İşte Netanyahu'ya istenen ceza... ''Sumud'' iddianamesinin detaylarına ulaşıldı

Gazze'ye insani yardım taşıyan Küresel Sumud Filosu'na silahlı müdahalede bulunulmasına ilişkin, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun arasında bulunduğu 35 şüpheli hakkında ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet ve 1102'şer yıl 9'ar aydan 4'er bin 596'şar yıla kadar hapis cezası talep edildi.

AA

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Emine Güneş, Hüseyin Şuayb Ordu, Aaro Whıte, Abdallah Messaoudi, Abdulaziz Yalçın, Abdullah Gündem, Abdullah Yonuıs Mohammad Ghabbash, Abdülmecid Bağçivan, Abdulsamed Turan, Adem Ordu, Adnan Mustafa Alişan, Akif Yasin Bahçeci, Alişan Adnan, Alparslan Aslan, Anıs Abbası, Ayoub Habraouı, Aziz Meliani, Bayram Kuş, Bekir Develi, Bekir Turunç, Berat Arıkan, Burçin Günay, Bülent Çebi, Davut Daşkıran, Emrah Atiş, Enes Harman, Ercan Tokcan, Erdem Özveren, Ergün Akpınar, Ersin Çelik, Evie Rose Snedker, Evren Akan, Ewa Maria Jasıewıchz, Fatih Özsöz, Fethullah Badem, Fethullah Kirenci, Fikret Ayçin Kantoğlu, Frances Jane Cumigns, Haci Durak, Hakan Şimşek, Halil İbrahim Şehidoğlu, Halil Fırat Çanakçı, Hamza Baltacı, Hamza Bouzoıda, Hamza Yalçın, Hasan Şerefoğlu, Haşmet Yazıcı, Hatice İkbal Gürpınar, Houssem Eddine Rmadı, Hüsamettin Eyüpoğlu, Hüseyin Burak Baygın, Kasım Aktağ, Kıeran İsaac Fabıen Andrıeu, Lotfi Ben Salah Hajji, Margaret Ann Pacetta, Mehmet Atmaca, Mehmet Emin Aydın, Mehmet Sait Direkçi, Mesut Çakar, Metehan Sarı, Mohamed Mrad, Mohamed Vall Mohameden, Muhammed Emin Işık, Muhammed Mustafa Çakmakçı, Muhammed Salih Dallı, Muhammet Emin Yıldırım, Muhammet Fatih Sinan, Muhemmed Huzeyfe Küçükaytekin, Mustafa Şekerli, Müslüm Ziyalı, Necmettin Çalışkan, Noureddine Salouej, Onur Murat Kolğu, Osman Çetinkaya, Ömer Faruk Narlı, Rahim Mercan, Ramazan Duman, Sait Karahasan, Sarah Louise Wılkinson, Selma Silkin Ün, Semanur Sönmez Yaman, Semih Fener, Serhat Evin, Sinan Akılotu, Sjaad Hussain, Sümeyra Akdeniz, Sümeyye Sena Elmacıgil, Şamil Özkan, Tacettin Sarı, Taha Ovacı, Tevfik Aydin, Tevhit Yıldız, Turgay Turan, Umut Aslan, Yaşar Yavuz, Youns Ait Yassın, Youssef Ghalllal, Yunus Demir, Yusuf Işık, Zeynel Abidin Özkan, Zeynep Tekocak ve Zıed Jaballah "müşteki", İstanbul 2 Nolu Baro Başkanlığı ise "ihbar eden" sıfatıyla yer aldı.

İddianamede, Gazze'de uzun süredir devam eden silahlı çatışma ortamı, sivillere yönelen ağır ve sistematik saldırılar, sivil yerleşim alanlarının hedef alınması, kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere sivil nüfusun yaşam hakkını ortadan kaldıran uygulamalar, temel yaşam ihtiyaçlarına erişimin bilinçli ve süreklilik arz edecek şekilde engellenmesi, gıda, su, elektrik, yakıt ve sağlık hizmetlerine ulaşımın kısıtlanması, göçe zorlamak suretiyle sivil halkın insan onuruyla bağdaşmayan yaşam koşullarına mahkum edilmesi sebebiyle, uluslararası kamuoyunda bölgeye insani yardım ulaştırılmasına yönelik çeşitli sivil girişimlerin organize edildiği belirtildi.

