MHP'li Yalçın'dan Türk bayrağı provokasyonuna tepki: Bölücü terör örgütü artıklarının son çırpınışlarıdır

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, ''Hain ellerin milli egemenliğimizin ve bütünlüğümüzün sembolü olan Türk bayrağına uzanması, bölücü terör örgütü artıklarının son çırpınışlarıdır.'' ifadesini kullandı.

AA

Yalçın, yaptığı yazılı açıklamada, terör örgütü YPG/SDG yandaşlarının Türk bayrağına saldırısına tepki gösterdi.

YPG/SDG'nin uğradığı hezimet sonrası, Suriye'deki çatışma ikliminin Türkiye topraklarına taşınması ve bölücü kalkışmanın genişletilmesinin hedeflendiğini belirten Yalçın, "Terör örgütü yandaşlarının Nusaybin-Kamışlı sınır hattında Türk bayrağına yönelik düzenlediği alçakça saldırı, bu hain planın apaçık göstergesidir." değerlendirmesinde bulundu.

Yalçın, önemli bir merhaleye ulaşan "Terörsüz Türkiye" adımının da sekteye uğratılmak istendiğini, "bir taşla iki kuş vurmanın" planlandığına işaret ederek, "Şanlı bayrağımıza dönük bu bölücü saldırı, her ne kadar çok amaçlı bir provokasyon teşebbüsü olsa da, dağılmış PKK içindeki çok başlılığı ve bazı terör bağımlılarının çaresizce arayışlarını da ele vermektedir. Bu köhne yöntem ve ucuz senaryolar, daha önce de denenmiş ama milletimizin çelik gibi iradesini karşısında bulmuştur." ifadelerini kullandı.

- "HAİN ELLERİN TÜRK BAYRAĞINA UZANMASI TERÖR ÖRGÜTÜ ARTIKLARININ SON ÇIRPINIŞLARIDIR"

Türkiye'nin huzuruna ve dirliğine uzanan ellerin bugüne kadar devletin kudreti, milletin celadetiyle daima kırıldığını, bundan sonra da kırılmaya devam edileceğini bildiren Yalçın, şöyle devam etti:

"Hain ellerin milli egemenliğimizin ve bütünlüğümüzün sembolü olan Türk bayrağına uzanması, bölücü terör örgütü artıklarının son çırpınışlarıdır. Bölgesel çıkarlarını yeniden belirleyen Amerikan emperyalizminin PKK/YPG'yi terk etmesini içlerine sindiremeyenler, 'Kürtlere soykırım yapılıyor.' türünden yalanlara sığınmak yerine, sömürgecilerle iş tutmayı nasıl hazmedebildiklerini sorgulamalıdırlar. ABD'nin ve AB'nin kurucu ülkelerinin fotoğrafında yer aldığı Batı emperyalizmi, sol ve sosyalist ideolojilerce kurulmuş terör örgütlerinin tahrike ve manipülasyona müsait, kullanışlı aparat olduğunu yeni keşfetmemiştir.

Batı emperyalizmi, 60'lı, 70'li yıllardan beri milli devlet yapılarını çökertmek ve bağımsız ülkeleri sömürebilmek için hep sol fikirlerle bunların ekseninde kurulan örgüt ve oluşumları kullanmıştır. Bu hususta sömürgeci küresel aktörlerin en başarısız olduğu ülke, Türkiye'dir. Solcu ihanet şebekelerinin bölücü, ayrılıkçı ve iş birlikçi eylemleri karşısında kale gibi MHP'yi ve Milliyetçi Ülkücü Hareket'i bulmuştur. Bugün de durum değişmemiştir. MHP ve milliyetçi Ülkücü Hareket, yine aynı kararlılıkta ve dimdik ayaktadır. Milliyetçilik ülküsü, emperyalizmi durdurmuştur."

- "TERÖRSÜZ TÜRKİYE İSTİKAMETİNDE ATILAN ADIMLARI KİM KÖSTEKLİYORSA, O HAİNDİR"

Yeryüzünün yeni sömürü düzeni arayışlarına sahne olduğuna, gelişen uzay teknolojileri ve yapay zeka açılımlarının savunma sanayiinde açtığı baş döndürücü çığırın "vahşi" bir rekabete kapı araladığına vurgu yapan Yalçın, Batı uygarlığının dünyanın kalan sınırlı zenginlik kaynaklarına çökmek için, kendi elleriyle kurduğu uluslararası düzeni tanımamaya başladığını ifade etti.

