Karabağ, Azerbaycan toprağıdır

Başkan Erdoğan, BM Genel Kurulu'na seslendi, “Attığı her adımda Azerbaycan'ın yanındayız, Karabağ'da başka bir statünün dayatılmasını kabul etmeyiz” dedi.

YAVUZ ATALAY

Başkan Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda tarihi bir konuşma daha gerçekleştirdi ve "BM'ye reform çağrımı yeniliyorum. BM Güvenlik Konseyi artık dünya güvenliğinin teminatı olmaktan çıkmış, 5 ülkenin siyasi stratejilerinin çarpışma alanı haline gelmiştir" dedi.

Başkan Erdoğan, BM Genel Kurulu'na hitap etti, 35 dakika süren konuşmasında birçok kritik konuyla ilgili mesajlar verdi.

BMGK ÇARPIŞMA ALANI: Karşımızdaki fotoğraf, küresel ölçekte daha karmaşık, daha tehlikeli sınamalarla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Kendi ülkemin güneyinde, kuzeyinde, doğusunda ve batısında birçok çatışma, savaş, insani kriz ve sosyal gerilim yaşanıyor. Avrupa'nın doğu sınırlarında yaşanan savaş, ekonomiden güvenliğe her alanda ciddi sorunlar ortaya çıkardı. BM Güvenlik Konseyi, artık dünya güvenliğinin teminatı olmaktan çıkmış, 5 ülkenin siyasi stratejilerinin çarpışma alanı haline gelmiştir.

ADİL BİR DÜNYA MÜMKÜN: Birleşmiş Milletler'in öncülüğünde dünyanın güvenliğini, huzurunu, refahını sağlamakla görevli kurumları hızla yeniden yapılandırmalıyız. Coğrafyasıyla ve demografisiyle, tüm kökenleri, inançları, kültürleri temsil yeteneğine sahip bir küresel yönetim mimarisi inşa etmeliyiz. Bir kez daha diyoruz ki dünya 5'ten büyüktür, daha adil bir dünya mümkündür.

UKRAYNA SAVAŞI: Sayın Guterres'in 'Barış için yeni gündem' oluşturulması çağrısına önem veriyoruz. Rusya-Ukrayna savaşının başından beri 'savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz' teziyle hem Rus hem Ukraynalı dostlarımızı masada tutmaya gayret ediyoruz.

TAHIL KORİDORU: Karadeniz Girişimi'yle küresel açlık krizi tehlikesinin önüne geçtik. Girişimin çıkmaza girmesi dünyayı yeni bir krizle yüz yüze bıraktı. Küresel açlık tehlikesiyle karşı karşıya bulunan coğrafyalara uzanan bu insani köprünün bir şekilde idamesi için temaslarımız sürüyor.

KKTC'Yİ TANIYIN ÇAĞRISI: Çözümün federasyon modeli temelinde gerçekleşemeyeceğinin, herkesin kabul ettiğini biliyoruz. Uluslararası toplumu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin bağımsızlığını tanımaya, bu ülkeyle diplomatik, siyasi ve ekonomik bağlar kurmaya davet ediyoruz.

FİLİSTİN: 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin devleti hayata geçirilmeden, İsrail'in de aradığı güveni bulabilmesi zordur. Harem-i Şerif'in tarihi konumuna saygı gösterilmesinin takipçisi olmaya devam edeceğiz.

SIFIR ATIK HAREKETİ: Tüm ülkeleri, uluslararası kurumları ve sivil toplum kuruluşlarını Sıfır Atık Hareketine destek vermeye davet ediyorum.

UYGUR TÜRKLERİ: Uygur Türkleri'nin hak ve özgürlüklerinin korunması hassasiyetimizi dile getirmeyi ve gündemde tutmayı sürdüreceğiz.

735 MİLYON KİŞİ AÇ: Dünyanın bu kadar geliştiği bir çağda, 735 milyon kişi açılıkla boğuşuyorsa, hiçbirimiz kendimizi güvende hissedemeyiz.