Kamuoyunda "Sumud Filosu" olarak anılan deniz organizasyonunun da farklı ülke vatandaşlarının katılımıyla, İsrail'in Gazze'de sivillere karşı sürdürdüğü, mahiyeti ve sonuçları itibarıyla soykırım suçunu, insanlığa karşı suçları ve diğer uluslararası hukuk ihlallerini oluşturduğu değerlendirilen fiiller nedeniyle büyük bir insani yıkıma maruz bırakılan halka yardım ulaştırmak, bölgedeki ağır hak ihlallerine dikkati çekmek, devam eden sistematik yok etme, sindirme ve sivil yaşamı ortadan kaldırmaya yönelen uygulamalara karşı uluslararası vicdani tepkiyi görünür kılarak insan onurunun korunmasına yönelik sivil dayanışmayı somutlaştırma niteliği taşıdığı kaydedildi.

- "İSRAİL'İN BÖLGEDEKİ EYLEMLERİ YALNIZCA BİR GÜVENLİK UYGULAMASI OLARAK DEĞERLENDİRİLEMEZ" YORUMU

Gazze'de sivillere yönelik yaygın ve sistematik saldırılar, sivil yaşam araçlarının tahribi, insani yardımın engellenmesi, halkın açlığa, susuzluğa ve tedavisizliğe mahkum edilmesi, sivil nüfusun zorla yerinden edilmesi ve bir topluluğun fiziksel varlığını kısmen veya tamamen ortadan kaldırmaya elverişli yaşam şartlarının bilinçli şekilde oluşturulduğu aktarılan iddianamede, İsrail'in bölgede gerçekleştirdiği eylemlerin yalnızca bir güvenlik uygulaması olarak değerlendirilemeyecek nitelikte olduğu, uluslararası ceza hukuku bakımından soykırım ve insanlığa karşı suç teşkil eden fiillerle doğrudan bağlantılı olduğunun değerlendirildiği ifade edildi.

İddianamede, soruşturmaya konu olayda, aralarında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının da bulunduğu sivil kişilerin yer aldığı filonun, Doğu Akdeniz'de seyir halinde bulunduğu sırada İsrail güvenlik unsurlarınca durdurulduğu anımsatıldı. Gemide bulunan kişilerin rızaları dışında fiili hakimiyet altına alındıkları, bir kısmının zor kullanılarak gemiden indirildiği ve İsrail'e götürüldüğü, akabinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının sınır dışı edilerek 4, 7, 9 ve 10 Ekim 2025'te hava yolu ile Türkiye'ye geldikleri hatırlatıldı.

İsrail'in filoya yönelik müdahalesinin, gerçekleştiği yer ve koşullar itibarıyla yalnızca bir güvenlik uygulaması olarak değerlendirilemeyecek nitelikte olduğu belirtilen iddianamede, uluslararası sularda sivil gemilere yönelik müdahale iddiasıyla birlikte, gemilerde bulunan kişilerin rızaları hilafına özgürlüklerinden yoksun bırakılmaları ve başka bir ülkeye zorla nakledilmelerinin, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, seyahat özgürlüğü, kötü muamele yasağı ve insan onurunun korunması ilkeleri bakımından ciddi hukuki sonuçlar doğurabilecek mahiyette olduğu vurgulandı.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının bu süreçte maruz kaldıkları fiillerin Anayasa'da güvence altına alınan temel hak ve özgürlükler ile Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmeleri çerçevesinde değerlendirilmek durumunda bulunulduğu kaydedilen iddianamede, devletin vatandaşlarının temel haklarına yönelik hukuka aykırı müdahaleler karşısında etkili soruşturma yürütme ve gerekli adli mekanizmaları işletme yükümlülüğünün bulunduğuna işaret edildi.

