Reuters habera jansı, Gazze sınırında konuşlu bir İsrail tankının fotoğrafını servis etti. Sabah saatlerinde ise sınırda sirenler çaldı, açıklama yapan İsrail ordusu yanlış alarm verildiğini duyurdu.
Can kaybının 60'a çıktığı Filistin'de bugün yeni gösteriler başladı. Ramallah ve Batı Şeria'da binlerce insan sokağa çıktı. Bugün sabaha karşı hayatını kaybeden sekiz aylık bebek Leyla da son yolculuğuna uğurlanıyor. Gaz bombalarından etkilenerek can veren kızın ailesi, gözyaşlarına boğuldu.
ABD, Orta Doğu'da yüksek derecede alarma geçti. Savunma Bakanlığı Pentagon, bölgeyi alev topuna çeviren büyükelçilik hamlesinin ardından Orta Doğu'daki temsilcilikleri korumak amacıyla daha fazla deniz piyadeleri sevk etti. Haaretz gazetesinin haberine göre, söz konusu özel kuvvetler askerleri Mısır, Ürdün ve Lübnan gibi ülkelerde görev alacak.
Hollanda’da Yahudi kökenli eski bakan Hedy d’Ancona, 'akrabam' dediği İsrail'in yaptıklarından utanç duyduğunu söyledi. "Başkalarına baskı yaparak özgürlüğünüzü kutlayamazsınız" diyen İşçi Partili eski bakanın babası, Polonya’daki bir Nazi toplama kampından kurtulmuştu.
ULUSAL YAS KARARI ALINDI
Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Yürütme Kurulu Üyesi Vasıl Ebu Yusuf AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'nde işlediği katliamda şehit düşenler için yarının ulusal yas günü olacağını ve genel greve gidileceğini belirtti.
Gazze'nin İsrail sınırında çadırlar kuran Filistinliler, ABD Büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınmasını ve İsrail'in kuruluş yıl dönümü olan Nekbe'nin (Büyük Felaket) 70. yılını protesto etmek için "milyonluk yürüyüş" adını verdikleri kapsamlı gösteriler düzenliyor.
BAŞBAKAN YILDIRIM’DAN SERT TEPKİ
Başbakan Yıldırım Ankara'da Gazze'deki protestolarda Filistinlilerin şeiht edilmesi hakkında konuştu. Yıldırım: "Bu bir alçak katliamdır, şiddetle kınıyoruz." dedi. Yıldırım’ın konuşmasından satır başları şöyle:
ABD, büyükelçilik açılışı için İsrail ile beraber Kudüs ile kutlama yapıyor. Amerika İsrail büyükelçilik açılışını kutluyor. Eğlence yapıyorlar, aynı zamanda da kendi haklarını, bağımsızlıklarını çoğu işgal edilmiş vatanlarını kurtarmak, feryatlarını dünyaya duyurmak için genç silahsız siviller bu olayı protesto ederken, İsrail askeri gözünü kırpmadan 43’e varan masum, savunmasız Filistinliyi şehit ediyor, 2 bine yakın yaralı var. Bu bir alçak katliamdır. Şiddetle kınıyoruz.
İnatla bu elçilik taşıma kararı uygulamaya konmuştur. Bu açıkça bir tahriktir. Açıkça bir devleti yok saymaktır. Filistin’i yok saymaktır. Haklarını hukuklarını gasp etmektir. Amerika maalesef sivilleri katleden İsrail yönetiminin yanında fütursuzca yer almış ve bu insanlık suçuna ortak olmuştur. Türkiye olarak bu kararı bir kez daha şiddetle kınıyoruz. Yok hükmünde sayıyoruz. Bunun da bilinmesini istiyoruz.
Hele mübarek Ramazan’a günler kala, burada kardeşlerimize yönelik büyük bir orantısız güç kullanılarak öyle bir katliamın gerçekleştirilmesini Türkiye olarak, İslam alemi olarak, insanlık olarak kabul etmemiz mümkün değildir.
