HAZIRLAYAN: BÜLENT ŞANLIKAN
* GATA Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi’nde bir araya geldiğimiz ‘Kahraman Gazilerimiz’in hikayeleri devam ediyor. Kahramanlarımızın anlattıkları bölgede PKK ile çatışmanın şiddetini gözler önüne seriyor.
* Jandarma Uzman Çavuş Bilek, çatışmaların en yoğun olduğu Şırnak Cizre’deki Bostancı Sokak’taydı. Hainlerle savaşırken omzundan vuruldu ama komutanına, “Pansumanımı yapın savaşacağım” dedi.
Milletimizin bekası için
Jandarma Uzman Çavuş Muzaffer Bilek, büyük Cizre Operasyonu’na katılan kahraman askerlerimiz arasındaydı. Operasyonun kalbindeyken hainlerin açtığı ateş sonucu gazi oldu. Bilek Cizre’de yaşadıklarını şöyle anlattı:
YOĞUN ATEŞ ALTINDAYDIK
“Şırnak Çakırsöğüt’teydim. Şehirdeki operasyonlar başlayınca ilk görev yerim Cizre oldu. 45 gün süren büyük operasyonda katıldım. Bostancı Sokak’taki yaralıların olduğu iddia edilen binanın PKK'nın bölgedeki ana karargahı olduğunu tespit etmiştik. Oraya doğru ilerliyorduk. O binanın yakınındaki 4 katlı başka bir binada vardı. O binanın hakim noktada bulunuyordum. 8 arkadaştık. Teröristler bizim bulunduğumuz binaya saldırıyorlardı. Arkadaşlara ‘Siz inin biz yukarıdan baskı yapalım bastıralım’ dedim. Onlar hızlı bir şekilde indi.”
TAŞ DÜŞTÜ SANDIM
“Arkamdaki 4 arkadaşıma ‘Siz baskı yapın ben de ineyim’ dedim. 4’üncü kattan ikinci kata doğru iniyordum. 2 ila birinci kat arasında teröristlerin attığı bombayla apartman boşluğu tamamen yıkılmıştı. Tam oraya geldiğimde mermiler bir anda yanımdan geçmeye başladı. Omuzuma yumruk büyüklüğünde bir taş değdiğini hissettim. Elimde silahım vardı. ‘Ah!’ dedim ve kendimi arkadaşlarımın yanına attım. Yukarıdan arkadaşlarımdan birisi koşarken taş düşürdü sandım.”
Önce söylemediler
“Sıhhiyeci arkadaşımız vardı hemen geldi üzerimi yırttı. Moralim bozulmasın diye bana ‘Evet taş düşmüş’ dedi. Sonra bir astsubayımız vardı ‘Mermi girip çıkmış’ dedi. Bu arada ben yukarıdaki 4 arkadaşımı düşünüyordum. Onların da mutlaka aşağıya inmesi lazım” dedim. Pansumanımı yaptırıp devam etmek istedim. Ama bu mümkün olmadı.”
HARAM LOKMA GEÇMEDİ
“Bazı evlere giriyorduk orada kalıyorduk. Haram lokma boğazımızdan geçmesin diye erzaklarını kullandığımız evlere paralarını da bırakıyorduk. Hatta küçük küçük notlar yazıyorduk. Ama PKK’lılar girdikleri tüm evleri yağmalayıp yıkıyordu. Biz bu mesleğe para için girmedik. Milletimizin bekası için görev yaptık. Yapmaya da devam edeceğiz. Bir an önce iyileşip silah arkadaşlarıma kavuşmak istiyorum.”
Kadın terörist ölüm saçacaktı
Komando Uzman Çavuş Harun Kurt dikkati sayesinde arkadaşlarını keskin nişancı kadının kurşunlarından kurtardı.
26 yaşındaki komando Uzman Çavuş Harun Kurt, keskin bir nişancı. Sur’da teröristlerin açtığı ateş sonucu omuzundan yaralanıp gazi oldu. Kurt, özel silahıyla çevreyi kontrol ederken arkadaşlarına ateş eden sarışın kadının Kanaslı bir keskin nişancıyı fark ediyor. Kurt’un bu uyanıklığı sayesinde operasyon sırasında şehit vermedik. Kurt o anları şöyle anlattı:
Çatışmayı duydum
“İki kişiydik bulunduğum yerde. Ateşin geleceğini tahmin ettiğimiz yerler vardı. Ben 4 katlı bir binayı gözetliyordum. Kendimi emniyete almıştım. Bir anda telsizden arkadaşlarıma ateş açıldığını duydum. Ateş açılan binanın balkon demirleri arasında bir namlu ağzı gördüm. Dikkatle baktığımda oradan keskin bir nişancı arkadaşlarıma ateş ediyordu. Tüfeğimin dürbününden daha dikkatli bakınca onun bir kadın olduğunu gördüm. Uzun sarı saçları vardı. Kanas kullanıyordu. Yaklaşık mesafe 180 metreydi. Bu arada da ateşe devam ediyordu.”