İddianamede, uluslararası hukukta cezasızlıkla mücadele ve hukukun üstünlüğü ilkesi gereğince, temel hak ve özgürlükleri ihlal ettiği ileri sürülen fiillerin, failin sıfatına, olayın gerçekleştiği yere veya uluslararası boyutuna bakılmaksızın, soruşturma sürecine konu edilmesinin zorunlu olduğu belirtildi. Bu bağlamda, soruşturmaya konu eylemlerin hem bireysel ceza sorumluluğu hem de insan hakları hukuku bakımından doğurduğu sonuçların değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.

- İSRAİL DONANMASI UNSURLARINCA FİLOYA ULUSLARARASI SULARDA SALDIRI YAPILDI

İnsani yardım ulaştırmak amacıyla Küresel Sumud Filosu içerisinde yer alan aktivistlerin deniz ulaşım araçlarıyla Gazze'ye doğru yol aldıkları, Küresel Sumud Filosu'na İsrail donanması unsurlarınca uluslararası sularda saldırı gerçekleştirildiği vurgulanan iddianamede, "Gerçekleştirilen saldırı neticesinde alıkonulan mağdurlarla ilgili olarak Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesindeki düzenlemeler, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 15. maddesindeki yetki kuralları ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 12/13. Maddelerindeki görev kuralları çerçevesinde Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen soruşturma başlatıldı." ifadelerine yer verildi.

İddianamede, İsrail Devleti tarafından alıkonulan mağdurların hava yolu ile Türkiye'ye gönderildikleri, Türkiye'ye gelen mağdurların İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nda adli ve psikolojik muayenelerinin yapıldığı, düzenlenen adli muayene raporlarının savcılığa gönderildiği ve müşteki-mağdur sıfatıyla beyanlarına başvurulduğu aktarıldı. Yürütülen soruşturma işlemleri sırasında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve olayda cezai sorumluluğu bulunan şahısların tespiti amacıyla İstanbul İl Emniyet Müdürlüğüne ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığına müzekkereler yazıldığı kaydedildi.

- İSTANBUL 2 NO'LU BARO BAŞKANLIĞI SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

Mağdurların yaşanan süreçle alakalı avukatları aracılığıyla savcılığa birtakım dilekçeler verdiği anlatılan iddianamede, İstanbul 2 No'lu Baro Başkanlığının da 7 Kasım 2025'te savcılığa ihbar mahiyetinde suç duyurusunda bulunduğu bilgisi verildi.

Soruşturma kapsamında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının "müşteki" olarak alınan beyanlarında, insani amaçla filoya katıldıklarını, geminin uluslararası sularda seyir halinde bulunduğu sırada İsrail güvenlik unsurlarınca durdurulduğunu, rızaları dışında silahlı personel tarafından kontrol altına alındıklarını, özgürlüklerinin fiilen kısıtlandığını, zorla gemiden indirilerek bir kısım müştekilerin İsrail'e götürüldüklerini ve bir süre alıkonulduktan sonra sınır dışı edildiklerini söyledikleri aktarıldı.

Şüphelilerden şikayetçi olan müştekilerin, gemilerinin uluslararası sularda seyir halinde bulunduğu sırada silahlı askeri unsurlar tarafından durdurulduklarını, rızaları hilafına kontrol altına alındıklarını, fiziksel müdahaleye maruz kaldıklarını, bir kısmının yaralandığını, belirli süre özgürlüklerinden yoksun bırakıldıklarını, aşağılayıcı ve insan onurunu zedeleyici muameleye tabi tutulduklarını, gemide bulunan yardım malzemeleri ile ekipmanlara da el konulduğunu yönündeki beyanlarına da yer verildi.

