Tarsus kazı son dakika gelişmesi yaşanıyor. Mersin Tarsus kazısında neler yaşanıyor sorusu uzun süredir gündemi meşgul ediyordu. Tarsus’ta 1 yıl önce başlayan kazı çalışması birçok spekülasyona neden olmuştu. Kazı alanını özel hareket polislerin koruması nedeniyle işin içine Vatikan’ın girdiği bile konuşulmuştu. Mersin’in Tarsus ilçesi 82 Evler mahallesindeki gecekondu tipi bir evde özel harekat polislerinin gözetiminde 1 yıldır süren esrarengiz kazının sona erdiği bildirildi. Kazı alanı görevliler tarafından toprakla kapatılmaya başlandı.
MERSİN TARSUS KAZISINDA NELER OLUYOR?
Son dakika gelişmesine göre; 1 yıldır süren esrarengiz kazının sona erdiği bildirildi. Kazı alanı görevliler tarafından toprakla kapatılmaya başlandı. Bölgeye milletvekilleri dahi alınmazken gizlilik en üst seviyede tutuluyor. Mersin'in Tarsus ilçesinde 11 ayı aşkın süredir yapılan gizemli kazının sırrı henüz çözülemedi. 82 Evler Mahallesi'nde bulunan Küçük Sanayi Sitesi civarında birkaç evin altında yapılan kazı, 13 Kasım 2016'dan bu yana devam ediyordu. Özel harekat polislerinin korumasında yapılan kazı çalışması, gizemini koruyor. Sokak girişlerinin kapatıldığı alanda hummalı bir çalışma sürüyor.
TARSUS’TA NELER OLUYOR?
Mersin'in Tarsus ilçesinde 11 ayı aşkın süredir yapılan gizemli kazının sırrı çözülemedi. 82 Evler Mahallesi'nde bulunan Küçük Sanayi Sitesi civarında birkaç evin altında yapılan kazı, 13 Kasım 2016'dan bu yana devam ediyor. Özel harekat polislerinin korumasında yapılan kazı çalışması, gizemini koruyor. Sokak girişlerinin kapatıldığı alanda hummalı bir çalışma sürüyor.
İHA'nın haberine göre, Tarsus Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polis memurunun defineciler tarafından öldürüldüğü iddiasıyla başlayan ve özel harekat polislerinin güvenlik önlemi aldığı arkeolojik kazı tam 11 aydır devam ediyor. Polis, sokağa yaklaşan herkesi uzaklaştırırken herhangi bir resmi açıklama ise yapılmıyor.
11 aydır süren kazı türlü spekülasyon ve şehir efsanesini de doğurdu. Kimi Danyal Peygamber'in hazinesinin, kiminin Dakyanus'un hazinesinin olduğu söylentileri arasında yapılan kazı, merak uyandırıyor. Bugün, kazıların yapıldığı sokakta sivil polis memurlarınca güvenlik önlemi sürdürülüyor.
Kazı alanının üstü ve alanın görülebileceği hemen her açıklık, mavi branda ile kapatıldı. Evin avlusunda olup bitenin dışarıdan görülmemesi için duvarların üstüne tel örgüler çekildi. Kazının kamuoyu ile paylaşılmaması, herhangi bir resmi açıklama yapılmaması ise esrarı daha da artırıyor.
Kazının ilk başladığı günlerde çevredeki binalara yerleştirilen keskin nişancılar ve evin bulunduğu sokağın giriş ve çıkışında ise tam donanımlı özel hareket polisinin aldığı önlemler, bölgede oturan vatandaşların tepkisini çekince güvenlik önlemi biraz hafifletildi. Nöbetçi polisler çevreyi sürekli kontrol ederken, kazının ne zaman biteceği ise bilinmiyor.
VATİKAN’DAN AÇIKLAMA GELDİ
Hürriyet gazetesinden Sevil Erkuş ve Ömer Erbil'İn haberine göre, Vatikan’ın Ankara Büyükelçisi Başpiskopos Paul Russell, “Vatikan’ın Tarsus’taki herhangi bir arkeolojik kazı veya başka faaliyete dahli yoktur” dedi. Büyükelçi, Vatikan’ın Tarsus’taki olayla ilişkilendirildiği haberlerin “uydurma” ve “yanlış” olduğunu söyledi.
Tarsus 82 Evler Mahallesi’nde gizlilik kararı içinde birinci yılını dolduran kazı evine girmeye çalışan CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, olaydaki esrarın Hıristiyanlığın önemli isimlerinden Tarsuslu Aziz Paul’ün kayıp İncil’i ile ilgili olduğunu iddia etmişti.
Gizemli kazıda yeni görüntüler ortaya çıktı
Mersin'in Tarsus ilçesinde bir evde özel harekat polisleri gözetiminde gerçekleştirilen esrarengiz kazıyla ilgili yeni görüntüler ortaya çıktı.
