Erken Çocuklukta Değerler Eğitimi için İstanbul'da ortak çerçeve

İstanbul'da erken çocukluk dönemine yönelik din ve ahlak eğitimi, ilk kez bu kapsamda hukuk, pedagojik güvenlik ve aile boyutuyla birlikte ele alındı. İl Millî Eğitim Müdürü Yentür'ün katıldığı çalıştayda, “çocuğun yüksek yararı” ilkesi merkeze alınarak sahaya yol gösterecek ortak bir çerçevenin güçlendirilmesi hedeflendi.

HABER MERKEZİ

İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda; İstanbul Müftülüğü ve Eğitime Destek Platformu iş birliğiyle düzenlenen "Erken Çocuklukta Din ve Ahlak Eğitimi (Değerler Eğitimi) Çalıştayı", Uluslararası Fatih Sultan Mehmet Anadolu İmam Hatip Lisesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Akademisyenler, hukukçular, eğitim yöneticileri, öğretmenler, müftülük temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve farklı kurumlardan paydaşların bir araya geldiği buluşmada, erken çocukluk döneminde değerler eğitiminin sınırları ve imkânları bütüncül bir yaklaşımla masaya yatırıldı.

'ÇOCUĞUN YÜKSEK YARARI' İLKESİ ESAS ALINDI

Çalıştayın açılışında konuşan İl Millî Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, erken çocukluk döneminin kişilik ve değer dünyasının şekillendiği en kritik eşiklerden biri olduğunu vurgulayarak, bu alanda atılacak her adımın "çocuğun yüksek yararı" ilkesini esas alan, bilimsel temellere dayanan ve pedagojik güvenliği önceleyen bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

EĞİTİM SADACE BİLGİ AKTARIMI DEĞİL

İl Millî Eğitim Müdürü Yentür, değerler eğitiminin yalnızca bilgi aktarımı olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, çocukların duygu dünyasını, sosyal ilişkilerini ve vicdan gelişimini destekleyen bir eğitim ikliminin güçlendirilmesine işaret etti.

İŞ BİRLİĞİ MODELLERİ ÖNE ÇIKTI

Program boyunca oluşturulan masa çalışmalarında; hukuki çerçeve ve mevzuat temelleri, eğitim programı ve öğretim içeriği, eğitimcinin rolü ile yetkinlikleri, ulusal ve uluslararası akademik çalışmalar ile eğitimde sürekliliğin sağlanması başlıkları ele alındı. Oturumlarda, içeriklerin çocukların gelişim özelliklerine uygunluğu, eğitimcinin etik sorumlulukları, literatürün sahaya yansıması, aile katılımı ve kurumlar arası iş birliği modelleri öne çıktı.

'ORTAK DİL' İÇİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Çalıştayda, uygulamada ortak bir dilin oluşması için kurumlar arası sürdürülebilir iş birliği mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği vurgulanırken; öğretmenlerin hizmet içi gelişim süreçleri, aile katılımının niteliği ve sahaya rehberlik edecek ilkelerin netleştirilmesi de öncelikli alanlar arasında değerlendirildi.

ORTAK GÖRÜŞTE BULUŞULDU

Toplantı sonunda katılımcıların; erken çocuklukta verilecek değerler eğitiminin çocuğun bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimini destekleyecek nitelikte, pedagojik açıdan güvenli ve hukuki açıdan net bir çerçeveye kavuşturulması gerektiği yönünde ortak görüşte buluştuğu belirtildi.

Masa çalışmalarından çıkan değerlendirme ve önerilerin kapsamlı bir rapor hâline getirilerek ilgili kurumlar ve karar vericilerle paylaşılacağı, raporun politika geliştirme süreçlerine katkı sunmasının ve uygulamaya yönelik yol haritası niteliği taşımasının hedeflendiği kaydedildi.