1
Kocaeli'de 2008 yılında Meryem Tahnal ve küçük kızı Melike Tahnal’ın kaybolması ile ilgili takipsizlik kararıyla kapatılan dosyanın tekrar açılmasıyla Körfez ilçesi Tütünçiftlik sahilindeki alanda kadavra köpekleriyle ceset arama çalışmaları yapıldı. Olayla ilgili süren soruşturmada kayıp Meryem Tahnal’ın babası Harun Palu, annesi Havva Palu, ağabeyi İsa Palu, kardeşleri Fatih Palu ve Ayşe Palu polis tarafından gözaltına alınırken, Palu ailesinin eniştesi Tuncer Ustael ve eşi Emine Ustael ise yaşanan olayla ilgili İstanbul’da katıldıkları bir televizyon programında canlı yayındayken gözaltına alındı. Adliyede işlemleri tamamlanan 7 kişiden baba Harun Palu mahkemece serbest bırakılırken, diğer 6 kişi ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. 6 şüpheli, haklarında açılan davanın duruşması için geniş güvenlik önlemleri arasında Kocaeli Adliyesine getirildi.
"TASARLAYARAK CANAVARCA HİSLE, EZİYET ÇEKTİREREK ÖLDÜRMEK"
6 KİŞİLİK PALU AİLESİ HAKİM KARŞISINDA
"MERYEM TANHAL'I BİZ ÖLDÜRMEDİK"
ÖLDÜRÜLEN KADININ ANNESİNİN SAVUNMASI KAN DONDURDU
"TUNCER, BİZİ CİNLER ÜZERİNDEN KORKUTTU"
Yaptığı savunmasında kızını kendisinin öldürmediğini belirtip, “Kızım benim göz ağrım. Ben 65 yaşındayım. Hacca da gittim. Allah’ın 99 adı üzerine yemin ediyorum, burada herkesin önünde doğruları söyleyeceğim” diyerek başlayan Havva Palu, “Kızım belli sebeplerden dolayı eşinden ayrılarak eve döndü. Eşim daha sonra Meryem’in kocasını öldürdüğü iddiası sebebi ile tutuklandı. Tuncer de bizi cinlerin sardığını ve bizi onlardan koruyacağını belirterek Körfez’deki yaşadığımız eve geldi. Bizi cinler üzerinden korkuttu. Bizden maaş kartlarımızı aldı. Maaşları ve aldığımız kira paralarını ona veriyorduk. Bu dönemde Tuncer cin çıkartma bahanesi ile evi sirke suyu ile yıkayıp duvarların sıvasını döktü. Daha sonra bunlardan korkarak Tuncer’in İstanbul’daki evine taşındık. Ben kimseyi görmedim ama bu evde sürekli gelen çeşitli sesler duyuyorduk. Benim biriktirdiğim maaşla Tuncer bir araba aldı” diye konuştu.
"TUNCER MERYEM'İ HASTALANMADAN BİRKAÇ GÜN ÖNCE DE DÖVMÜŞTÜ"
Ölen kızının ailesinden kaçmak ve cinlerden korunmak için Tuncer’in istediği ile arabada yaşamaya başladıklarını söyleyen Havva Pulu, “2008 yılının Ağustos ayında arabada yaşamaya başladık. Tuncer sürekli olarak Meryem’i eşinin ailesine yerlerini söylediğini belirterek dövüyordu. Tuncer bu sürede kızıma az yemek veriyordu. Açlık ve soğuğun etkisiyle kızım hastalanarak bitkisel hayata girdi. Bir taraftan kızımın eşinin ailesinin korkusundan diğer yandan da Tuncer’in korkusu vardı bizim üzerimizde. Olay akşamı kızım hasta olduğunu ve arabada yaşadığımız çayırlık alanda uyuyacağını söyledi. Battaniye serip çayırlık alanda yattı. Sonra uğultular duyduk. Çıktığımızda Meryem’i ölü olarak bulduk. Tuncer Meryem’i hastalanmadan birkaç gün önce de dövmüştü. Biz dövmemesini söylediğimizde ise, ‘Siz karışmayın yoksa cezalandırılırsınız, onun günahı varsa bana geçsin’ dedi” şeklinde konuştu.