YARA ONUR NİŞANIM
“Ben de bunun üzerine teröriste doğru ateş ettim. Mermi balkon demirine çarptı. Ona isabet edip etmediğinden emin olamadım. Sonra bana doğru başka bir yerden ateş geldi. Pencereden seken kurşunla sol omuzumdan yaralandım. Mermi şarapnel etkisi yarattı. Tahliye edildim oradan. Diyarbakır’da tedaviye alındım. Hâlâ bazı şarapnel parçaları vücudumda bulunuyor. İlerleyen zamanlarda ameliyat olacağım. Bu yara benim onur nişanım.”
RUS'A BENZİYORDU
“Operasyon sonrasında o terörist kadının etkisiz hale getirildiğini öğrendim. Yapılan araştırmada üzerinde tam teçhizat varmış. Muhtemelen Rus olma ihtimali söz konusu. Çünkü bizim karşılaştığımız teröristlere hiç benzemiyordu. Dışarıdan gelen ve terör örgütüne katılan bir yabancı uyruklu kişi olduğunu tahmin diyoruz.”
Kobani’de eğitim aldık itirafı
“Bir terörist teslim alınmıştı. Terörist, ‘Biz bu eğitimleri kendimiz almadık. Türkiye’de ya da Irak’ta almadık. Kobani’de yabancılardan aldık’ dedi. Arkadaşlarım şimdi Nusaybin’de teröristler ile mücadele ediyor. Devletimizin oradaki yapacağı her yardımın bizim lehimize olduğunu düşünüyorum. Teröristlerin çoğu gençti. Terör örgütü tarafından gençlerin kandırıldığına bizzat şahit olduk.”
Gazilerimizin sıcak yuvası
Terörle mücadelede yaralanan kahramanlarımıza en büyük morali TSK Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi veriyor. Merkezde her şey gaziler için düşünülmüş ve tasarlanmış durumda.
TSK Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi, gazilerimin hayata tutunması için kurulan Türkiye’nin en önemli merkezlerinden birisi. Rütbeli rütbesiz tüm personel burada gazilerimize gözü gibi bakıyor. Onların hayata tutunmaları için üstün bir çaba gösteriyor. Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi’nde halen 2 subay, 7 astsubay, 26 uzman erbaş, 2 askerle 12 özel harekat polisinin tedavisi sürüyor.
DAYANIŞMA ÖRNEĞİ
TSK Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi Komutanı Tuğgeneral Celalettin Bacanlı, “TSK ülkemizin birlik beraberliği ve bölünmez bütünlüğü için geçmişte olduğu gibi çok büyük mücadeleler verdi vermeye de devam ediyor. Bu mücadelelerde gazilik mertebesine ulaşan Mehmetçiklerimiz ve sivil hastalar için, bu merkez inşa edildi. Bu yönüyle Merkez, TSK’nın Türk milletiyle ve onun evlatlarıyla buluşmasının ve kucaklaşmasının en somut örneği” dedi.
DÜNYA STANDARTLARINDA
Tuğgeneral Bacanlı, "Öncelikle gazilerimize hizmet amacıyla yapılan bu anıtsal eser, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en önde gelen tesisidir. Merkezimiz, sahip olduğu en son teknolojik cihazlar, modern tedavi yöntemleri, tanı, tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları konusunda eğitimli ve deneyimli fiziksel tıp ve rehabilitasyon doktorları, nitelikli terapistleri, hemşireleri, bakıcılarıyla hizmetlerle bu haklı yeri edinmiştir” dedi.
TEKNOLOJİ ÜST DÜZEY
Celalettin Bacanlı sözlerine şöyle devam etti: “Özellikle son üç yıllık dönemde birçoğu ülkemizde ilk kez merkezimizde kullanılmaya başlanan son teknoloji ürünü ve etkili rehabilitasyon cihazları temin edilmiştir. Örnek olarak ileri derecede eklem hasarı olan veya kas kuvveti yeterli düzeyde olmayan hastalar yerçekimsiz ortamda yürüme cihazı, çocuk hastaların yürüme, bacak ve koldaki fonksiyonel bozuklukların tedavisinde kullanılan çocuk yürüyüş terapi cihazı, robotik yürüme cihazı verilebilir.”
YARIN:
- GATA'ya bağlı Medikal Tasarım ve Üretim Merkezi’nin (METÜM) gaziler ve tıp dünyası açısından önemi ne?
- Merkez hangi çalışmalara imza attı?
- GATA çağın son teknolojisi üç boyutlu yazıcı nasıl tıp alanına uygulamayı başardı?