AKŞAM GAZETESİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 'İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü' davası kapsamında hazırladığı casusluk iddianamesini tamamladı. Şüpheliler Ekrem İmamoğlu, Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ hakkında 15 ila 20 yıl arasında hapis cezası istenen iddianamede, İBB verilerinin nasıl bir siyasi operasyon aparatına dönüştürüldüğü detaylarıyla anlatıldı.
HUKUKA AYKIRI VERİ ALINDI
İddianamede, tutuklu şüpheli Hüseyin Gün'ün el konulan cep telefonunda yer alan 721 adet notun tek tek incelendiği belirtildi. Bu notların içeriğinde şirketlere ait giriş bilgileri, kullanıcı isimleri ve şifrelerin bulunduğu kaydedildi. Savcılık, bu dijital dökümlerin, şüphelilerin çok sayıda kişinin e-posta ve sosyal medya hesaplarına müdahale edebilecek teknik kapasiteye sahip olduklarını ve kişisel verilere hukuka aykırı şekilde eriştiklerini kanıtladığını vurguladı. İddianamedeki bir diğer dikkat çekici tespit, İBB'ye ait gizli bilgilerin 'Ostin' adı verilen, internetin yeraltı dünyası olarak nitelendirilen dijital ortama aktarılması oldu.
TALİMAT İMAMOĞLU'NDAN
Necati Özkan'ın, İmamoğlu'nun talimatıyla başta 'ibb.gov.tr' olmak üzere belediyeye ait çok sayıda e-posta adresi ve şifresini bu platforma sızdırdığı belirtildi. Gün'ün ise bu şifreleri kullanarak belediyenin gizlilik ihtiva eden iç yazışmalarına ve devasa veri havuzuna eriştiği ifade edildi.
ÖZEL MESAJLARA ERİŞİM
Casusluk faaliyetinin teknik boyutu 'PQ' isimli yazılımla deşifre edildi. Eski bir CIA çalışanı olduğu belirtilen Aaron Barr, tarafından geliştirilen bu yazılımın, istihbarat servislerince kullanıldığı ve bu araçla seçmenlerin sosyal medya paylaşımları ve özel mesajlaşmalarına dahi ulaşıldığı saptandı. Bu verilerle hazırlanan analiz raporlarının, İmamoğlu'na ulaştırıldığı, bu yolla seçmenin manipüle edildiği vurgulandı.
SEÇİM MANİPÜLE EDİLEREK KAZANILDI
İddianamede, "İmamoğlu'nun vatandaşların kişisel verilerini mevcut nüfuzu aracılığıyla ele geçirerek yabancı istihbarat elemanlarına aktardığı ve bu süreçten siyasi menfaat sağladığı tespit edilmiştir" denildi. 'Siyasal casusluk' suçunun, özellikle 2019 yerel seçimlerini manipüle ederek İmamoğlu'nun seçimi kazanmasını sağlamak amacıyla işlendiği ifade edildi. Bu operasyonel destekle İmamoğlu'nun Türkiye siyasetinde söz sahibi olmasının amaçlandığı ve tüm faaliyetlerin bu stratejik hedef doğrultusunda şekillendiği kayıtlara geçti.