Bakın bir büyükelçilik açılıyor. Bir yerde eğlence, tören… Diğer yanda hayatını kaybeden gençler. Bir tane İsrailli ölen var mı? Yok. Çünkü bu gençler, sivil halk sadece dünyanın dikkatini çekmek için silahsız bir şekilde feryatlarını haykırmaktan başka bir şey yapmıyorlar. Bunu bir katliama dönüştürmenin insanlıkla da devlet olmakla da alakası yoktur. ‘Dünya barışını bölge barışını koruyacağım, arabuluculuk yapacağım’ diyen Amerika’nın da bu katliamda payının olması da ayrı bir olaydır. Ve asla kabul edilemez. Bu tahrik bölgedeki sorunları daha da kötüleştirecek ve Filistin meselesinde daha derin bir iz bırakacak. Bölgede istikrar ve barış belki de çok daha zorlaşacaktır. Bu bakımdan Türkiye olarak Filistin’in özgürlüğüne kavuşuncaya kadar kardeşlerimizin yanındayız.
Amerika kendi iç yangınını dışarıda ateş yakarak gözden kaçırma gayreti içerisindedir. İslam dünyası da bu katliam karşısında tek yürek, tek ses olmak mecburiyetindedir. Filistinli şehit kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ve Türk hükümetinin her türlü yardım ve desteğinin dün olduğu gibi, bugün de gelecekte de Filistinli kardeşlerimizin yanında olacağını ifade etmek isterim.
ŞEHİT SAYISI 58
Kudüs’te çoşkulu kutlamaların yapıldığı sırada, Gazze-İsrail sınırında, tüm dünyanın gözü önünde korkunç bir katliam yaşanıyordu. İsrail’in 70’inci yıldönümüne denk getirilen açılış, burada Filistinliler tarafından protesto edildi. İsrail güçlerinin barışçıl gösterilere silahlı müdahalesi sonucu aralarında çocukların da bulunduğu en az 58 kişi hayatını kaybetti, 2 bin 700’ü aşkın sivil yaralandı. İsrail ordusu, üç Filistinlinin sınır tel örgüsüne patlayıcı yerleştirmeye çalışırken öldürüldüğü iddiasında bulundu. Öte yandan İsrail, gösterilere 40 bin Filistinlinin katıldığını duyurdu.
GAZZE SON DAKİKA
"Milyonluk yürüyüş" için Gazze sınırında toplanan Filistinlilere İsrail askerleri gerçek mermilerle ateş açtı. Sınırdaki gösterilerde 7 Filistinli şehit oldu, 165 Filistinli de gerçek mermilerle yaralandı.
Gazze'nin İsrail sınırında çadırlar kuran Filistinliler bugün ABD Büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınmasını, yarın da Nekbe'nin 70. yılını protesto etmek için gerçekleştirilecek "milyonluk yürüyüş"e hazırlanıyor.
KAÇ KİŞİ ŞEHİT OLDU?
İsrail askerleri, ABD'nin Kudüs'te büyükelçilik açmasını protesto etmek için abluka altındaki Gazze sınırında düzenlenen gösterilere katılan 7 Filistinliyi şehit etti.
Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Han Yunus kentinin İsrail sınırı yakınlarında düzenlenen gösterilerde 21 yaşındaki Enes Hamdan Kıdeyh ile Gazze'nin kuzeyindeki Cibaliye bölgesi sınırındaki gösterilerde 29 yaşındaki Musab Yusuf Ebu Leyla isimli iki Filistinlinin İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu şehit edildiği belirtildi.
Öte yandan Filistin Kızılayından yapılan yazılı açıklamada Gazze Şeridi'nin İsrail sınırında düzenlenen gösterilerde şu ana kadar 165'i gerçek mermiyle olmak üzere, şarapnel, gaz kapsülleri ve göz yaşartıcı gaz nedeniyle 257 Filistinlinin yaralandığı kaydedildi.
İsrail, Gazze sınırını "kapalı askeri bölge" ilan etti
Bu arada İsrail ordusunun, Gazze sınırını "kapalı askeri bölge" ilan ettiği bildirildi.
Ordudan yapılan yazılı açıklamada, sınırda tel örgülerin olduğu bölgenin "kapalı askeri bölge" ilan edildiği ve buradaki herhangi bir hareketliliğin ordunun onayını gerektirdiği belirtildi.
İsrail çadırları ateşe vermeye çalıştı
İsrail ordusunun, sınırda kurulan çadırları insansız hava aracıyla (İHA) ateşe vermeye çalıştığı, Filistinli grupların yangına kısa sürede müdahale ettiği ifade edildi.
İsrail güçlerinin ayrıca İHA'lardan attıkları yakıcı maddelerle, Filistinlilerin Gazze sınırına yığdıkları araç lastiklerini ateşe verdiği belirtildi.
GAZZE NEREDE?
Gazze , Filistin'in güneybatısında bulunan, Gazze Şeridi'nin en büyük şehri. Akdeniz sahilinden 4 km içeride kurulmuş olan Gazze'nin nüfusu 450.000'dir.[kaynak belirtilmeli]
Gazze'deki insan yerleşim tarihi bu şehri dünyadaki en eski şehirlerden biri yapacak şekilde 5.000 yıla ulaşmaktadır.[1] Kuzey Afrika ve Levant arasındaki Via Maris denilen ticaret rotası üzerinde yer aldığı için tarihinin büyük bir bölümünde Güney Filistin'in değerli bir antreposu ve Kızıldeniz üzerinden gelen Baharat Yolu üzerinde önemli bir mola yeri olarak işlev gördü.
Romalılar ve daha sonra Bizanslılar altında, Gazze ve göreceli barış dönemi yaşayarak önemli bir yerleşim birim oldu. 635 yılında, İslam Ordusu tarafından fethedildi ve hızlı bir şekilde İslami bir hukuk merkezi haline geldi. Ancak, Haçlılar istilası ile şehir harap oldu. Aşağıdaki bölümlerde bir tarihçinin Haçlılar'ın şehri "insansız ve harap bulduğundan" bahsettiği yazmakta olup bu konuda kesin kaynak yoktur. Sonraki yüzyıllarda, Gazze seller ve Moğol akınları yüzünden birçok sıkıntı yaşadı. 16. yüzyılda, Osmanlı İmparatorluğu'na dahil olduğunda bir köy durumundaydı.[3] Osmanlı hakimiyetinin ilk yarısında, Rıdvan Hanedanı yönetiminde şehirde büyük ticaret ve barış içinde dönem geçti.
Gazze I. Dünya Savaşı sırasında, İngiliz kuvvetlerine teslim oldu ve İngiliz Mandası altında Filistin'in bir parçası haline geldi.[4]1948 Arap-İsrail Savaşı sonucu, Mısır yönetiminde Gazze Şeridi'nde bazı gelişmeler olmuştur. 1967 yılında İsrail tarafından Altı Gün Savaşı sonucu ele geçirildi; ancak 1993 yılında, şehir yönetimi Filistin Ulusal Yönetimi'ne geçti. Hamas, 2007 yılında yapılan seçimleri kazanarak şehri El Fetih'den teslim aldı ve o tarihten beri İsrail tarafından abluka altında tutulmaktadır.
Gazze'nin temel ekonomik faaliyetleri küçük ölçekli sanayi, tarım ve işçiliktir. Ancak, ekonomi abluka ve devamlı süren çatışmalar ile ekonomik olarak şehir kötü durumdadır.[6][7] Nüfusunun çoğu Müslüman olan şehirde, çok az Hıristiyan azınlık vardır. Gazze halkının yaklaşık % 75'i 25 yaşın altındadır ve dünyada mülteci olarak başka bölgelerde yaşayan en yüksek sayıda halka sahip şehirdir.