KURTULUŞ TAYİZ
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, İtalya ziyaretinden dönerken uçakta gazetecilere gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.
İTALYA İLE AFRİKA'DA İŞBİRLİĞİ: İtalya, özellikle Afrika'ya yönelik müşterek adım atma konusunda bize teklifi bulunuyor. Bizce işbirliği yapılmaması için hiçbir sebep yok. Bu teklife sıcak baktığımızı Sayın Meloni'ye ifade ettim. Biz Afrika ülkeleri ile göz hizasında ve "kazan-kazan" esaslı ilişki kurduk bunu da genişletiyoruz. Bu yaklaşımımızı paylaşan Batılı ülkelerle de Afrika'da işbirliği yapmaktan memnuniyet duyarız.
SAVUNMA SANAYİİ: (Baykar'ın her adımında mesela Yunanistan gidiyor, "Aman Türkiye'yle bu işbirliğini yapmayın" diyor.) Savunma sanayii Avrupa'nın odaklandığı bir alan. Geliştirdiğimiz silah sistemleri, hava, kara ve deniz mühimmat ve araç-gereç büyük bir ilgiyle takip ediliyor. İtalya'da savunma sanayiinde tecrübeye sahip. Karşılıklı olarak teknoloji transferi Türkiye'nin yerli savunma sanayiini güçlendireceği gibi İtalya'ya da enerji sağlayacaktır. Yunanistan ile de işbirliğini, iyi komşuluk, dostluk ve müttefiklik temelinde ilişkileri geliştirmenin gayreti içerisindeyiz.
KARDEŞLİK İKLİMİ: (Terörsüz Türkiye hedefi) İstihbarat teşkilatımız çalışmalarını devam ettiriyor. Hedefimiz Türkiye'nin birliğini, bütünlüğünü, kardeşliğini dinamitlemeye çalışan terör belasından artık tamamen kurtulmak ve geleceğe yürümektir. Biz, terörle mücadelede önemli başarılar elde ettik. Demokratikleşme konusunda, en ileri adımları attık. En büyük motivasyonumuz evlatlarımıza terörsüz bir Türkiye, terörsüz bir ülke bırakmak. Sivil siyasetin güçlendiği, huzurun kökleştiği, kaynaklarımızın geleceğe, teknolojiye, kalkınmaya ayrılacağı bir Türkiye için çalışıyoruz. Türkiye'de tefrikaya artık yer olmadığını dost-düşman görecek, milletimizin toplu vuran sinesini hiçbir topun sindiremeyeceğini anlayacaklardır. Daha önce de söyledim: Terörsüz Türkiye, bir al-ver süreci değil, bir kardeşlik iklimidir. Milletimizin onlarca yıllık özlemidir.
FEDERATİF YAPI HAYAL: (SDG'nin federatif yapı talebi) Suriye'deki silahlı grupların Savunma Bakanlığı çatısı altında toplanması ve Suriye'nin birliğine katkı sağlaması önemli. Federatif yapı konusu ise hayalden öteye gitmez. Suriye'de federal yönetim hayalleri kurarak, bölgeyi tehdit edecek kararlar değil, bölgenin istikrarına hizmet edecek kararlar almalarını tavsiye ederim. Bölgemizde oldubittilere müsaade etmeyecek, Suriye ve bölgenin kalıcı istikrarını tehdit edecek hiçbir girişime izin vermeyeceğiz.
TEPKİMİZİ GÖSTERİRİZ: (Suriye bağlamında Türkiye'nin İsrail'e yönelik kırmızı çizgileri neler?) İsrail, bölgemizde çatışmayı, kan ve gözyaşını yaymak için çaba sarf ediyor. Gazze başta olmak üzere Filistin kentlerinde şiddet ve saldırganlık dalgasını genişletiyor. Lübnan'da döktükleri kan, Lübnan halkına çektirdikleri ortada. Şimdi ateşi Suriye'ye yaymak, orada da kan dökmek yoluna girdiler. İsrail'in Suriye topraklarına yönelik saldırıları, Suriye'deki yeni yönetim ile başlayan olumlu iklimi baltalama girişimidir. İsrail'in yaptığı provokasyondur ve bu kabul edilemez. Komşumuz Suriye'yi yeni bir istikrarsızlık bataklığına sürükleyecek her türlü girişime karşı tepkimizi gösteririz. Bizim derdimiz bölgemizde çatışma değil, barış ve huzurdur.
GAZZE'DE İNSANİ KORİDOR: ABD'nin baskısı olmadan İsrail'in bir kalıcı ateşkes garantisi verme niyeti yok. Rehineleri bırakma karşılığında belli bir süre ateşkesi kabul eder gözüküyor. Dışişleri Bakanlığımız ba Batılılarla, Filistinlerle ve İsrail tarafıyla insani yardımlar üzerine görüşmeler yapıyor. Metot değişikliğine gitmedik ama ateşkesi vurgularken insani yardımlar için koridorun açılmasını öne çıkardık. Sivil nüfusun rehin tutulmaması, temel ihtiyaçlardan mahrum bırakılmaması önemli. Şimdi uluslararası topluma bunu söylüyoruz. Önceden ateşkesle insani yardımları çok ilişkilendiriyorlardı. Şimdi biz onu biraz ayırdık. Ama bu durumda bile İsrail ilave bir baskı görmediği sürece şu anda bir gevşeme yok.
Başkan Erdoğan, AKŞAM yazarı Kurtuluş Tayiz'in de aralarında bulunduğu gazetecilerin sorularını cevapladı.
'CHP AYIPLI SİYASETİN ODAĞI'
KAMERA BANTLAMA: (İmamoğlu davasında bir görüntü var. Bir otel girişinde iki bavul taşınıyor ve kameralar bantlanıyor.) Ana muhalefetin başındaki zat, inanın sorsanız "jammer nerede, ne işe yarar?" bunu bile bilmez. Benim kendi çalışma ofisimde, kendi odamda hangi aletler var, bunun hesabını herhalde Özgür Özel'e verecek değilim. Kalkıp da kameraları bantlamak, onlarla uğraşmak, bu tür davranışlar bizim kitabımızda yazmaz. Öyle bir uygulama bizde yok, buna gerek de yok. Çünkü bu tür yolsuzluğa biz tevessül etmeyiz. Tüm iddialar yargıya intikal etmiş durumdadır. Ayıplı siyasetin odağı CHP, millete bantların arkasına yine neyi sakladıklarını, hangi şaibeli işlere giriştiklerini izah etmek zorundadır.
İZANLARINI KAYBETTİLER: Sokakları karıştırarak, insanları birbirlerine düşürerek, gündem değiştirme telaşları açıkça görülmektedir. Bunlar, kendilerini kurtarmak için ülkeyi ateşe vermekten çekinmeyecek kadar izanı kaybetmişler. Düşünün, bir siyasi parti, -ki ana muhalefet partisinden söz ediyoruz- yolsuzluk iddialarını örtbas etmek için illegal örgütlerle işbirliği yapıyor, Ticaret Kanunu'nu ihlal ediyor ve dahası milli güvenliği tehdit edecek bir noktaya geliyor! Batı'ya ve Batılı medya kuruluşlarına yalvarıyor. Türkiye'nin ekonomisini, şirketlerini, yargı mensuplarını tehdit edecek kadar ileri gidiyor. Bunları, milletimizin ferasetine havale ediyorum.
"ONLARIN DERDİ İSTANBUL DEĞİL"
İSTANBUL DEPREMİ: CHP bugüne kadar koparttıkları gürültülerle İstanbul'da kentsel dönüşümün önüne engeller çıkardı. En son depremde bir kez daha görüldü ki, bu gürültücülerin dertleri İstanbul değil. Bunların dertleri başka. Biz, İstanbul'da bir tek riskli yapı bırakmayıncaya kadar çalışacağız. İstanbul'u onların eline ve insafına terk edemeyiz.
TRUMP'LA İLK FIRSATTA YÜZ YÜZE GÖRÜŞECEĞİZ
DOSTANE KONUŞTUK: Sayın Trump ile ilk fırsatta yüz yüze görüşmemizi yapacağız. Telefon görüşmemiz oldukça samimi, verimli ve dostaneydi. Konuşacağımız çok konu, atacağımız çok adım var. Türkiye ile ABD ilişkilerine yön verecek görüşmemiz için, bakanlıklarımız çalışmalarını sürdürüyor. Sayın Trump ile telefon diplomasisi şeklinde temaslarımız oluyor. Dostum Trump'la yeni dönemde ikili ilişkilerimize çok farklı bir ivme kazandıracağımıza inanıyorum. Rusya-Ukrayna başta olmak üzere barış vizyonunu destekliyoruz. Türkiye'nin hassasiyetlerini gözeten tavrını memnuniyetle karşılıyoruz. Suriye konusunda da iki lider olarak birbirimizi anladığımızı görüyoruz.
KKTC'YE GİDECEĞİM
KKTC'NİN TANINMASI: Hafta sonu TEKNOFEST ekibi Kıbrıs'a gidiyor, biz de cumartesi günü Kuzey Kıbrıs'ta olacağız. Biz Kıbrıs adasında iki devletli çözümle tarihi sorunları geride bırakabileceğimizi düşünüyor, çalışmalarımızı bu yönde ilerletiyoruz. KKTC'nin tanınması için gayretlerimizi sürdüreceğiz. Asla KKTC'yi yalnız ve kimsesiz bırakmayız. Kıbrıs Türkü'nün hak ve menfaatlerini her platformda savunmak, Türkiye Cumhuriyeti olarak tarihi ve insani anlamda sorumluluğumuz. Bunun gereğini yerine getirme hususunda derece kararlıyız. Türk dünyasının da kardeşlerinin yanında olmaya devam edeceğini düşünüyoruz.
BARIŞA KATKI SAĞLAYACAĞIZ
RUSYA-UKRAYNA BARIŞI: Rusya da Ukrayna da samimi bir şekilde barışı dillendirmeli ve artık bu savaş bitmelidir. Bu savaş, sadece iki ülke için değil, küresel güvenlik açısından da oldukça önemli. Çünkü bu savaş herkese kaybettirmiştir. En çok da Rusya ve Ukrayna kaybetmiştir. Adil bir barışın ise asla kaybedeni olmaz. Barış sürecinin uzun vadede başarılı olabilmesi için her iki tarafın karşılıklı güven oluşturması önemli. Türkiye olarak barışa katkı sağlamaya ve devam edeceğiz.