Manevi boşluk akıma sürüklüyor

Spiritüel akımı psikolojik ve inanç açısından değerlendiren uzmanlar, manevi boşlukların insanları spiritüel yaklaşımlara sürüklediğini ve tatmin edici cevaplar alamayınca intihara kadar giden travmaların yaşandığı uyarısında bulundu.

BÜLENT ŞANLIKAN

İstanbul'da Belgrad Ormanı'nda kaybolduktan 4 gün sonra bulunan ancak hastanede yaşam savaşını kaybeden mimar Ece Gürel ile gündeme gelen 'spiritüel akım' özellikle ruhsal, inançsal ve manevi yönden boşlukta olan yetişkinlerin ilgisini çekiyor. AKŞAM insanların neden bu tür akımlara yöneldiğini ve vereceği tahribatı uzmanlara sordu.

'EN İYİ BEN OLMALIYIM'

Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, manevi boşlukların sonucu olarak insanların spiritüel yaklaşımlar gibi farklı arayışlara girdiğini belirterek, aradığını bulamayan bireylerin ruhsal yönden tahribat yaşadığını belirtti. Tarhan, şunları söyledi: "Ateizmi ideoloji olarak benimseyen kişi, hayatını inorganik maddelerin oluşturduğu bir perspektiften değerlendiriyor. İhtiyaçları uygun şekilde karşılanmazsa, insanlar akla uygun olmayan spiritüel alanlara yönelebilir. Modernizmin rekabete dayalı, 'en iyi ben olmalıyım' yaklaşımı gençleri ruhsal olarak tatmin etmiyor. Ruhsal boşluğu bazen ateizmle, eğlence veya uyuşturucu ile doldurulmaya çalışılıyor. Sorulara tatmin edici cevaplar vermediği için bazıları intihar gibi sonuçlara kadar yönelebiliyor."

BİLİMSEL DAYANAĞI YOK

"Günümüzde manevi boşlukların sonucu olarak insanlar farklı arayışlara giriyorlar. Çığlık terapisi gibi 70'lerde popüler olan ama bilimsel destek bulamadığı için terk edilen yöntemler yerine, insanların manevi ve spiritüel ihtiyaçlarını karşılayacak sağlıklı yöntemler bulunmalı. Kur'an-ı Kerim'deki tevhit inancı gibi dini inançlarla uyumlu olduğunda gençlerin de bu sorulara dair tatmin edici cevaplar bulmasına yardımcı oluyor. Bu durum gençlere ulaşabilmek için yeni yöntemler geliştirmemiz gerektiğini gösteriyor." Tarhan, anlam ihtiyacı karşılanmadığında kişilerin büyük bir psikolojik tahribata uğrayabileceği uyarısında bulundu.

SPİRİTÜEL ÇILGINLIK

Spiritüel akımın birçok farklı versiyonu sosyal medyada karşımıza çıkıyor. Kendini enerji koçu ya da spiritüel uzman olarak tanıtan kişiler kimi zaman tek tip kıyafetlerle titremeli ağlamalı seanslar yapıyor, kimi zaman karanlıkta inzivaya çekiliyor. Toplu yapılan ayini andıran etkinliklerin adresi bazen lüks bir otel, bazen orman bazen de Göbeklitepe gibi tarihi yerler oluyor.

ÜNLÜLER DE YAPIYOR

Geçtiğimiz yıl ünlü manken ve sunucu Çağla Şıkel de 'karanlık inziva meditasyonunu' yamış ve gündem olmuştu. Çağla Şıkel, 11 saat boyunca yemek yemeyip, su içmeyip, kendini Kırklareli'nde karanlık bir kulübeye kapattı. Şıkel bu inziva için ücret de ödemişti.

KARANLIK İNZİVA

Çağla Şıkel, 11 saat boyunca karanlık bir odada kaldı. Şıkel, bu sürede yemek yemedi, konuşmadı.

KAHKAHA SEANSI

Ece Gürel'in ölümünün ardından gündeme gelen Belgrad Ormanı'nın spiritüel akıma ilgili duyanların uğrak yeri olduğu ortaya çıktı. Sosyal medyada yer alan bir videoda cadı kıyafetli giyen bir grubun Belgrad Ormanı'nda garip sesler çıkararak 'kahkaha seansı' yaptığı görüldü.

KÜLTÜR MODASI

İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Psikolojisi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümit Horozcu da ülkemizde İslam dini maneviyatı spiritüel ihtiyaçları neredeyse hiç hissettirmeyen yapıda olduğundan geçmişte bu tür akımların ilgi görmediğini belirterek, "Tasavvufi yaşantının vaat ettiği maneviyat bu açıdan ihtiyacı büyük ölçüde karşıladığından yoga, meditasyon benzeri spiritüel akımlar kendisine fazla alan bulamadı. Ancak Batı'nın yaşantı ve kültürü, eskisinden çok daha hızlı bir şekilde gelince spiritüel akımların da daha fazla alıcısı olmaya başladı. Bu bir kültür modası" dedi. Horozcu, toplumun sağlıklı bir din eğitimi almayan, dini topluluklarla bağı zayıf kesiminde olumsuz bir dindar algısı oluşturulduğunu belirterek şunları söyledi: "Bu kesimler manevi ihtiyaçlarını gidermek üzere, dinlerden uzaklaşarak mistik akımlara yöneldi."

BİREYE KALICI HUZUR SUNMAZ

Din Sosyoloğu İlahiyatçı Dr. Necdet Subaşı modern dünyada spiritüellik daha seküler bir boyuta evrilerek bireyin iç huzur ve farkındalık arayışına yönelik bir anlayış haline geldiği görüşünde. "Spiritüellik modern çağın getirdiği yabancılaşma ve anlam krizine karşı bir tepki olarak" gören Dr. Subaşı "Hakikate dayanmayan spiritüel eğilimler, bireyin zihnini geçici olarak tatmin etse de kalıcı bir huzur sunmaz. İslam'ın sunduğu ruhsal boyut, yalnızca bireyin içsel deneyimiyle sınırlı kalmaz, aynı zamanda toplumsal sorumluluk bilinciyle birleşir. Gerçek arayış, insanın Allah ile olan ilişkisini sahih bilgiyle derinleştirmesi ile ancak mümkündür."