82 Evler Mahallesi'nde, bir çok evin duvarlarının çatlamasına neden olan ve giriş- çıkışlara izin verilmeyen kazı alanında, sondaj çalışması yapıldığı görülürken, kazı yapılan evden yeni görüntüler ortaya çıktı Özel harekat polisleri gözetiminde 1 yıldır yapılan esrarengiz kazıdaki tünel ve kurulan iskele cep telefonu kamerasıyla görüntülendi.
Bir polis memurunun defineciler tarafından öldürüldüğü iddiasıyla başlayan kazı bölgesine kimse yaklaştırılmıyor.
TARSUS TARİHİ
Kuruluşu yaklaşık 8.000 yıl öncesine, Yeni Taş Çağı'na dayanan Tarsus'un Çukurova'nın içinde yer alması ve Toros Dağları'ndan İç Anadolu'ya geçit veren Kilikya kapısı sayesinde güneyden gelen göç ve ticaret yolları üzerinde olması, yerleşim yeri olarak seçilmesinde en önemli etkendir. Tarsus'un ismi ve kuruluşu hakkında, mitolojilerde ve eski yazarların anlatımlarında çeşitli bilgiler vardır. Bunların hemen hepsi Roma İmparatorluğu çağlarında, özellikle Augustos döneminde ortaya çıkmıştır ve hiçbiri tarihi bir gerçek olarak kabul edilemez. Mitolojiye göre, Antik Çağlar'da Tarsus Çayı'na, Kilikya'nın yeni halkı Cydnos adını vermiştir. Cydnos, mitolojide nehir tanrısına verilen isimdir. Azra Erhat, Cydnos için şöyle yazar: "Kilikya'da bugün Tarsus Çayı diye bilinen ırmağın tanrısı. Ana tarafından lapetos'un torunu sayılır. Cydnos'un Parthenios adlı bir oğlu olduğu ve Cydnos Irmağı' nın denize döküldüğü yerde bir kent kurup ona Parthenia demiştir. Burası da bugünkü Tarsus'dur."
Mitolojideki Pegasus (kanatlı at) ya da Bellerophontes, Kilikya ovasında yolunu şaşırmış ve Tarsus'un bulunduğu yerde ayağı sakatlanmış olduğundan kente Latince ayak tabanı anlamına gelen Tarsos adı verilmiştir. Bu efsaneyi güçlendiren bir durumda İlyada'da Bellerophontes'in Aleian düzlüklerinde gezindiğinin söylenmesi, o dönemde düzlüklerin de Kilikya ya da Tarza olarak tanımlanması nedeniyle Tarza'nın aslında Tarsus demek olduğu düşünülmüştür. Bu ilişki, Luvi dilinde düzlüklere ya da ovalara Tebai (Kilikya) denmesiyle fazlasıyla güçlenmektedir. Diğer bir efsaneye göre kentin kurucusu eski Kilikya Tanrısı Sandon ile bir tuttukları Herakles'dir. Herakles'in resimleri MÖ 4. yüzyıla ait Tarsus sikkeleri üzerinde bulunmaktadır.
Antik gezgin ve coğrafyacı Strabon, "Coğrafya" kitabında kentin kuruluşuyla ilgili olarak: "Tarsos'a gelince o, bir ovada uzanır, İo'yu araştırmak üzere Triptolemosla birlikte dolaşan Argoslular tarafından kurulmuştur." şeklinde bir bilgi verir. Bir efsaneye göre, bu kentin kurucusu Perseus'dur. Mitolojinin kahramanlarından biri olan Perseus, Hitit döneminde Andrasos olarak bilinen bir köyün yerinde Tarsus kentini kurmuştur. Diğer bir efsaneye göre Tarsus, Tarım Tanrıçası Demeter'in oğlu Triptolemos tarafından kurulmuştur. Antik Çağ'da Tarsus önemli bir tarım merkeziydi ve bu özelliği antik Tarsus sikkelerinde betimlenmiştir. Tarsus Mozaiği, 3. yüzyılda yapılan mozaikte Orfeus'un müziği ile vahşi hayvanları uslandırmasına ait tasvir. Antakya müzesi. Tarsus adı ve kentin Kilİkya Kralı Syennessis'in yönetim merkezi olduğu, ilk defa MÖ 401 yılında Ksenephon'un "Anabasis" kitabında belirtilmektedir. MÖ 5. yüzyılın ikinci yarısından İtibaren Tarsus'a ait sikkeler üzerinde, kentin ismi gerek Aramice ve gerekse Grekçe yazı ile Tarz ve Terzi şekillerinde görülmektedir. Tarsus'un bu şekilde bilinen adına çok daha önceleri Asur kaynaklarında rastlanılmaktadır. Asur kaynaklarında, önce Kilikya'nın merkezi olarak bildirilen Tarsus, Asur Kralı 3. Salmannassar (MÖ 859-825) ve Sanherib'e (MÖ 704-681) ait belgelerde Tarzi şeklinde anlatılmaktadır.