'Sonuç Türk-Amerikan ilişkileri açısından iyi bir haber'

ABD merkezli Doğu-Batı Enstitüsü Direktörü William Parker III, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 24 Haziran seçimlerinde elde ettiği başarının Türk-Amerikan ilişkileri açısından olumlu bir gelişme olduğunu söyledi.

Washington merkezli Turkish Heritage Organization'ın (THO), Ulusal  Basın Klubü'nde düzenlediği panelde, Cumhurbaşkanlığı ve 27. Dönem  Milletvekilliği seçim sonuçlarının Türk-Amerikan ilişkilerine etkisi ele alındı.

Panelde, Parker'ın yanı sıra Atlantik Konseyi Türkiye Direktörü Defne  Sadıklar Arslan, Heritage Vakfı Uzmanı Luke Coffey ve Uluslararası  Cumhuriyetçiler Enstitüsü Avrupa Masası Direktörü Paul MacCarthy seçim  sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

 "Türk-Amerikan ilişkileri açısından iyi bir haber"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 24 Haziran seçimlerinde aldığı sonucun  Türk-Amerikan ilişkilerine etkisini değerlendiren Parker, "Bu sonucun,  Türk-Amerikan ilişkileri açısından iyi bir haber olduğunu düşünüyorum. Bu konuda  oldukça iyimserim." dedi.

  ABD Başkanı Donald Trump'ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı telefon arayarak  tebrik ettiğini hatırlatan Parker, görüşmede liderlerin ikili ilişkilerde ve  güvenlik alanında iş birliği yapma konusunda mutabık kalmalarının da bu bağlamda  iyimserliğini teyit ettiğini dile getirdi.

  Erdoğan'ın seçim zaferinin Suriye'deki Türk-Amerikan birlikteliğine  etkisine de değinen Parker, "Suriye özelinde ise, askeri olarak Türkiye ile ABD  arasında görmediğimiz ölçüde güçlü bir ilişki kurulacağını düşünüyorum." diye  konuştu.

"Kongre'nin Türkiye'ye F-35 uçaklarının verilmesini  engelleyebileceğini düşünmüyorum"

Panelde söz alan Heritage Vakfı Uzmanı Luke Coffey de seçim  sonuçlarının Türk-Amerikan ilişkilerinde "yeni bir başlangıca aracı olmasını"  beklediğini kaydetti.

Türkiye ile ABD arasındaki ikili ilişkilerin uzun bir geçmişe  dayandığına işaret eden Coffey, iki tarafın da yeni bir başlangıç için daha fazla  çaba göstermesi gerekeceğine vurgu yaptı.

ABD Kongresinin Türkiye'ye F-35 savaş uçağının verilmesini engellemeye  yönelik girişimleri üzerine de değerlendirme yapan Coffey, "Kongrenin Türkiye'ye  F-35 uçaklarının verilmesini engelleyebileceğini düşünmüyorum. Bu konu çok daha  karmaşık. Kongre'deki irade, istek ve görüş mevcut jeopolitik ve yasal  durumlardan oldukça farklı." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin F-35 programının ortağı ve uçağın geliştirilmesi için  programa milyonlarca dolar katkı yaptığını hatırlatan Coffey, iki ülke arasındaki  fikir ayrılıklarını "çoğu zaman somut sonuçları olmayan siyasi bir futbola"  benzetti.

Coffey, Kongredeki F-35 uçaklarının Türkiye'ye verilmesini engelleme  girişimlerini buna örnek gösterdi.

Uluslararası Cumhuriyetçiler Enstitüsü Avrupa Masası Direktörü Paul  MacCarthy de yaptığı konuşmada, Milliyetçi Hareket Partisi'nin seçimde yüzde  10'un üzerinde bir oy almasını beklemediklerini, buna karşın Meral Akşener ve İyi  Parti'nin ise bu denli düşük bir sonuç elde edeceğini tahmin etmediklerini  belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın seçim başarısının ABD ile Türkiye'nin mutabık  kaldığı Münbiç'te yol haritasına etkisine yönelik bir soruya yanıt veren  MacCarthy, "Erdoğan'ın tekrar seçilmesi bu anlaşma için iyi oldu, çünkü bir  anlamda devamlılık söz konusu olacak." dedi.

  Paneldeki konuşmacıların seçim sonuçlarının Türk-Amerikan ilişkilerini  güçlendireceğini ve Türkiye'de istikrarı artıracağını ifade etmesi de dikkati  çekti.

(AA)