AA
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın yedinci duruşması sanık savunmalarının alınmasıyla sürüyor.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, sanık avukatlarının duruşma planını sorması üzerine Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, duruşmaların pazartesi, salı, çarşamba ve perşembe günleri saat 10.00'da başlayıp 21.00-22.00'a kadar süreceğini bildirdi.
Duruşmada daha sonra İBB iştiraklerinden Ağaç AŞ Genel Müdürü tutuklu sanık Ali Sukas'ın özel kalemi Murat Or'un savunması alındı.
Sanık Or, kimya mühendisi olduğunu ve 2012 yılında Ağaç AŞ'nin peyzaj laboratuvarında çalışmaya başladığını, 2017 yılında dönemin İBB Başkanı Kadir Topbaş'a laboratuvarı ziyaretinde sunum yaptığını, akabinde dönemin Ağaç AŞ Genel Müdürü tarafından özel kalem olarak görevlendirildiğini söyledi.
Ali Sukas'ın 2019 seçimleri sonrasında genel müdür olduğunu aktaran Or, "Kendisiyle daha önce hiç tanışıklığım yoktu. Sınırlarımı ve üstlerime nasıl davranmam gerektiğini bilirim. Kendi alanım dışındaki hiçbir konuya burnumu sokmam, merak dahi etmem. Disiplinli ve dürüst olmam nedeniyle Ali Bey benimle çalışmaya devam etti." dedi.
Or, rüşvet konusunda adının yer almasından üzüntü duyduğunu ifade ederek, "Eşimle İslami hassasiyetimizden dolayı 1 lira dahi faize bulaşmadık. Kimseden Ali Sukas adına para talep etmedim, kimseden de para almadım. Görev sürecimde kurumda israf yapılmaması noktasında elimden geleni yaptım. Gizli tanıkların ve sanıkların üzerime attıkları iftiralarla ilgili iddia makamının da belirttiği gibi somut bir delil yoktur. Mal varlığımda bir artış yoktur. Faizsiz bir gayrimenkul sisteminden mal sahibi oldum, aylık 60 bin küsur lira taksitlerini şu an eşim ödüyor. Böyle bir sürecin içinde olsam kendime hiç mi menfaat sağlamam?" şeklinde savunma yaptı.
Sanık Sukas'ın müsait olmadığı zamanlarda ziyaretçilerini kendisinin misafir ettiğini anlatan Or, şunları kaydetti:
"Ziyaretçiler bazen numuneler bazen de kapalı paketler getirirdi. Getirdikleri ürünleri herkesin görebileceği yere bırakır, daha sonra Ali Bey'e teslim ederdim. İçinde ne olduğunu merak etmez ve açmazdım. Odamın kapısı her zaman açıktır. Para alışverişi gerçekleşecek olsa makam odasının girişinde herkesin görebileceği yerde mi yapılır? Sanıklar ve tanıkların, cezaevinden çıkmak veya hiç girmemek adına adımı kullandıklarını düşünüyorum. Hiçbir suça tanık olmadığım gibi sanık da olmamam gerektiğini düşünüyorum. Ali Sukas'a herhangi birinin para verdiğini görmedim. İfademde sorular üzerine bazı değerlendirmelerim olmuştur. Hakkımdaki iddiaları kolluk kuvvetlerinin soruları üzerine öğrendim."
Sanık Or, 2024 yılı ramazan ayında Ali Sukas'ın kendisine bir paket verip, bunu İSTAÇ Genel Müdürü, tutuksuz sanık Ziya Gökmen Togay'a teslim etmesini söylediğini aktararak, "Ramazan ayında insanlara yardım kartları verildiğini duymuştum. O poşeti elleyince içinde kartlar olduğunu anladım, o nedenle ifademde poşettekilerin kart olduğunu düşündüğümü söyledim." dedi.
Sanıklar Ali İhsan Mengir, Yücel Mengir ve Dinçer Kantar'ın ifadelerinde ağız birliği yaparak kendisine 500 bin TL para bıraktıklarını söylediklerini, bu durumun gerçeği yansıtmadığını iddia eden Or, "Bana, Ali Sukas'a verilmek üzere para teslim edilmediğini defalarca söyledim. Ali Sukas'tan bu yönde bir talimat almadım, kimseden de para almadım." savunmasını yaptı.
Sanık Or, savunmasında şunları söyledi:
"Randevulu veya randevusuz gelen her kişiyi bina girişindeki güvenlik haber verdiği için bilirim ama ne için geldiklerini bilemem. Gelenlere 'Ne getirdin, ne götürdün?' diye sormam. Dolayısıyla sanık Adem Yavuz'un 'Murat Or, beni elimde poşetle görünce içeride Ali Sukas'ın misafirinin olduğunu, konuyu bildiğini, parayı kendisine bırakabileceğimi söyledi.' ifadesi doğru değildir. Sanık Yavuz kendi menfaatine bir iş olmamışsa kin besleyen ve buna göre hareket eden biridir. Sürekli gelip randevu isterdi, her zaman bunu yapamadığım için bile bana kin beslerdi. Üzerime atılan bu iftiraları kabul etmiyorum, tahliye ve beraatimi istiyorum."
Or'un, savcılıkta verdiği ifadelerinin bazı bölümlerinin tutanağa farklı geçirildiğini iddia etmesi üzerine mahkeme başkanı, "İfadenizi verdikten sonra imzalamadan önce okumadınız mı?" diye sordu. Or, ilk kez ifade verdiği için olayın heyecanından bunu fark etmediğini söyledi.
Mahkeme başkanı Selçuk Aylan, ara vermeden önce, duruşmanın başında tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun, sanık yakınlarının duruşmaya alınması ve basın mensuplarının yerinin değiştirilmesine ilişkin talepleriyle ilgili konuştu.
Dışarıda bir tedbir uygulamadıklarını belirten Aylan, jandarmaya talimat verdiklerini, salonda yer olduğu takdirde sanık yakınlarının içeri alınacağını söyleyerek, "Medya konusunda arkadaşlar da sürekli görüşme talebinde bulunuyorlar. Haber yazacakları masa sağladık. Ses konusunda da gerekli desteği sağlayacağız. Yabancı temsilcilerle ilgili de her gün değerlendiriyoruz. Gelen talep olursa değerlendiririz." ifadelerini kullandı.
Bunun üzerine diğer sanık yakınlarının da salondaki seyirci alanında bulunan boş koltuklara oturtulması sağlandı.
Daha sonra duruşmaya öğle arası verildi.