparım.' Hayır yapamazsınız, böyle bir şey olmaz, insanlığın bir vicdanı var, insafı var. Uluslararası kurumların artık hiçbir itibarının kalmamış olması, Birleşmiş Milletler'in hiçbir fonksiyonu icra edemiyor olması kimsenin iştahını artırmasın. Sonuçta bu saldırganlık bumerang gibi bir şeydir, saldırana bir müddet sonra geri döner."
"BEN DE ÜZERİME DÜŞEN SORUMLULUĞUN FARKINDAYIM"
Kurtulmuş, ABD kamuoyunda aklı selimin hakim olmasını dileyerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Savaş karşıtı olan büyük kitlelerin etkisi, Amerikan yönetimi üzerinde de etkili olur. Aynı şekilde Netanyahu ve çetesine rağmen hala seslerini çıkarabilen İsrail içerisindeki grupların sesleri etkili olabilir ve bölgede bir barış ortamının yeniden temin edilebilmesi için bir gayret gösterilir. Böyle olsa bile, yarın barış sağlansa bile, bu savaş sona erdirilse bile ki çok zayıf bir ihtimal olarak duruyor ama sonuçta şimdiye kadar ortaya çıkarılan zararların telafi edilmesi zannediyorum onlarca yıl alacaktır. Yeniden bir güven ortamının, yeniden bir düzenin, yeniden bir bölgesel dengenin ortaya çıkması çok uzun yıllar alacaktır. Onun için kimse daha fazla ateşle oynamasın, kimse mesiyanik paranoya uğruna yakılmış olan bu savaşa daha fazla benzin taşımasın, kimse insanlığa karşı büyük zararlar verecek olan bu savaşın devam etmesi için kendi gayretlerini ortaya koymasın. Türkiye olarak biz her zaman en zor sorunun bile masada diplomasiyle çözülebileceğine inanmış bir ülkeyiz."
"Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda yapılması beklenen yasal düzenlemelere ilişkin soruya Kurtulmuş, şöyle cevap verdi:
"Tam da 'Terörsüz Türkiye' çalışmaları bu endişelerden dolayı başlamıştır yani bölgede uzun yıllardır devam eden çatışma ortamı var. Bu çatışma ortamının iki fay hattı var, birisi etnik çatışmalar, birisi mezhep çatışmaları. Bölge daha fazla bölünüp parçalanma sürecinin içerisine sokulmuş vaziyette, ne zamandan itibaren Amerika'nın Irak'ı işgalinden itibaren. Yani 1990'ların başından itibaren. Türkiye teröre bu kadar ağır bedel ödemiş olan bir ülke olarak hem gelen bu dış tehditleri görmüştür hem de içerisinde artık birliği, dirliği, beraberliği, kardeşliği sağlamanın tam zamanıdır. Türkiye harekete geçti ve terör örgütünün de bu konuda olumlu sinyaller vermesi, açıklamaların olumlu yapılmasıyla birlikte Türkiye 'Terörsüz Türkiye' çalışmalarını başlattı. Önceki dönemlerde de yapılmıştı bu çalışmaları ama ilk sefer Türkiye Büyük Millet Meclisi milli iradenin merkezi olarak bütün partilerin katılımıyla bir komisyon kurdu, bir parti hariç, ondan sonra da bu çalışmalarını ittifakla bir rapor haline getirdi."
Komisyon raporunda, terör örgütüne münhasır yasaların ne şekilde yapılacağı ve demokratikleşme süreciyle ilgili ana çerçevenin ortaya koyulduğunu belirten Kurtulmuş, "Bundan sonra görev TBMM'deki siyasi partilerindir. Bizim temennimiz TBMM'deki partilerimizin konuyla ilgili kendi hazırlıklarını tamamlamaları, olgunlaştırmaları ve nihayetinde bir sonuca doğru işin evrilmesidir. Tabii ki TBMM Başkanı olarak bu konudaki yasal düzenlemelerin, diğer konularda olduğu gibi nasıl ve ne şekilde yapılacağıyla ilgili üzerime düşen sorumluluğun farkındayım. Ümit ediyoruz ki, yine aynı dönemde, aynı süreçte bu yasal düzenlemeler, aynı raporda olduğu gibi, ittifakla ortaya gelsin ve kısa bir süre içerisinde de Türkiye bu meseleyle ilgili yasal, hukuki ve idari altyapısını tamamlayarak yoluna devam etsin." değerlendirmesinde bulundu.