TERÖR ÖRGÜTLERİNİ KULLANANLARDAN BIKTIK, USANDIK

"Suriye'nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğine en büyük tehdit, bu ülke üzerinde hesabı olan güçlerin güdümündeki terör örgütlerine verilen açık destektir. Bir yandan PKK-PYD terör örgütünün, diğer yandan mezhep ayrışması üzerinden organize edilen radikal grupların cenderesi altında bunalan Suriye halkı, isyan noktasına gelmiştir. Suriye ve Irak başta olmak üzere, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Sahel'de kendi siyasi ve ekonomik çıkarları için DEAŞ ve benzeri örgütleri paravan olarak kullananların riyakarlıklarından bıktık, usandık. Bu bölgelerdeki tehdit sadece DAEŞ değildir. Asıl tehdit, vekalet savaşlarının aracı olarak kullanılmak üzere beslenen, palazlandırılan terör örgütleridir, paramiliter gruplardır, paralı askerlerdir. Sırf kendi siyasi ve ekonomik çıkarları için terör örgütleriyle çalışmaya devam eden ülkelerin, terörden ve bununla bağlantılı sorunlardan şikayet etmeye hakkı yoktur. Böyle bir dünyada, ister çatışma bölgesinin hemen yanında yer alsın, ister çok uzakta okyanuslarla çevrilmiş bir karada yaşasın, hiç kimse güvende değildir."

AB'NİN İKİRCİKLİ TAVRI SON BULMALI

"Bölgesel ve küresel sınamaların giderek giriftleşen yapısı, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin sağlıklı bir zeminde ilerletilmesine, her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğuna işaret ediyor. Avrupa Birliği'nden beklentimiz, uzun süredir ihmal ettiği ülkemize yönelik yükümlülüklerini süratle yerine getirmeye başlamasıdır. Özellikle Türkiye'ye yönelik sergilenen ikircikli tavırların artık bir son bulması gerekiyor."

ERMENİSTAN TARİHİ BİR FIRSATI DEĞERLENDİREMEDİ

"Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki görüşme sürecini başından beri destekledik. Ancak Ermenistan'ın bu tarihi fırsatı değerlendiremediğini görüyoruz. Ermenistan'ın başta Zengezur Koridoru'nun açılması olmak üzere, verdiği sözleri yerine getirmesini bekliyoruz. Artık herkesin kabul ettiği gibi, Karabağ, Azerbaycan toprağıdır. Bunun dışında bir statünün dayatılması asla kabul edilmeyecektir. Azerbaycan'ın attığı adımları destekliyoruz."

KUR'AN'A YAPILAN SALDIRILARA VE LGBT DAYATMASINA TEPKİ

"Bilhassa gelişmiş ülkelerde virüs gibi yayılan ırkçılık, yabancı karşıtlığı, İslam düşmanlığı, tahammül edilemeyecek seviyelere ulaşmıştır. Avrupa'da Kur'an'a karşı saldırılara, ifade özgürlüğü maskesi altında izin vererek teşvik eden zihniyet, kendi eliyle geleceğini karartmaktadır... Aileye sahip çıkmak insanlığın istikbaline sahip çıkmaktır. Küresel dayatmalara karşı hassasiyet göstermeye çağırıyorum."

TÜRK YARGISINA SAYGI DUYACAKSINIZ

Erdoğan, ABD medyasında verdiği röportajda provokatif sorular yönelten gazeteciye yargı bağımsızlığını hatırlattı: "Türkiye hukuk devletidir. Yargının verdiği karara saygı duyacaksınız."

Başkan Erdoğan, BM'deki konuşması öncesinde Amerikan PBS kanalının konuğu oldu. Sunucu Amna Nawaz'ın sorularını yanıtlayan Erdoğan, sunucunun Sedef Kabaş, Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş'ın tutukluluk sürecine ilişkin "Bu kişileri susturmaya mı çalışıyorsunuz?" şeklindeki sorusunu "Sizi bu niye bu kadar ilgilendiriyor?" diye cevapladı. Erdoğan devamında "Türkiye bir hukuk devleti. Yargı kararına saygı duyalım. Bahsettiğiniz bu kişi (Kavala) protestoların finansörüydü. Ben onlarla uğraşacak değilim" ifadelerini kullandı. Erdoğan, sunucunun sözünü kesmesi üzerine "Kesmeye hakkın yok. Saygı duyacaksın, yargının verdiği karara saygı duyacaksın. Amerikan yargısı yargı da Türkiye'nin yargısı yargı değil mi?" karşılığını verdi.

İSVEÇ: İsveç'in NATO üyelik sürecine ilişkin soruya cevap veren Erdoğan, "Hala Stockholm sokaklarında teröristlerin gezdiğini görüyoruz. İsveç'in NATO'ya katılım teklifi TBMM tarafından değerlendirilecek. İsveç verdiği sözleri tutmalı" dedi.

BOB BENİ TANIMIYOR: ABD Kongresi'nde Senatör Bob Menendez gibi isimlerin F-16 satışına yönelik olumsuz yaklaşımı hakkında konuşan Erdoğan, "Bob Menendez, Türkiye'yi tanımıyor. Öyle görünüyor ki Tayyip Erdoğan'ı da tanımıyor" ifadelerini kullandı.

AB'YE MUHTAÇ DEĞİLİZ: Erdoğan bir soru üzerine "AB olumlu bir karar verirse bunu memnuniyetle karşılarız. Biz her zaman kendi kendine yeten bir ülke olduk. AB'nin katkılarına ya da desteğine muhtaç olmadık, buna ihtiyacımız yok" diye konuştu.

PUTİN DE İSTİYOR: Ukrayna savaşıyla ilgili bir soruyu da Başkan Erdoğan "Savaşın bir an önce bitmeyeceği çok açık. Çok umutlu olmak istiyoruz. Sayın Putin de aslında bu savaşın bir an önce bitirilmesinden yana. Onun söylediği şey bu ve onun sözlerine inanıyorum" diye cevapladı.

RUSYA EN AZ BATI KADAR GÜVENİLİR

Tahıl koridorunun tekrar canlandırılması için yürüttüğü çalışmalara değinen Başkan Erdoğan, 33 milyon ton tahılın ihtiyaç sahibi ülkelere gönderildiğini hatırlattı. "Bunu AB istedi diye yapmadık. Bu insani bir yükümlülüktü" diyen Erdoğan, Rus lider Putin'den rica ettiklerini ve 1 milyon ton tahılın daha gönderileceğini aktardı. Erdoğan, ABD'li gazetecinin "Putin'in sözüne ne kadar güveniyorsunuz?" sorusuna ise şu cevabı verdi: "Benim güvenmemem için hiçbir sebep yok. Batı ne kadar güvenilirse Rusya da en az o kadar güvenilirdir. 50 senedir bizi kapısında bekleten AB'dir. Şu anda Batı'ya ne kadar güveniyorsam Rusya'ya da o kadar güveniyorum."

YA REFORM YA DA KOPUŞ

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, New York'ta düzenlenen BM 78. Genel Kurulu'nda reform çağrısı yaptı. Çok kutuplu bir dünyanın oluşmaya başladığına işaret eden Guterres, "Çok kutuplu dünyanın güçlü ve etkili çok taraflı kurumlara ihtiyacı var" dedi. Guterres, dünyayı yansıtmayan kurumlarla sorunların çözülemeyeceğine dikkati çekerek, "Sorun çözmek yerine sorunun bir parçası haline geliyorlar. Bölünmeyi derinleştiriyorlar. Dünya değişti ancak kurumlarımız aynı kaldı. Kurumlarımızı yenilemenin tam zamanı. Reformun alternatifi statüko değildir. Reformun alternatifi daha fazla bölünmedir. Ya reform ya da kopuş" mesajını verdi.