Türkiye S-400 kullanan ilk NATO üyesi ülke olacak. Peki ABD niye S-400 almamızı istemiyor, Yunanistan ve Ermenistan ile ilgili detay ne, füzelerin menzili ne kadar özellikleri neler? İşte S-400'ler hakkında bilmeniz gerekenler; Şu anda elinde S-400 füze savunma sistemi olan NATO üyesi bulunmuyor. Ancak Yunanistan'ın elinde bir önceki versiyonu olan yine Rus yapımı S-300 füzeleri var. Yunanistan, bu füzeleri NATO üyesi olmayan Güney Kıbrıs'tan satın aldı.
S400 ÖZELLİKLERİ
S-400 HSS'nin 9IN6E radar menzili 600 km, 40N6 füze azami menzil 400 km irtifa 30 km'dir. S-400 füze sisteminde komuta merkezi aynı anda 6 bataryaya komut verebiliyor ve her batarya 12 fırlatma aracına komuta eden bir 96L6 radara sahip. Bu radarlar hayalet uçak olarak tabir edilen hedefleri izleme ve bu hedeflere kilitlenme yeteneğine sahiptir. S-400'ün önemli özelliklerine gelecek olursak S-300'e daha fazla hedefi aynı anda takip edebiliyor. Ayrıca S-400 gelişmiş elektronik karşı tedbirlere sahiptir. S-400'de kullanılan radarlar hayalet uçak olarak tabir ettiğimiz hedefleri dahi takip edebilme yeteneğine sahiptir. S-400 füzeleri için şu ana kadar pek çok devlet ilgi göstermiş fakat yabancı bir ülkeye satış gerçekleşmemiştir. Şu anda elinde S-400 füze savunma sistemi olan NATO üyesi bulunmuyor. Ancak Yunanistan'ın elinde bir önceki versiyonu olan yine Rus yapımı S-300 füzeleri var. Yunanistan, bu füzeleri NATO üyesi olmayan Güney Kıbrıs'tan satın aldı.
:S-400 sistemi ilk olarak 2007 yılında başkent Moskova'nın savunulmasında kullanılmak üzere devreye alındı. Ancak daha sonra, özellikle Rusya'nın uyguladığı dış politikaya paralel olarak, bazı kritik noktalarda da konuşlandırıldı. Bunların başında Suriye'nin Tartus kentinde bulunan Rus hava üssü geliyor. Rusya, 2015 yılında hem kendi hem de Suriye hükümetine ait donanma ve hava unsurlarını korumak amacıyla S-400 savunma sistemi yerleştirdi.
Moskova yönetimi, Kasım 2016'da Baltık Denizi kıyısında Rusya'ya ait olan ancak anakarayla bağlantısı bulunmayan Kaliningrad'a füze savunma sistemi ve İskender füzeleri konuşlandırdı. O dönem, ABD bu kararı, "Avrupa'yı istikrarsızlaştırmaya dönük bir adım" olarak eleştirdi. Rusya'nın ayrıca Ukrayna'dan ilhak ettiği Kırım'da da S-400 savunma sistemi bulunuyor.
Hangi ülkelerde S-400 füzeleri var
Son dönemde Rusya, çeşitli ülkelerle bu füze savunma sistemini satmak üzere anlaşmalar da yapmaya başladı. Rusya, 2015 yılında Çin'e altı tabur, 2016'da da Hindistan'a 6 milyar dolar karşılığında beş tabur satılması konusunda anlaşma imzalandı. Bir tabur, sekiz fırlatıcıdan oluşuyor.
Türkiye neden S400 istiyor
Türkiye, uzun bir zamandır kendisine ait bir hava savunma sistemi kurmak istiyor. Bunun için de daha önce çeşitli girişimlerde bulundu. İlk olarak, 2015 yılında uzun menzilli füze savunma sistemi satın almak için bir ihale açtı. İhaleyi, 3,4 milyar dolar ile Çinli bir şirket kazandı ve şirket aynı zamanda Türkiye'ye teknoloji transfer etmeyi de kabul etti. Ancak, o dönemde ABD ve NATO'nun tepki gösterdiği bu ihale daha sonra iptal edildi. İhalenin iptal edilmesinin ardından Türkiye, farklı ülkelerle füze savunma sistemi için görüşmeler yapmaya başladı.
NATO ve ABD Türkiye'nin S-400 almasını niye istemiyor?
ABD ve diğer başka NATO üyeleri, bu anlaşmaya iki açıdan karşı çıkıyor. İlk olarak askeri açıdan, bu sistemin NATO sistemleriyle uyumlu olmayacağı ve bunun da pratikte bazı sıkıntıları beraberinde getirebileceği uyarıları yapıyor. Yapılan itirazın ikinci nedenini ise siyasi gerekçeler oluşturuyor. Bu alımın tamamlanması halinde bunun Türkiye'nin NATO ile ilişkilerini yeniden tanımlamak adına attığı bir adım olarak yorumlanabileceği de belirtiliyor. ABD Savunma Bakanlığı'ndan Ağustos ayında yapılan açıklamada, bu anlaşmadan "endişe duyulduğu" ve NATO müttefiklerinin ittifakı daha ileriye götürecek şeylere yatırım yapmasının beklendiği ifade edilmişti.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, Rusya ve Türkiye arasındaki S-400 füze savunma sistemi anlaşmasını değerlendirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, Türkiye ve Rusya arasındaki S-400 füze savunma sistemi alımı görüşmelerine ilişkin, "NATO üyesi ülkelerin NATO sistemleriyle uyumlu askeri malzeme kullanmaları önemli." dedi. Sözcü Nauert, günlük basın toplantısında bir soru üzerine Türkiye ile Rusya arasındaki S-400 savunma sistemi görüşmeleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Nauert, "NATO üyesi ülkelerin NATO sistemleriyle uyumlu askeri malzeme kullanmaları önemli. Rusya sistemi, eğer Türkiye bahsedildiği gibi S-400'leri alırsa bu standartlara uymaz ve bu bizim için kaygı verici bir durum." diye konuştu.