"O AKŞAM TUNCER, İSA İLE BİRLİKTE GÖTÜRÜP GÖMDÜ"
Kızının öldüğünü fark ettiklerinde Tuncer’in durumu polise bildirmemeleri gerektiğini söyleyerek oğlu İsa Palu ile battaniyeye serip götürdüklerini iddia eden Havva Palu, “Öldükten sonra biz belediyeye haber verelim dedik. Tuncer, ‘Siz karışmayın, günahı bana. Yoksa sizi bırakırım. Ben sizi cinlerden koruyorum’ dedi. Sonra o akşam Tuncer İsa ile birlikte götürüp gömdü. Beni daha sonra gömdüklerini söyledikleri yere götürdüler” ifadelerini kullandı.
KIZININ ÖLMEDEN ÖNCE VÜCUDUNDA ÇOK SAYIDA MORLUKLAR OLDUĞUNU İDDİA ETTİ
Mahkeme heyetinin Tuncer Ustael’in Meryem Talhal’ın ölümüne neden olacak derecede şiddet uygulayıp uygulamadığı konusunda sorduğu soruya cevap veren Havva Palu, kızını ölmeden önce camide yıkadığında vücudunda çok sayıda morluklar olduğunu iddia etti. Olayda kızının ölümüne Tuncer Ustael’in uyguladığı şiddetin neden olabileceğini ifade eden Havva Palu, Tuncer Ustael’in 2011 yılında farklı bir suçtan tutuklanması sonrasında kızının cenazesinin ortaya çıkmasını istediği için karakola gittiğini iddia etti. Savunması sonunda Havva Palu son olarak, Tuncer ustael’in kızı Ayşe Melek’i aracına alarak gittiğini ve bekar olan kızına test yapılmasını talep etti.
"ÖLDÜĞÜNDE TUNCER'İN İSTEĞİ İLE KARAKOLA GİDİP KAYBOLDUĞUNU SÖYLEDİK"
Daha sonra, ölen ablasını eniştesi ile gömdüğü iddia edilen İsa Palu, “Annemin verdiği ifadeye katılıyorum. Her şey annemin anlattığı gibi oldu. Maktul gömülürken bende oradaydım. Üzerine toprak attım. Meryem kış ayarında dışarıda da yatıyordu. Biz arabada yatarken o dışarıda yatıyordu. Öldüğünde Tuncer’in isteği ile karakola gidip kaybolduğunu söyledik. Ben kardeşim Meryem’e hiç vurmadım. Sadece Tuncer kendisine vurmuştur. Aç bırakma iddiası doğrudur. Ölüm anında ben de oradaydım Ablamın ölüm anında ağzından köpük gelip gelmediğini hatırlamıyorum. En son ölmeden 2-3 gün önce Tuncer ablamı darp etmişti. Sırtına ve kafasına vuruyordu. İstanbul’da kaldığımız dönemden itibaren Tuncer ablamı hep darp etti. Ablamın belirli bir hastalığı yoktu. Sadece migren olduğunu biliyordum. Tuncer, Meryem’i ölmeden önce ayağından ağaca bağlamıştı. Sanık Tuncer evimize geldikten sonra gece ve gündüz karanlık şeyler görüyorduk. Ablamı gömerken kullandığımız kazma küreği bir nalburdan satın aldık. Ablam öldükten sonra da kredi kartını Tuncer kullanıyordu. Tuncer Meryem’i öldüreceğinden bize bahsetmedi, biz bilmiyorduk” dedi.
"ANNEM YALAN SÖYLÜYOR"
Tuncer Ustael’in eşi Emine Ustael ise savunmasında suçlamaları kabul etmeyerek, “Biz arabada yaşarken Meryem tuvalete gitmek için araçtan ayrıldı ve bir daha gelmedi. Sabaha kadar aradık, bulamadık. Ablamın kaybolması üzerine polise gittik. Ablamın eşim Tuncer tarafından darp edilip aç bırakıldığı ve öldürüldüğü iddiası gerçek dışıdır. Annem Havva, kardeşlerimden korktuğu için bu iddiaları söylüyor. Annem yalan söylüyor. Tuncer cezaevindeyken annem polise gitmedi, bu da onun yalan söylediğini gösterir” diye konuştu.
