Somali Tezkeresi meclisten geçti... TSK 1 yıl daha görev yapacak

TBMM Genel Kurulu'nda, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) deniz unsurlarının Aden Körfezi, Somali karasu ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde görev süresinin 10 Şubat'tan itibaren 1 yıl daha uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi kabul edildi.

AA

Tezkere üzerinde Yeni Yol Partisi grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Hasan Karal, her tezkerenin dönemin şartlarına, değişen jeopolitik risklere ve Türkiye'nin uzun vadeli stratejik çıkarlarına göre yeniden titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

"Elimizdeki metni 'evet' deyip geçilecek bir kağıt parçası olarak görmüyoruz." ifadesini kullanan Karal, tezkereyi Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki stratejisinin bir muhasebesi olarak ele aldıklarını söyledi.

Karal, Somali'nin geleceğinin dış müdahalelerle değil, Somali halkının kendi iradesiyle şekillenmesi gerektiğini belirterek, "Bu çerçevede donanmamızın bölgedeki varlığı, korsanla mücadele eden bir unsur olmanın yanı sıra aynı zamanda güçlü bir siyasi semboldür. Türkiye'nin askeri varlığı, bölgede taraf değil, istikrarın teminatı olarak algılanmalı, yeni kutuplaşmalara yol açmadan barışın korunmasına katkı sunmalıdır." dedi.

İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, Türkiye için Birleşmiş Milletler (BM) kararıyla yurt dışına asker göndermenin sadece insani ve uluslararası bir sorumluluk olmadığını, aynı zamanda dış politikada çok ciddi bir kaldıraç etkisi yaratma potansiyeli taşıdığını dile getirdi.

Bu adımların Türkiye'nin milli güvenlik kapasitesini geliştiren stratejik bir yatırım niteliğinde olduğunu kaydeden Ergun, "BM kararlarıyla yurt dışına asker göndermek, Cumhuriyetimizin geleneksel dış politikasıyla da uyumlu bir tutumdur. Bundan dolayı İYİ Parti olarak, görüşülmekte olan tezkereyi desteklediğimizin ve 'evet' oyu vereceğimizin bilinmesini isteriz." diye konuştu.

Ergun, İYİ Parti olarak Somali halkına insani yardım ve kalkınma desteği verilmesini değerli bulduklarını ancak bu politikanın Türkiye'nin ulusal çıkarlarının şeffaflığı ve geleneksel ilkelerin önüne geçirilmemesi gerektiğini düşündüklerini söyledi. Ergun'un konuşmasının ardından Genel Kurul'a ara verildi.

SINIR HATTINDA TERÖR ÖRGÜTÜ YPG/SDG YANDAŞLARININ TÜRK BAYRAĞINA SALDIRISI KINANDI

Aranın ardından TBMM Grup Başkanvekili Celal Adan, Mardin Nusaybin sınırında Türk milletinin birlik, merhamet ve şefkatine ihanet eden terör örgütünün yandaşlarının Türk bayrağını indirme girişiminde bulunduğunu bildirdi.

Adan, bu indirme iradesinin Türk milletinin birlik ve beraberliğine kast etmek isteyenlerin bir provokasyonu olduğunu belirterek, "Dünyanın neresine giderse gitsin, bunlar cezalandırılır, cezalandırılacaktır, biz de divan olarak kınıyoruz." dedi. Adan, konuya ilişkin grup başkanvekillerine söz verdi.

Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye'nin kutsal ortak değerlerini zedeleyecek herhangi bir fiilin kabul edilmesinin mümkün olmadığını vurgulayarak, "Faillerin adli olarak tespit edilip yargılanacağına ve hak ettikleri cezalara maruz kalacaklarına eminiz." ifadesini kullandı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, "Kim ki bayrağımıza yönelik bir ihanet içinde olursa, en sert ve güçlü şekliyle aziz Türk milletinden, onun temsilcilerinden karşılık bulacaktır. Devletin yetkili ve ilgili mercilerinden gereğinin yapılmasını ve parlamentoya bilgi verilmesini talep ediyorum." şeklinde konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, Türk bayrağına yapılan alçak saldırıyı lanetlediklerini kaydederek, "Bayrağa bakınca sadece kırmızı beyaz görmeyiz; Yemen'de susuz kalanları, Sarıkamış'ta donanları, Çanakkale'de bir hilal uğruna batan o gencecik güneşleri görürüz. O kırmızının tonu, herhangi bir boya küpünden değil, toprağa 'vatan sağ olsun' diyerek düşen yiğitlerin şah damarından gelir. Türk bayrağımızın indirilmesini kınıyor, gerekenin yapılacağını da sabırsızlıkla bekliyoruz." görüşlerini paylaştı.

DEM Parti Grup Başkanvekili Seza Temelli, konuya ilişkin parti sözcülerinin açıklama yaptığını belirterek, "Bunu kabul etmemiz ya da tasvip etmemiz mümkün değildir." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, olayı asla kabul etmediklerini ve en sert şekilde kınadıklarını ifade ederek, "Böyle bir olayın nasıl yapılabildiğine dönük olarak mutlaka araştırma yapılması gerekir. Bayrağımız, her bir ferdimizin sahip çıkacağı, sonuna kadar savunacağı, Cumhuriyetimizin birlik ve beraberliğini temsil eden en değerli varlığımızdır. Bu konuda ilgili ve yetkililerin görevlerini yapmasını bekliyoruz." diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Türk bayrağının kendileri için fevkalade kıymetli olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:

"Varlığımızın timsali olan fevkalade kıymetli, hayatımızı feda ettiğimiz bir anlam bütünlüğü, sadece bir nesne değil, aynı zamanda değer dünyamızı ifade eden bir anlam bütünlüğünün tamamının ifadesi, bizim kendimizi ifade etme şeklimiz. Bugün Genel Kurul'da da her bir arkadaşımızın, grubun aynı fikirde olmasının da çok anlamlı olduğunu düşünüyorum. Bayrak bizi birleştiren yegane bir unsur. Bu konuya dair soruşturma başlatıldı ve nerede, nasıl yapıldığına dair bu bilgiler, detaylar ortaya çıktığı zaman muhakkak ki Genel Kurul'da da paylaşılacaktır."

