AA
Bakanlıktan, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıları hakkında yazılı açıklama yapıldı.
Açıklamada, "İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik gerçekleştirdiği saldırılar, ateşkesi açık biçimde ihlal etmektedir." ifadesine yer verildi.
Saldırılar sonucunda, sivillerin hayatını kaybettiği yönündeki haberlerden derin endişe duyulduğu belirtilen açıklamada, "Ateşkese tam riayet edilmesinin, kalıcı barış umudunun korunması ve bölgesel güvenliğin tesisi bakımından hayati önem taşıdığını bir kez daha vurguluyoruz. İsrail'e, ateşkese bağlı kalması ve barış ile istikrarı zedeleyen eylemlerden kaçınması yönündeki çağrımızı yineliyoruz." ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, Türkiye'nin Filistin halkıyla dayanışmasını sürdüreceği ve bölgede adil, kalıcı ve kapsamlı bir barışın sağlanmasına yönelik çabaları desteklemeye devam edeceği vurgulandı.
Çelik, NSosyal'deki hesabından yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze'ye saldırısının barış isteyen herkese dönük bir soykırım saldırısı olduğunu belirterek şunları kaydetti:
"İsrail, Gazze halkına olduğu gibi uluslararası hukuka ve barış isteyen herkese dönük soykırım siyaseti gütmektedir. İnsanlığı korumanın tek yolu bu soykırım şebekesinin uluslararası toplum tarafından fiilen durdurulması, yargılanması ve cezalandırılmasıdır."
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ateşkese rağmen İsrail ordusuna Gazze'ye şiddetli saldırılar düzenleme talimatı vermesiyle ilgili, "Bu karar, bölgedeki sivillerin güvenliğini hiçe sayan, diplomatik çözüm yollarını tahrip eden ve uluslararası toplumun barış çağrılarını alenen hiçe sayan bir politikanın ürünüdür." ifadesini kullandı.
Ala, NSosyal'deki hesabından yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun Gazze'de ateşkese rağmen İsrail ordusuna şiddetli saldırılar düzenleme talimatı vermesine tepki gösterdi.
Netanyahu'nun, Gazze'de süren ağır insani yıkıma rağmen ordusuna yeni saldırılar düzenleme talimatı vermesinin, barış çabalarına doğrudan bir saldırı niteliği taşıdığını belirten Ala, "Bu karar, bölgedeki sivillerin güvenliğini hiçe sayan, diplomatik çözüm yollarını tahrip eden ve uluslararası toplumun barış çağrılarını alenen hiçe sayan bir politikanın ürünüdür." değerlendirmesinde bulundu.
Efkan Ala, bu tür adımların, katliam odaklı bir zihniyetin yansıması olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Gazze'de yaşananlar, herhangi bir güvenlik gerekçesiyle açıklanamayacak ölçüde sistematik bir soykırıma dönüşmüştür. Artık İsrail'in diplomasiyi kullanarak uluslararası toplumu oyalamasına izin verilmemelidir. Uluslararası toplum, İsrail'in saldırgan politikalarını 'kınamakla' yetinmemeli, uluslararası hukuk mekanizmalarını işletmek, yaptırım süreçlerini devreye sokmak ve sivillerin korunması için bağlayıcı adımlar atmak zorundadır. Aksi takdirde bu sessizlik, işlenen ihlallere dolaylı bir onay anlamına gelecektir. Gazze'deki trajedi, politik hesapların ötesinde, insanlık vicdanının sınandığı bir eşiğe dönüşmüştür. Bu noktada susmak, suça ortak olmak demektir."
İletişim Başkanı Burhanettin Duran, soykırımcı İsrail'in Gazze saldırısına tepki gösterdi. Sosyal medya hesabından açıklamada bulunan Duran, şu ifadeleri kullandı;
"İsrail Meclisi'nin işgal altındaki Batı Şeria'yı ilhak etmeye yönelik sözde kararı ve hemen ardından Gazze'ye gerçekleştirilen son saldırı, İsrail yönetiminin barış gibi bir gündeminin olmadığını, aksine işgali ve soykırımı devam ettirme niyetinde olduğunu göstermektedir. Bu son saldırı İsrail'in bölgesel barış ve huzura bir tehdit olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Uluslararası toplum İsrail'in uyguladığı soykırım politikasını mahkum edecek kararlılığı sergilemelidir. Türkiye olarak, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde; mazlumun yanında, adaletin ve insanlığın sesi olarak Filistin davasını savunmaya, zulmün karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz."