IHA
MHP lideri Bahçeli TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. CHP'deki "mutlak butlan" kararı sonrası yaşanan gelişmeleri değerlendiren Bahçeli, "Manevi iklimiyle barış, huzur ve kardeşlik zemini olan bayram; Cumhuriyet Halk Partisi açısından kucaklaşmak yerine kutuplaşmanın derinleştiği bir zamana dönüşmüştür. Yaşanan gelişmeler CHP kurumsallığına yakışmayan bir seviyeden siyasi kültürümüze ve demokrasimize zarar verici bir noktaya doğru ilerlemektedir.Türkiye'nin terörle mücadele ve toplumsal bütünleşme hedefleri, güvenlik politikaları yanında siyasi istikrara ve toplumsal uzlaşmaya da bağlıdır. Ülkemizi yakından etkileyen bölgesel gelişmelerin ve terörsüz Türkiye sürecine ilişkin önemli aşamaların kaydedildiği bir dönemde beklentimiz, hukuki ve siyasi mücadele yerine fiziki mücadele gibi toplumsal huzuru bozacak, provokasyonları artıracak tehlikeli söylem ve eylemlerden kaçınılmasıdır. Politik amaçlar uğruna millî hafıza mekânları ve millî kahramanlar üzerinden toplumu ayrıştırıcı dil ve üslup geliştirilmemesidir. Mesele hukuk zemininden, demokrasi platformundan, siyasi rekabet ve nezahetten uzaklaşmamalıdır" ifadelerini kullandı.
"BÖLÜNMÜŞ BİR CHP ALGISI OLUŞTURULMAYA, HATTA MEŞRULAŞTIRILMAYA ÇALIŞILDIĞINA ŞAHİT OLUNMAKTADIR"
Türkiye'yi karıştırmaya kimsenin cüret etmemesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, "Olaylar sokağa taşıp, fiziki mücadele çağrılarıyla bir eyleme, güvenlik güçlerine saldırıya, kamu düzenini bozmaya yönelmemelidir. Mahkeme kararına yönelik itiraz merci olan Yargıtay konunun hassasiyetine binaen vaki itiraza yönelik kararını bir an önce vermelidir. Türk siyaseti ve demokrasisinin hırpalanmasına izin verilmemelidir. En başında CHP üzerinden oyun oynamanın tehlikelerinden bahsetmiştim. Geldiğimiz noktada bölünmüş bir CHP algısı oluşturulmaya, hatta meşrulaştırılmaya çalışıldığına şahit olunmaktadır. Unutulmamalı ki yaşanan bölgesel gelişmeler ve terörsüz Türkiye sürecinde, ortak akıl ve güçlü siyasal kurumlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulacaktır" dedi.
"KUDÜS PAKTI TEKLİFİMİZİN CİDDİYETLE ELE ALINMASI GEREKTİĞİNİ ÖNEMLE HATIRLATIYORUM"
"Terörsüz Türkiye"nin terörsüz bölge adımıi Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın ilk stratejik hamlesi olmanın yanında 21'inci yüzyılda değişen dünya dinamiklerine karşı yeni güvenlik konseptinin miladı olduğunu söyleyen Bahçeli, "Bu noktainazarıyla belirtmek isterim ki Türkiye'nin bir yönü doğuya, diğer yönü ise batıya bakan, gövdesi Maveraünnehir'den Anadolu'ya taşan Selçuklu Kartalı modelimizin dayandığı temel esas Türk ontolojik güvenliğidir. 20'nci yüzyıla sıkışmış güvenlik konseptini aşan, 21'inci yüzyılın imkân ve ihtiyaçlarına mütenasip yeni güvenlik paradigmamızdır. Küresel sistemde yaşanan çöküş ve bölgemizde yaşanan kaos bize bir kere daha göstermiştir ki Türkiye'nin güvenliği sadece siyasal egemenliğinin tecessüm ettiği coğrafyadan müteşekkil değildir. Türkiye'nin güvenliği kuzeyde Kırım'ı, güneyde Yemen'i, doğuda Doğu Türkistan'ı, batıda Bosna'yı, Kosova'yı ihtiva eden geniş ve büyük Türk-İslam coğrafyasıdır. Bu coğrafyanın tarihi hakikati, kültür ve medeniyet birikimi, politik dinamiği, stratejik perspektifi Türk ontolojisinin güçlü ve sağlam zeminini teşkil etmektedir. Bugün Gazze'de, Kudüs'te, Filistin'in dört bir yanında yaşanan zulüm; sadece bir coğrafyanın değil, tüm ümmetin imtihanıdır. Bir kez daha, İslam dünyasının ayağa kalkabilmesi, Müslüman feryadına son verilebilmesi, kalıcı barış ve istikrar için 'Kudüs Paktı' teklifimizin ciddiyetle ele alınması gerektiğini önemle hatırlatıyorum" diye konuştu.
