AA
Türkiye'de milli park ve korunan alanlar sistemi, Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı DKMP Genel Müdürlüğü tarafından yürütülüyor.
2873 sayılı Milli Parklar Kanunu, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümleri çerçevesinde, biyolojik çeşitliliğin korunması ve iyileştirilmesi, avcılığın düzenlenmesi, yaban hayatının korunarak geliştirilmesi ve hayvanların korunmasına yönelik iş ve işlemler ülke genelinde sürdürülüyor.
Bu kapsamda, doğa korumanın en etkili yöntemlerinden biri olarak korunan alanların ayrılması, planlanması ve yönetimi sağlanıyor.
Çalışmalarda, Türkiye'nin taraf olduğu doğa korumaya ilişkin uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülükler de gözetiliyor, gerekli iş ve işlemler bu çerçevede yürütülüyor.
BİLİM İNSANLARININ DOĞAYA İLİŞKİN ARAŞTIRMALARINA VERİ SAĞLIYOR
Korunan alanlarda, günübirlik kullanım alanları, bungalovlar, karavan ve çadır konaklama üniteleri, macera parkurları, koşu ve yürüyüş rotaları, plaj alanları, gözlem kuleleri ve iskeleler yer alıyor.
Bu alanlardaki doğal güzelliklerin ve biyolojik çeşitliliğin korunması, temel hedefler arasında yer alıyor. Ziyaretçilerin ihtiyaçları karşılanırken, korunan alanların korunması ve sahip oldukları doğal kaynak değerlerinin geleceğe taşınması büyük önem taşıyor.
Nesli tükenme tehlikesi altındaki türler de dahil olmak üzere bitki ve hayvan varlığının korunmasının yanı sıra doğal ekosistemlerin ve manzaraların bozulmadan kalması için çalışmalar sürdürülüyor.
Korunan alanlar, bilim insanlarına da doğal dünya hakkında bilgi edinme imkanı sunuyor. Bu alanlardan elde edilen veriler, biyoloji, ekoloji ve jeoloji gibi bilim dallarında yürütülen araştırmalarda kullanılıyor.
Aynı zamanda eğitim ve rekreasyon açısından da çeşitli olanaklar sağlayan korunan alanlar, insanların doğayla iç içe vakit geçirmesine, doğa hakkında bilgi edinmesine imkan tanıyor.
YILIN HER DÖNEMİNDE ZİYARETÇİLERİN İLGİSİNİ ÇEKİYOR
Doğa gözlemi, doğa yürüyüşü, kuş gözlemciliği, günübirlik kullanımlar, kampçılık, açık hava etkinlikleri, şenlik ve festivaller, sportif faaliyetler ve fotosafari gibi pek çok etkinlik için uygun ortam sunan korunan alanlar, yılın her döneminde ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Korunan alanların bulunduğu destinasyonların, çevresindeki kırsal yerel halkla sıkı işbirliği ve ilişki içinde olduğu belirtiliyor. Doğal güzellikleri ve peyzaj değerleriyle öne çıkan bu alanlar, sahip oldukları tesisler aracılığıyla hem bulundukları destinasyonda hem de ulusal ölçekte ziyaretçi ağırlama imkanı sağlıyor.
Ziyaretçiler, konaklama, yeme-içme, rehberlik turları ve diğer hizmetler için harcama yaparak hem alan içinde hem de çevresindeki güzergahlarda ekonomik katkı oluşturuyor.
İSTANBUL'DA YAKLAŞIK 4 MİLYON KİŞİ KORUNAN ALANLARI TERCİH ETTİ
DKMP 1. Bölge Müdürlüğünden alınan verilere göre, bölge sorumluluğundaki İstanbul, Kocaeli, Tekirdağ, Sakarya, Edirne ve Kırklareli'de 2 milli park, 43 tabiat parkı, 2 tabiatı koruma alanı, 3 tabiat anıtı, 4 yaban hayatı geliştirme sahası ve 8 sulak alan olmak üzere toplam 62 korunan alan bulunuyor.
Bölge genelinde yer alan bu alanlar yılda ortalama 10 milyon kişi tarafından ziyaret edilirken, 2025 yılında İstanbul'da ziyaretçi sayısı yaklaşık 4 milyona ulaştı. İstanbul'daki ziyaretlerin büyük bölümünü Belgrad Ormanı oluşturdu.
Kocaeli'de yer alan Ormanya, yaklaşık 5 milyon ziyaretçiyle bölgenin en fazla ziyaret edilen korunan alanı olarak öne çıktı. Korunan alanların en yoğun ziyaret edildiği dönemler ise Kurban Bayramı ve yaz ayları oldu.
Sonbahar mevsimiyle korunan alanlarda oluşan renk değişimleri, ziyaretçilere muhteşem manzaralar sunuyor. Bu atmosferi deneyimlemek isteyen ziyaretçilerin sayısı artarken, her mevsim farklı güzellikler sunan korunan alanlarda yılın her ayında ziyaretçilerin ihtiyaçlarına yönelik çeşitli aktiviteler yer alıyor.