S-400 Türkiye'nin caydırıcı gücünü artıracak
Savunma Sanayisi Araştırmacısı Turan Oguz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bugüne kadar çok sık tekrarlanan etkileri bir kenara bırakıldığında, S-400 Triumph nihai satış sözleşmesinin imzalanması ve tedariğinin gerçekleşmesi durumunda, ülke savunmasına bir dizi önemli katkı yapacağını söyledi.
Alınacak sistem sayısına da bağlı olmak üzere Türkiye'nin ilk defa, hem de büyük bir alanda, modern bir uzun menzilli ve yüksek irtifa savunması kabiliyeti kazanacağını vurgulayan Oguz, "Ayrıca ilk defa balistik füze engelleme kabiliyetine kavuşmuş olacağız. Üretici firma, kataloglarında MRBM'ye (1000-3 bin 500 kilometre menzilli balistik füzelere) karşı etkili olduğunu yazsa da bugüne kadar bunu destekleyen hiçbir test sonucunu güvenilir bir biçimde açıklayamadığı için muhtemelen SRBM'ye (1000 kilometreye kadar menzilli balistik füzelere) karşı etkili olabileceği değerlendirilmekte. Ancak sistemi NATO radar ağına dahil edemememiz durumunda bu kabiliyetin kazanımı da sıkıntılı görülmekte." görüşünü dile getirdi.
Türkiye'nin S-400 tercihine yönelik olarak ABD'li yetkililerin son günlerde yaptığı değerlendirmeleri anımsatan Oguz, şunları kaydetti:
"Öncelikle S-400 için bugüne kadar gelen itirazlar Çin FD-2000 hava savunma sistemini seçtiğimizi açıkladığımızda yükselen itirazlardan daha az. Bu biraz da ileride çok sayıda konuşlandırılacak asıl sistem olan milli Hisar füze ve hava savunma sistemimizi Fransız-İtalyan ortak girişim şirketi EUROSAM ile birlikte geliştireceğimizi açıklamamızdan ama nihai imza aşamasından sonra yine güçlü itirazlar gelebileceğini değerlendiriyorum. Burada da asıl sebep teknik değil, artık bize biçilen rolden farklı davranmamız olacaktır.
Bizim tarafımızdan bakılınca, her ne kadar onların endişe ettiği gibi S-400 sistem alımı NATO ile zıtlaşma veya ani bir çıkış anlamına gelmese de önce kendi istediğimiz sistemleri kurarak askeri kanatta çok etkili durumdaki mutlak NATO bağımlılığından kurtulmayı, ileride NATO’dan çıkmayı tercih edersek de en azından askeri açıdan imkansız olmamasını sağlamayı hedeflemekteyiz. Sonuç olarak entegrasyon problemleri ve balistik füze engelleme yönündeki eksiklerine rağmen, S-400, uzun menzilli bir hava savunma sistemi olarak tatmin edici olacaktır. Alınmasının avantajlarının dezavantajlarından ağır bastığını değerlendirmekteyim."
Türkiye'nin acil ihtiyacı
Savunma Politikaları Araştırmacısı Arda Mevlütoğlu da Türkiye’nin uzun menzilli hava savunma sistemi ihtiyacının somut olarak 1991 Körfez Savaşı ile birlikte gündeme geldiğini söyledi.
Mevlütoğlu, o zamana kadar Türkiye’nin stratejik hava savunmasının esas olarak Sovyet ağır bombardıman uçaklarına karşı, NATO yardımı kapsamında alınmış Nike Hercules füzeleri ve savaş uçakları ile şekillendirildiğini ifade ederek, ancak Irak’ın komşularına attığı SCUD’lar ile birlikte, balistik füzelerin öncelikli tehdit olarak öne çıktığını belirtti. Ne var ki bu ihtiyacı gidermek için çeşitli kereler başlatılan girişimlerin bir türlü sonuçlandırılmadığını dile getiren Mevlütoğlu, en son 2006'da başlatılan ihale sürecinde 2013'te Çin sisteminin seçildiğini anımsattı.
Daha etkili savunma, milli çözümden geçiyor
Mevlütoğlu, Türkiye'nin daha önce çeşitli kereler S-400 sisteminin NATO hava savunma ağına dahil edilmeyeceğini açıkladığını belirterek, "Türkiye’nin mevcut hava savunma sistemi, tamamen NATO’nun ağına entegre bir şekilde çalışıyor. Bu sisteme her türlü hava savunma silah ve radar sistemi ile komuta kontrol merkezleri dahil. Eğer S-400 bu ağa bağlanmayacaksa, münferiden çalışacağı için etkinliği ve hedef tespit, teşhis, önleme menzilleri nispeten kısıtlı olacaktır. Ancak bu hali ile bile ciddi bir caydırıcılığı olacağı söylenebilir. Ancak özellikle seyir füzeleri ve balistik füzelere karşı etkili bir savunma için milli hava savunma sistemi sistemlerinin olgunlaşmasını beklememiz gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.