Yeni bir "savaş düzeni" ve "cephe dinamiği" oluşturulduğuna dikkati çeken Yalçın, şu ifadeleri kullandı:

"Yeni uluslararası normları ve diplomatik kuralları, 'Hak, haklının değil, kuvvetlinindir.' ilkesizliği tayin etmektedir. Türkiye de bu yeni kara düzene göre gardını almak zorundadır. Bunun yolu, Terörsüz Türkiye'den, yani iç barıştan geçmektedir. Terörsüz Türkiye istikametinde atılan adımları kim köstekliyorsa, o haindir. Kim ayak sürüyorsa o yeni vahşi sömürü düzeninin, son taşeronudur. O bakımdan MHP'nin durduğu yer eskiden nasıl tutarlıysa şimdi de aynı tutarlılıkta olacaktır. MHP'nin tutumu yarın da değişmeyecektir. MHP, ülkede 'Son Mohikan' da olsa sarsılmaz tavrını koruyacaktır. Nusaybin-Kamışlı provokasyonu, MHP'nin Terörsüz Türkiye çabalarının ne kadar yerinde olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur."

Yalçın, şanlı Türk bayrağına yönelik saldırıyı fırsat sayan bazı çevrelerin, "Biz dememiş miydik?", "Bunlarla yol yürünür mü?" gibi temelsiz değerlendirmelerle "Terörsüz Türkiye" çabalarını baltalamaya çalışacaklarına dikkati çekerek, "Devletimizin ve milletimizin iç barışı temin maksadıyla gösterdiği alicenaplığa, tanıdığı mühlete ve gösterdiği bütün müsamahaya rağmen yanlıştan dönmemekte ısrar edip ayak sürümekte ısrar edenler de çıkacaktır. 'Bunlarla diyalog olmaz.' diyen gafil fırsatçılarla, 'Ben olmazsam bu iş yürümez.' diye düşünen cahil ve ayarsızların hamlelerine şahit olunacaktır. Buna rağmen Terörsüz Türkiye kervanı yürüyecek, nihai menzile mutlaka ulaşacaktır. Bu iş, artık bir siyasi parti veya oluşumun karşı çıkması veya çekilmesi, ayak diretmesi ya da vazgeçmesiyle sekteye uğramayacaktır. Etnik aidiyetleri veya mikro milliyetçilik hassasiyetlerini kaşıyanların manipülasyonlarına rağmen, sağduyu ve feraset galebe çalacaktır. Hiçbir kuvvet, hiç kimse milletimize yeni ve ağır terör bedelleri ödetemeyecektir." değerlendirmesinde bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yaptığı çağrıyla MHP'nin uzattığı barış ve diyalog elinin önemine dikkati çeken Yalçın, "Terörsüz Türkiye, terörizme verilmiş bir taviz değil, aksine yola gelmek istemeyenlere tanınmış son şanstır. Aynı çadırda toplanmaya tereddüt edenlere veya aramıza katılmak istemeyenlere açılan son davet kapısıdır. Kimi iç aktörler ikili oynayıp sık sık meseleyi sulandırsa da, ikircikli tutum takınan siyasi partiler ve bölücü örgüt uzantıları eski alışkanlıklarından vazgeçmese de, MHP ve Cumhur İttifakı Terörsüz Türkiye hedefinden geri dönmeyecektir. Terörsüz Türkiye, öyle ya da böyle hayata geçirilecektir. Çünkü Terörsüz Türkiye hamlesi millete mal olmuş ve devlet politikası haline gelmiştir. Bunu hiçbir örgüt veya oluşumun olumsuz tutumu ya da karşıt teşebbüsü etkisizleştiremeyecektir." ifadelerini kullandı.

- "DEM PARTİ VE CHP DAHİL, SOL EĞİLİMLİ PARTİLER YOL AYRIMINA GELMİŞTİR"

Dem Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın, "SDG bal gibi Kürtleri temsil ediyor." demesinin, "bir saptırma" olduğunu kaydeden Yalçın, "Bundan, 'Kürtler teröristtir" anlamı mı çıkarılmalıdır?" sorusunu yöneltti.

Türkiye'de olduğu gibi, Suriye'de de Kürtlerin ezici çoğunluğunun terörizme destek vermediğine vurgu yapan Yalçın, "Bölge ülkelerinde yaşayan Kürtler, terörizmden çok çekmiş, bıkmıştır. Yeni küresel vurgun düzeni karşısında Dem Parti ve CHP dahil, sol eğilimli partiler yol ayrımına gelmiştir." değerlendirmesini yaptı.

Bilhassa Dem Parti'nin "Kürt" ismi üzerinden "etnik ayrılıkçılık" ısrarından vazgeçmesi gerektiğini belirten Yalçın, şunları kaydetti:

"Bu temelsiz ve kof propaganda tutmamıştır. Millet nezdinde itibar görmemiştir. Dem Parti ve selefi olan partiler tarafından Kürt vatandaşlarımız yıllarca boş yere maceraya sürüklenmek istenmiş, özellikle genç dimağlar istismar edilmiştir. 'Diyarbakır Anneleri' ağlatılmıştır. Dem Parti, yoluna meşruiyet zemininde devam etmek istiyorsa Türkiye partisi olmak zorundadır. Aksi takdirde azınlık ırkçılığı anaforunda boğulmaktan kurtulamayacaktır. Dem Parti, Kürtlerin saadetine, bir arada yaşama arzusuna gem vurmaktan vazgeçmelidir. Bin yıllık kardeşlik hukukunu baltalamaktan vazgeçmelidir. Terörsüz Türkiye fırsatını kaçırmamalıdır."

Türkiye'de, "Kürt kimliği" üzerinden kimsenin ayrımcılık yapmadığını vurgulayan Yalçın, "Dem Parti türünden siyasi partilerin iddialarının aksine, milletimiz ayrımcılığa pirim vermemektedir. MHP'de de Kürt vardır, AK Parti'de de, CHP'de de... Bütün siyasi partilerde Kürt vardır. Kürtlerin kahir ekseriyeti Dem Parti'ye değil, diğerlerine oy vermektedir. Ayrıca Türkiye'de başka etnik kökenden de milyonlarca vatandaşımız vardır. Hem, etnik kimlik üzerinden siyaset yapmak Anayasa'ya aykırıdır. Bunların hepsi ezelden beri milletimizin ayrılmaz unsurları, eşit yasal ve anayasal haklara sahip parçasıdırlar. Her vatandaşımız, Türk kimliği potasında birleşmektedir. Türkiye'de herkes Cumhurbaşkanı da, mübaşir de, odacı da, bakan da olabilmektedir." açıklamasında bulundu.

- "BAKIRHAN'IN, GENEL BAŞKANIMIZ HAKKINDA TAKINDIĞI SEVİYESİZ ÜSLUBU ŞİDDETLE REDDEDİYORUZ"

Yalçın, etnik aidiyetler üzerinden siyaset yapmanın "maksatlı, kötü niyetli" olduğuna işaret ederek, ayrılıkçı istismarın son bulması gerektiğini kaydetti.

Türk milletinin, ayrılıkçı akımlara sahip çıkmadığını ve çıkmayacağının altını çizen Yalçın, şu ifadeleri kullandı:

"Yani, artık kimse 'Kürtlere soykırım yapılıyor.' yalanını yutmamaktadır. Diğer taraftan Suriye'de teröristlerin temizlenmesi başka, Kürtlerin haklarının korunması başkadır. Suriye'deki Kürtlerin haklarının sadece Fırat'ın doğusunda değil batısında da korunması için Şam yönetim zaten azami özen göstermektedir. Türkiye'de olduğu gibi Suriye'de de Kürtleri istismar etmekten bir türlü vazgeçmeyen bölücü terör örgütünün tamamen temizlenmesi ülkenin bütünlüğü ve birliği açısından önemlidir. Umudunu Suriye'de ABD'nin desteğinde kurulacak bir uydu kantona bağladığı anlaşılan Dem Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın, uğradığı hayal kırıklığıyla Sayın Genel Başkanımız hakkında takındığı seviyesiz üslubu şiddetle reddediyoruz. Bakırhan'a 'Haddini bil' diyoruz. Ezcümle, Terörsüz Türkiye kervanı, bütün provokasyonlara ve yan çizmelere rağmen yoluna devam edecektir."