Abdulaziz Kamilov - Konuk Yazar
Bir zamanlar Osmanlı saraylarında Semerkant ve Buhara'dan gelen elçiler, yabancı olarak değil, kardeş olarak, "dünya biliminin merkezi ve İslam medeniyetinin başlıca odaklarından birinin temsilcileri" sıfatıyla kabul edilirdi; çoğu zaman protokol sırasını dahi beklemeden huzura çıkarılırlardı.
Bugün, yüzyıllar sonra, bu eşsiz tarihî yakınlık başarıyla yeniden tesis edilmekte ve yeni boyutlar kazanmaktadır.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kişisel angajmanı ve siyasi iradesi sayesinde Özbekistan ile Türkiye arasındaki ilişkiler, sıradan işbirliği çerçevesini aşarak; ekonomik çıkarların sinerjisi, stratejik önceliklerin örtüşmesi ve derin tarihî-kültürel karşılıklı bağlılık temelinde yeni bir kapsamlı stratejik ortaklık modeline dönüşmüştür.
***Modern Özbek-Türk ilişkilerinin başarılı gelişiminin temel unsurlarından biri, Erdoğan'ın ileri görüşlülüğe ve uzun vadeli ortaklıklar inşa etme kabiliyetine dayanan geniş siyasi tecrübesidir.
Bugün Özbekistan ile Türkiye arasındaki ilişkiler, kararlı bir şekilde tam kapsamlı stratejik ortaklığa doğru evrilmektedir; bu ortaklık yalnızca iki ülke arasındaki etkileşim düzeyini yansıtmakla kalmayıp, aynı zamanda Ortadoğu ve Avrupa'dan Asya-Pasifik bölgesine kadar uzanan geniş bir coğrafyada yeni bir bölgesel mimarinin önemli bir unsurunu teşkil etmektedir.
***2017 yılından bu yana iki ülke liderleri arasında en az 8 karşılıklı ziyaret gerçekleştirilmiş, her biri somut işbirliği mekanizmalarının hayata geçirilmesi ve ortaklığın kurumsal temelini oluşturan anlaşmalarla sonuçlanmıştır.
En önemli kazanımlardan biri, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın desteğiyle kurulan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'dir.
2016-17 yıllarında karşılıklı ticaret hacmi 1–1,5 milyar dolar iken, 2024-25 döneminde yaklaşık 3 milyar dolara ulaşarak neredeyse iki kat artış göstermiştir. Bunun yakın vadede 5, orta vadede ise 10 milyar dolara çıkarılması yönünde iddialı ancak gerçekçi bir hedef belirlenmiştir.
Türkiye'nin Özbekistan ekonomisine yönlendirdiği yatırımların hacmi 3 milyar doları, Türk sermayeli işletmelerin sayısı 2 bini geçmiştir.
Yaklaşık 10 milyar dolar tutarında büyük ölçekli yatırım anlaşmaları, ortaklığın uzun vadeli özelliğini ortaya koymaktadır.
Ulaştırma bağlantılarının geliştirilmesi de Özbek-Türk ortaklığının en önemli yönlerinden biri haline gelmektedir. Küresel lojistik zincirlerin yeniden yapılandırıldığı günümüzde, Çin'i, Orta Asya'yı, Kafkasya'yı ve Avrupa'yı birbirine bağlayan Orta Koridor hattı giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Özbekistan ve Türkiye bu güzergâhın geliştirilmesinde doğal ortaklar olarak öne çıkmaktadır.
***Bu bağlamda, Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde son 20 yılda elde ettiği ve uluslararası kabul gören başarılarını özellikle vurgulamak gerekir. Onun siyasi iradesi sayesinde Türkiye, Avrasya'nın başlıca ekonomik ve lojistik güç merkezlerinden biri haline gelmiştir.
Erdoğan'ın uluslararası siyasetteki seçkin konumunu özellikle vurgulamak gerekir; onun liderliği, dünya düzeninin çok kutuplu yapısının şekillenmesinde önemli bir faktör haline gelmiştir. Nitekim, BM Güvenlik Konseyi'nin reformuna yönelik çağrıyı içeren "Dünya beşten büyüktür" şeklindeki meşhur sloganı Küresel Güney ülkeleri için bir manifesto niteliği kazanmıştır.