Saldırıya ilişkin konuşmaların ardından Cumhurbaşkanlığı tezkeresine ilişkin görüşmelere devam edildi.

MHP Samsun Milletvekili İlyas Topsakal, Aden Körfezi, Somali açıkları ve Arap Denizi'nde icra edilen görevin geçici bir dış angajman ya da uzak denizlerde sembolik bir varlık arayışı olmadığını, bu görevin yüzyıllar boyunca ticaret yollarını, deniz ulağını ve emniyeti, devlet aklının ayrılmaz bir parçası gören Türk tarihinin çağdaş şartlarda üstlendiği sorumluluk olduğunu söyledi.

Topsakal, Türk ordusunun bu bölgede bulunmasının yalnızca korsanlıkla ya da düzensiz tehditlerle mücadele anlamına gelmediğini belirterek, "Bu varlık, deniz ticaretinin güvenliğini, enerji arz hatlarının sürekliliğini ve milletimizin refahını doğrudan etkileyen küresel akışların istikrarını korumaya yöneliktir. Aynı zamanda Türkiye'nin Somali başta olmak üzere bölge halklarıyla kurduğu tarihsel, insani ve kurumsal bağlarının güvenlik zemininde tamamlanmasıdır." dedi.

Anlayışlarının güç gösterisi değil, istikrar üretme anlayışı olduğunu dile getiren Topsakal, "Bu sorumluluk bilinciyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin Aden Körfezi, Somali kara suları ve açıkları ile Arap Denizi ve mücavir bölgelerdeki görev süresinin bir yıl daha uzatılmasına ilişkin tezkereye Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak olumlu baktığımızı ifade ediyoruz." ifadelerini kullandı.

DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, tezkerenin girişinde "Deniz haydutluğuna karşı mücadele, deniz terörizmiyle mücadele" ifadelerinin bulunduğunu belirterek, "Bu 'terörizm' tanımı öyle bir hale geldi ki istediğiniz gibi her yere sündürüyorsunuz, kendinize göre bir terörist uyduruyorsunuz, sonra 'terörizmle mücadele' adı altında kendi egemenlik sahanızı sürekli artırmaya, emperyal politikalarla coğrafyalara müdahale etmeye çalışıyorsunuz." şeklinde konuştu.

AK Parti Kayseri Milletvekili ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Genel Kurul'a tezkereyle ilgili bilgilendirme yaptı.

Akar, Türk bayrağına yapılan saldırıya yönelik, "Bayrağımıza uzatılan eller ya kırılmıştır ya da kırılacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın." ifadesini kullandı.

"TÜRKİYE'NİN SOMALİ'DE OLMASI, TÜRKİYE'YE YÖNELİK KUŞATMA PLANLARINI DA BOZMAKTADIR"

"Terörsüz Türkiye"nin Türkiye'de, terörsüz bölgenin de Suriye'de gerçekleşeceğini ifade eden Akar, şöyle konuştu:

"Yapılması gereken ne varsa Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Devlet Bahçeli yaptılar, yapmaya devam ediyorlar. Terörsüz büyük ve güçlü Türkiye'nin inşası ve ihyası için yapılması gereken ne varsa elimizden gelen her türlü gayreti gösterdik, göstereceğiz ve inşallah başaracağız. Bu konuda yabancıların da ilgili olduğunu görüyoruz. Komisyonda yaptığımız görev sırasında Fransa'daki bazı milletvekilleri ve senatörlerin 'Terörsüz Türkiye gerçekleşecek mi?' sorusuna cevabımız; 'Evet, gerçekleşecek; siz karışmazsanız, siz desteklemezseniz Terörsüz Türkiye gerçekleşecek.' diye ifade ettik. Terörün bize verdiği çok büyük zararlar var. Bazı zorunlu harcamaların hesabı yapıldığında kabaca 2 trilyon dolardan bahsediliyor. Dolayısıyla bu 2 trilyon dolarla neler yapılmazdı?"

Türkiye'nin Somali'deki varlığının sömürgeci güçlere karşı tarihi bir meydan okuma olduğunu vurgulayan Akar, şunları dile getirdi:

"Türkiye'nin Somali'de olması, bazılarının Türkiye'ye yönelik kuşatma planlarını da bozmaktadır. Somali'de içinde savaş gemilerimizin de olduğu askeri varlığımız, tıpkı Libya'da ve Azerbaycan'da olduğu gibi dost ve kardeş bir ülkenin haklı davasının desteklenmesidir. Mavi vatan doktrinimiz bu anlayışla şekillenmektedir. Mavi vatan, birilerinin söylediği gibi masal değil, destandır, destan olmaya devam edecektir." dedi.

Hulusi Akar, "Bu tezkereye vereceğiniz olumlu oyların devletimizin bekası ve bölgesel istikrarı açısından hayati öneme haiz olduğunu dikkat ve takdirlerinize sunuyorum." şeklinde konuştu.

Görüşmelerin ardından yapılan oylamada, TSK deniz unsurlarının Aden Körfezi, Somali karasu ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde görev süresinin 10 Şubat'tan itibaren 1 yıl daha uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi kabul edildi.