İstanbul imsak iftar sahur vakti saat kaçta olacak sorusuna İstanbul'da yaşayan vatandaşlar yanıt arıyor. Bereketin ve mağfiret mevsimi olarak bilinen Ramazan ayı, oruç ve diğer ibadetlerin yerine getirileceği bir ay olacak. Nefis muhasebesinin yapılacağı Ramazan ayında ilk oruç, 5 Mayıs Pazar gününü, 6 Mayıs Pazartesi gününe bağlayan gece kalkılacak olan sahur ile başlayacak. Sahur saatleri, Ramazan ayının sonlarına doğru geriye doğru gelecek. İftar vakitleri ise ileriye doğru gidecek. Faziletleri oldukça fazla olan Ramazan ayı orucu için Peygamberimiz “Kim faziletine inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır” buyurmuştur.
İSTANBUL İMSAK VAKTİ SAHUR SAATİ KAÇTA?
İSTANBUL'DA İFTAR SAATİ- AKŞAM EZANI KAÇTA?
2019 İSTANBUL İMSAKİYESİ
İMSAK VAKTİ NEDİR?
“(Ramazan gecelerinde) şafağın aydınlığını gecenin karanlığından ayırt edinceye (tan yeri ağarıncaya/fecr-i sâdığa) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar (yiyip içmeden, cinsel ilişkide bulunmadan) orucu tamamlayın.” (Bakara, 2/187)
Takvimlerde gösterilen “imsak”, oruca başlama vaktini ifade eder. İmsak vakti aynı zamanda gecenin sona erdiği, yatsı namazı vaktinin çıkıp sabah namazı vaktinin girdiği andır. Ezan da imsak vaktinin başlaması ile okunmaktadır. Bu sebeple ezanın başlaması ile yemeyi içmeyi terk etmek gerekir. Ezan başladığı sırada ağızda bulunan lokmanın yutulmasında bir sakınca yoktur.
İFTAR VAKTİ NEDİR?
İftar vakti, oruç yasaklarının sona erdiği vakit anlamında olup, güneşin batma vaktidir. Bu vakitle birlikte akşam namazının vakti de girmiş olur.
Gündüz ve gecenin teşekkül etmediği bölgelerde oruç süresi, buralara en yakın normal bölgelere göre belirlenir.
Peygamberimiz, sahuru mümkün olan son vakte denk getirmeyi teşvik ettiği gibi iftarın da vakit girer girmez yapılmasını teşvik etmiştir. Bu iki teşvikten çıkarılabilecek anlam, ibadetin mümkün olduğunca kolay hale getirilmesidir. İftar vakti girdiğinde yemeğe oturmadan namaz kılınmak isteniyorsa yine de biraz su veya bir hurma ile orucu açıp, ondan sonra namaz kılmak yerinde olur.
RAMAZAN ORUCUNUN ÖNEMİ NEDİR?
peygamberimiz ’in hicretinden bir buçuk yıl sonra Şaban ayının onuncu günü farz kılınmış olan oruç ibadeti, İslamın 5 şartından biridir. Bu kadar mühim bir ibadeti ile ilgili olarak daha detaylı anlatmak gerekirse;
Ramazan orucu, Bakara suresinin 183-184. ayetleriyle hicretin ikinci yılında Bedir savaşı öncesinde Şaban ayında farz kılınmıştır. Peygamberimiz (a.s.) hayatında dokuz sene Ramazan orucu tutmuştur. 183. ayette orucun mutlak olarak farz kılındığı bildirilmekte, ancak orucun ne zaman, nasıl ve kaç gün tutulacağı bildirilmemektedir.
184. ayette bu kapalılık kısmen giderilmiş, orucun “sayılı günlerde” tutulacağı beyan edilmiştir. Sayılı günler ile maksat Ramazan ayıdır. 14 Bakara suresinin 184 ve 185. ayetinde şöyle buyrulmaktadır:
(Oruç), sayılı günler(dedir)…
…Sizden kim bu aya ulaşırsa oruç tutsun… Allah, bu ayetlere Ramazan orucunu tutmayı Müslümanlara farz kılmıştır.
ORUCUN FARZ KILINDIĞINI BİLDİREN AYETLER DE ŞUNLARDIR:
"Ey iman edenler! Sizden öncekilere olduğu gibi, size de oruç tutma yükümlülüğü getirilmiştir; bu sayede kendinizi koruyacaksınız. Oruç sayılı günlerdedir. İçinizden hasta veya yolculukta olanlar başka günlerde tutabilirler; hasta veya yolcu olmadığı halde oruç tutmakta zorlananlar ise bir fakir doyumluğu fidye vermelidir.
Daha fazlasını veren, kendine daha fazla iyilik etmiş olur; fakat yine de, eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır" (el-Bakara 2/183-184).
Oruç, yoksulların durumunu daha iyi anlamaya, dolayısıyla onların sıkıntılarını giderme yönünde çaba sarf etmeye de vesile olur. "Tok, açın halinden anlamaz" atasözü de bunu ifade eder.
Orucun, dinimizde önemli bir yeri olan sabır konusuyla irtibatı da burada hatırlanmalıdır.
"Namaz ve sabırla yardım isteyin" (el-Bakara 2/153) ve "Sabredenlere ecirleri hesapsız olarak tastamam verilir"(ez-Zümer 39/10) gibi ayetler, "Oruç sabrın yarısıdır" (Tirmizî, “Da‘avât”, 86) diyen ve orucun Allah için olup mükafatını da kendisinin hesapsız olarak vereceğini bildiren hadislerin ortak anlamı, orucun sabır boyutunu ve bunun fazilet ve sevabının yüksekliğini anlatır.