Erdoğan, dünya genelinde Müslümanların haklarının savunucusu olarak kararlı bir şekilde hareket etmekte; Filistin meselesinin adil çözümünü savunmakta ve İslam medeniyetinin değerlerine saygı gösterilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Onun liderliğinde Türkiye, bağımsız bir dış politika izlemekte; küresel gündemi aktif şekilde etkileyebilen ve uluslararası süreçlerin sorumlu ve aranan bir aktörü olarak öne çıkmaktadır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın stratejik vizyonu ve siyasi esnekliği, Ankara'nın yalnızca kendi konumunu güçlendirmesine değil, aynı zamanda karmaşık bölgesel ve uluslararası meselelerin çözümünde arabulucu ve yapıcı bir ortak olarak kendine özgü bir konum edinmesine imkân sağlamıştır.
***Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türk dünyasının gelişimine yaptığı katkı ayrıca özel bir takdiri hak etmektedir.
Onun tutarlı desteği ve kişisel katılımı sayesinde Türk Devletleri Teşkilatı, siyasi diyaloğun derinleşmesine, ekonomik entegrasyonun ilerlemesine ve insani işbirliğinin gelişmesine katkı sağlayan tam teşekküllü bir kurumsal platforma dönüşmüştür.
Türk halklarının birliğinin güçlendirilmesine yaptığı üstün katkılardan dolayı Erdoğan, "Türk Dünyası Yüksek Nişanı" ile ödüllendirilmiştir.
Bu durum Özbekistan için bölgesel işbirliğinin genişletilmesi ve Avrasya süreçlerindeki rolünün güçlendirilmesi açısından ilave fırsatlar sunmaktadır.
***Ancak Özbek-Türk etkileşiminin temel değeri yalnızca ekonomik göstergelerle sınırlı değildir. 2018 yılında Taşkent'te açılan Yunus Emre Enstitüsü Türk dilinin ve kültürünün yaygınlaştırılması açısından önemli bir platform haline gelmiştir.
Her yıl düzenlenen Türk kültür günleri, film gösterimleri, sergiler ve eğitim programları halklarımız arasındaki karşılıklı anlayışın derinleşmesine, yeni bir uzman ve genç neslin yetişmesine katkı sağlamaktadır.
Ayrıca TİKA'nın desteğiyle, Özbekistan'da 1000'den fazla proje hayata geçirilmiş, Taşkent'teki Şeyh Zeynüddin kompleksi ile Semerkant ve Buhara'daki Timurlular dönemine ait anıtlar dâhil olmak üzere önemli eserler restore edilmiştir. Bu projeler, halklarımızın ortak tarihî mirası ve medeniyetler arası bağlılık bilincini güçlendirmektedir.
Son yıllarda iki ülkenin üniversiteleri arasındaki temaslar önemli ölçüde artmış, ortak eğitim forumları düzenlenmiş ve akademik değişim programları hayata geçirilmiştir.
Türkçe, en çok talep gören yabancı diller arasında ilk beş içinde yer almakta ve giderek daha yaygın şekilde öğrenilmektedir.
***Ocak 2026'da Ankara'da gerçekleştirilen Özbekistan-Türkiye Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin dördüncü toplantısı, ikili stratejik ortaklığın gelişiminde kaydedilen önemli ilerlemeyi bir kez daha teyit etmiştir. Özbekistan Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sıcak misafirperverliği ve yüksek düzeydeki kabulü için teşekkür etmiş; Türkiye'nin son yıllarda çeşitli alanlarda elde ettiği önemli başarıları ile uluslararası arenadaki itibarı ve tanınırlığını özellikle vurgulamıştır.
***Bugün Özbekistan ve Türkiye, ikili ilişkilerin ötesine geçen ve daha geniş bir bölgesel konfigürasyonun parçası haline gelen yeni bir etkileşim mimarisinin oluşum aşamasındalar. Özbek-Türk stratejik ortaklığının daha da derinleştirilmesi, güvene, karşılıklı saygıya ve ortak sorumluluğa dayanan yeni bir uluslararası işbirliği modelinin şekillenmesine de katkı sağlayacaktır.
Özbek tarafı, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki Türkiye'nin güvenilir bir ortak ve stratejik müttefik olarak kalmasına özel önem atfetmektedir.
***Özbekistan Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev'in Ocak 2026'daki Ankara ziyareti ve sonrasındaki gelişmeler vesilesiyle ikili ilişkilere dair analiz, Özbekistan Cumhurbaşkanı Dış Politika Danışmanı Abdulaziz Kamilov tarafından kaleme alınmıştır.