SONER KAN
15 Temmuz'daki 'kanla darbe girişimi'nde cuntacılar, en ağır saldırıyı Ankara'nın Gölbaşı ilçesinde yer alan; Özel Harekat Daire Başkanlığı ve Polis Havacılık Daire Başkanlığı'na gerçekleştirdi. Kalkışmanın olduğu noktalara operasyon hazırlığı yapan özel tim, F-16'larca hedef alındı; ortalık savaş alanına döndü. 51 vatan evladı, ardı ardına şehit düştü. En üzücü hayat hikayelerinden biri de buradan geldi.
HİÇ AYRILMADILAR
O hain geceden 27 yıl önce; Sanem ve Hacı Ali Oruç'un ikizleri olarak dünyaya gelen Ahmet ve Mehmet Oruç, polis okulu hariç aynı okul ve sınıflarda eğitim gördü. Nikahlarını da aynı gün yapsalar da maddi imkansızlıklar nedeniyle düğünlerini 6 ay arayla yapmak zorunda kaldılar. Henüz 3 yıllık polistiler ve Adana Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde yine birlikte çalışıyorlardı.
EVLADINI GÖREMEDİ
Ahmet ve Mehmet Oruç, 'geçici görev' ile gittikleri Ankara'da; helikopter pilotu olmak üzere 8 aylık zorlu bir eğitimi de başarıyla tamamlamış, yeni görev yerleri Şırnak'a gitmek için hazırlık yapıyorlardı. İkizlerin ağabeyi Mustafa Oruç da Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nda 'uzman çavuş' olarak görev yapıyordu. Ahmet Oruç şehit düştüğünde eşi Emine Oruç, henüz 7 aylık hamileydi. Evladını göremeden, vatan toprağına verildi Ahmet Oruç.
KADERDE YAZILINCA...
Şehit ikizlerle ilgili bir başka yürek yakan detayı da baba Hacı Ali Oruç, AKŞAM'a anlattı: "Yeni bir görev için Şırnak'a gideceklerdi, ancak helikopterdeki arızalı nedeniyle bir haftadır Ankara'da bekliyorlardı. O hain gecede Ankara'da değil de Şırnak'ta olmaları gerekiyordu. Yedek parçanın gelmesi uzayınca Başkent'te kaldılar. Arıza giderilmeyince de uçakla Şırnak'a gideceklerdi. Kaderlerine yazılmış bir kere, önüne geçemiyorsunuz."
GURUR DUYUYORUZ
"Her 15 Temmuz'da olduğu gibi bu yıl da acımız daha da katmerlerdi. Sanki o günü, tekrar yaşıyoruz. Üzücü ama bir yandan da gurur duyuyoruz. Çünkü yüce rabbim, evlatlarımı cennetine kabul ederken, bana 'şehit babası' olmayı nasip etti. Acısı da büyük, makamı da büyük bunun. Rabbim, onları bize emanet vermişti ve emanetini geri aldı. Kolay değil ama yapacak bir şey de yok. Takdir-i ilahı. Kaderde ne yazarsa o."
ARTIK BİRER POLİSSİNİZ
"O gün telefonla tayin durumlarını konuştuk. Ahmet Van'a; Mehmet de Ankara'da Esenboğa Havalimanı'na tayin bekliyordu. Onlara; artık baba ocağında değilsiniz, birer polis memurusunuz. Türkiye'nin her yeri bizim. Size nerede görev verilirse oraya gidip, görevinizi en iyi şekilde yapacaksınız' dedim."
AYRILMAK İSTEMEDİLER
"Ahmet ve Mehmet, ikiz oldukları için hiç ayrılmak istemiyorlardı. Nasıl birlikte dünyaya geldiyseler, yine birlikte; aynı şehirde görev yapmak istiyorlardı. Rabbim, onları yine ayırmadı. Birlikte şahadete de birlikte gittiler. Ahmet ve Mehmet, aynı gün doğup, yine aynı gün nikahlarını kıydılar. Aynı gün düğünlerini yapmak istiyorlardı ama imkanlar el vermediği için 6 ay arayla düğünleri oldu. Kısmet değilmiş."
Hacı Ali Oruç, "Şu an karşımda olsaydılar; onlara sıkı sıkıya sarılıp, doya doya öpüp koklardım yavrularımı" dedi.
MEĞER HEPSİ HAİNMİŞ
"O karanlık gecede kendi vatandaşımız sandıklarımız, meğerse hepsi hainmiş. Bu vatanın evlatlarına, bu vatanın toprağına, bu vatanın imkan ve olanaklarını kullanıp, yine bu vatana ihanet ettiler. Bu milletin tankını, tüfeğini, uçağını yine bu millete karşı kullandılar. Biz, millet olarak bunu asla ama asla unutmayacağız. Biz bunların hiçbirini hak etmiyoruz. Onları yüce Rabbime havale ediyorum."