İddianamede, toplanan deliller, müşteki anlatımları, açık kaynak görüntüleri ve ilgili kurum yazışmaları birlikte değerlendirildiğinde, gemiye müdahalede bulunan ve operasyonel süreci sevk ve idare eden şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri, eylem üzerinde birlikte hakimiyet kurdukları ve fiilleri müşterek faillik kapsamında soruşturmaya konu müdahalenin planlı, organize ve fiili hakimiyet tesis edilmek suretiyle gerçekleştirildiği belirtildi.

İddianamede, şüphelilerin İsrail devletinin çeşitli kademelerinde görev yaptıkları, planlı ve sistematik şekilde hem müşteki anlatımları hem dünya kamuoyunda yer verilen bilgiler ışığında birlikte hareket ettikleri, fikir ve eylem birliği içerisinde Sumud filosunda bulunan müşteki mağdurlara yönelik müşterek fail sıfatıyla, sivil nitelikteki gemilere silahlı ve organize biçimde müdahalede bulunmak suretiyle mağdurları rızaları dışında özgürlüklerinden yoksun kıldıkları anlatıldı.

Müdahale sırasında bazı müşteki mağdurların fiziksel bütünlüğünü ihlal ederek yaralanmalarına neden oldukları, eylemin silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirildiği vurgulanan iddianamede, şüphelilerin müşteki mağdurlara yönelik sistematik kötü muamele, aşağılayıcı ve insan onurunu zedeleyici davranışlarda bulundukları belirtildi.

İddianamede, şüphelilerin gemide bulunan ve müştekilerin zilyetliğinde bulunan insani yardım malzemelerine cebir ve silah kullanmak suretiyle el koydukları, malların müştekilere iade edilmediği, ayrıca elde edilen deliller ışığında şüphelilerin eylemlerinin, İsrail Devlet yetkililerinin Gazze'de sistematik olarak gerçekleştirdiği aktarıldı.

- ŞÜPHELİLER VE CEZA İSTEMLERİ

İddianamede, 35 şüphelinin "insanlığa karşı suçlar", "soykırım", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "eziyet", "mala zarar verme", "nitelikli yağma", "ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması" suçlarından ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet ve bin 102'şer yıl 9'ar aydan 4'er bin 596'şar yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen iddianamede, şu isimler "şüpheli" olarak yer aldı:

"İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Eski İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, İsrail Miras Bakanı Amichai Eliyahu, İsrail Kamu Güvenlik Bakanı İtamar Ben Gvir, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, İsrail Deniz Kuvvetleri Komutanı David Saar Salama, İsrail Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Arye Sharuz Sharuz Shalicar, İsrail Savunma Kuvvetleri Sözcülük Birimi Başkanı Daniile Hagari, İsrail Harekat Dairesi Başkanı Itzhak Cohen, İsrail 146. Tümen Komutanı (Subay) Beni Aharon, Eski Mossad Direktörü Yesi Cohen, İsrail Siyasetçisi - Eski Askeri Binbaşı - Siyonist Konseyi Üyesi Yigal Brand, Avukat - Siyasetçi - Knesset Üyesi Tally Gotli, Emekli İsrail Askeri (Albay) - Siyasetçi Ran Cohen, Emekli İsrail Askeri (Albay) Omer Barlev, İsrail Eski Askeri (Yarbay) - Jenix Teknoloji Firması Sahibi Tom Elgara, İsrail Emekli Askeri - Müzisyen Yehuda Vach, İsrailli Gazeteci - Savunma/Güvenlik Uzmanı Yoav Zaıtoun, İsrailli Kabalist-Haham Nir Ifergan, İsrail Sosyal Medya Fenomeni Sivan Amitai, Ghassan Alian, Ariek Kalnner, Guy Tankhilevich, Itay Yari, Moshe Trofi, Oded Edni, Omri Gu, Or Volochinsky, Sean Glass, Shalev Subai, Sharon Kori, Daniel Ella, Afek Moskovitch"