"ENİŞTEM SÜREKLİ ABLAMI DARP EDİYORDU"
Daha sonra savunma yapan Ayşe Palu, ise eniştesinin kendisini kandırarak cinsel istismarda bulunduğunu iddia ederek, “Ablam ölmeden önce çimenlikte oturuyordu. Yere yattı ve hareketsiz kaldı. Vücudunun çeşitli yerlerinde morluklar vardı. Ölmeden önce bitkin ve baygındı. Arabada 2-3 ay kaldık. Eniştem sürekli ablamı darp ediyordu. İstanbul’da kaldığımız dönemde de Tuncer ablam Meryem’i hep darp ediyordu. Eliyle yüzüne, kafasına ve sırtına vuruyordu. Aynı dönemde ablamı açta bırakıyordu 2-3 günde bir yemek veriyordu. Biz engel olmak istiyorduk ama Tuncer siz karışmayın diyordu. Ablam bir gece çimenlikte otururken birden öldü. Ölmeden önce de bitkin durumdaydı. Daha sonra Tuncer’in ısrarı ile ablamı gömdüler ve karakola gidip kayıp başvurusu yaptık. Meryem ölmeden önce benim karnım ağrıyordu. Tuncer cin çıkaracağım diyerek beni kandırdı ve cinsel ilişkiye girdi. Bizi sürekli korkutuyordu. O olmazsa cinlerin bize zarar vereceğini söylüyordu. Bu nedene Tuncer’in sözünden çıkamıyorduk” şeklinde konuştu.
"BENİM VE DİĞER YAKINLARIMIN HERHANGİ BİR DARP ETME OLAYI OLAMAMIŞTIR"
Duruşmada son olarak savunma yapan Fatih Palu, “Annem Havva, kardeşlerim İsa ve Ayşe’nin beyanlarına katılıyorum. Ablamı darp eden Tuncer Ustael’dir. Benim ve diğer yakınlarımın herhangi bir darp etme olayı olamamıştır. Tuncer Ustael ablam Meryem’i darp ediyordu ancak sıklığını hatırlamıyorum. Ben maktulün ağaca bağlandığını görmedim. Evin çatısından bazen sesler geldiği oluyordu. Tuncer bu anlarda bizi duaya kaldırılıp, çatından ve pencerelerden uzak durmamızı istiyordu. Ölümün ardından Tuncer oturduğumuz evi başkalarına sattı bundan bizim haberimiz sonra oldu. Evde kendi aramızda konuştuğumuzda bizi cezalandırıyordu. Tuncer cin çıkarmak için duvarları kazmamızı istedi. Biz de yaptık” savunmalarına yer verdi.
PALU AİLESİ KİM?
Kocaeli'de yaşayan Palu ailesi, birkaç hafta öncesine kadar fazla bilinmeyen bir aileydi.
Havva Palu, Aralık ayı sonunda oğulları İsa ve Fatih ile birlikte Müge Anlı ile Tatlı Sert programına başvurarak, kayıp kızı ile torununun bulunmasını istedi.
Meryem Tahnal, 2008 yılında; kızı Melike Tahnal da 2009 yılında kayboldu.
Anne Havva Palu, 2011 yılında polise verdiği ifadede, kızı Meryem Tahnal'ın cezalandırılmak amacıyla diğer kızı Emine'nin eşi Tuncer Ustael tarafından bir ağaca bağlandığını ve aç bırakıldığını, Meryem'in de bir süre sonra rahatsızlanarak öldüğünü anlattı.
Yine aynı ifadeye göre, Meryem Tahnal, erkek kardeşi İsa Palu ve eniştesi Tuncer Ustael tarafından Kocaeli'nin Tütünçiftlik bölgesinde bir yere gömüldü.
Anne Havva Palu, yine 2011 tarihli ifadesinde torunu Melike'ye ise "içine cin kaçtığı gerekçesiyle" yine Tuncer Ustael tarafından önce ispirto, sonra da sirke içirildiğini söyledi. İfadeye göre, Melike de kısa bir süre sonra hayatını kaybetti.
Havva Palu ifadesinde Melike'yi yıkadığını, beyaz bir çarşafa sardıktan sonra gömdüklerini de aktardı.
Bu ifade, ailenin diğer üyeleri tarafından da desteklenirken, konuyla ilgili emniyet ve savcılık tarafından soruşturma başlatıldı.
Ancak yargı süreci devam ederken, Palu ailesi ifadesini tamamen değiştirdi ve "tehdit altında" verdiğini söyledi.
İfadelerin geri çekilmesi ve o dönemde yapılan ceset arama çalışmalarının sonuç vermemesi nedeniyle soruşturma da sürüncemede kaldı.
(DHA)