"BATI'NIN GÜCÜ VE EGEMENLİĞİ ZAYIFLARKEN DOĞU'NUN DÜNYA EKONOMİSİ VE SİYASETİNDEKİ AĞIRLIĞI ARTMAKTADIR"
İslam dünyasının ayağa kalkması ve İsrail haydutluğuna haddi bildirilmesi gerektiğini dile getiren Bahçeli, "Filistin özgürleşmeli, kutsal topraklar huzura kavuşmalı, İslam coğrafyasına düşen emperyalizmin gölgesi geri gelmemek üzere yok edilmelidir. Dikkatinizi çekmek isterim ki Birleşmiş Milletler can çekişmektedir. Avrupa Birliği ve NATO gibi birlikler her geçen gün kan kaybetmektedir. İkinci Dünya Savaşı sonrası düzen temelinden sarsılmaktadır. Batı'nın gücü ve egemenliği zayıflarken Doğu'nun dünya ekonomisi ve siyasetindeki ağırlığı artmaktadır. Dünyada yeni bir denge arayışı başlamışken, İslam coğrafyasının bir ve beraber olup yeni bir güç merkezi olarak öne çıkması elbette ki mümkündür ve bir o kadar da elzemdir. Türkiye buna hazırdır. Türk milleti; Türk dünyasının ve İslam aleminin güçlü bir birlik oluşturmasından yanadır. Asırlar öncesinden bizlere seslenen Bilge Tonyukuk'un 'Çoklar diye korkmadık, azız diye çekinmedik, düşmanlarımız etrafımızda ocak gibiydi; bizde hepsini yakacak ateş idik' sözlerinden mülhem diyorum ki; şayet hedefinde Türkiye olan varsa unutulmasın ki bu milletin imanla yoğrulmuş iradesi, her türlü kuşatmayı yarmaya, her türlü kirli hesabı bozmaya muktedirdir" dedi.
"BAŞKAN TRUMP'IN DENGELERİNİ VE AYARLARINI BOZMUŞ GÖRÜNMEKTEDİR"
ABD'nin İran'da öngördüğü hedeflere ulaşamadığını ifade eden Bahçeli, "Başkan Trump'ın dengelerini ve ayarlarını bozmuş görünmektedir. ABD fena halde bocalamakta, Trump'ın konuşmalarından savaşın kesif tesiriyle muvazeneyi kaybetmiş olduğu anlaşılmaktadır. Zira boş tehditler savururken zaaflarını ortaya koymakta, hiddetlenirken de perde gerisinde yıkıcılık ve bölücülük için verdiği desteği ifşa etmektedir. Ne tuhaftır ki; siyasi hedefleri Netanyahu'nun belirlediği bir savaşı, Amerikan askerlerinin sürdürmesi ve kazanması beklenmektedir. Bu her şeyden önce akla mantığa aykırıdır. Nitekim Amerikan ordusunun farklı unsurlarından üst düzey komutanlar haklı olarak buna karşı çıkmaktadır. Ancak Trump, bunları dinlemek yerine itiraz edeni görevden almak yoluna gitmektedir. Trump; her geçen gün ABD halkının desteğini kaybederken, ABD askerleri savaş motivasyonunu yitirmektedir. ABD'nin inandırıcılığı ve müttefiklerinin ona olan saygıları ve bağlılıkları da her geçen gün zayıflamaktadır. ABD'nin bu kadar kayıpla kalıcı bir kazanım elde etmesi mümkün olmayacaktır" ifadelerini kullandı.
"ABD İSRAİL'E KAYITSIZ ŞARTSIZ DESTEK VERMEKTEN VAZGEÇMELİ, SİYASİ BASKI UYGULAMALIDIR"
ABD'nin derhal bu savaşı durdurması ve bölgedeki varlığını sonlandırıp çekilmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, "ABD İsrail'e kayıtsız şartsız destek vermekten vazgeçmeli, siyasi baskı uygulamalıdır. İslam ülkeleriyle Kudüs Paktı oluşturulmalı, ekonomik, siyasi ve askeri yeni bir birlik kurulmalıdır. Doğu Akdeniz'in, Körfez'in ve Kafkasların siyasi ve ekonomik güvenliğini bölge ülkeleri sağlamalı, bölgesel gelişmeler ABD yahut başka bir ülkenin müdahalesine ve insafına terk edilmemelidir. Ukrayna-Rusya savaşı sonlandırılmalı; bunun için Türkiye ile birlikte Türk Devletleri Teşkilatı gibi yeni aktörler devreye girmelidir. Şüphe yok ki Türkiye tüm bu süreçlere ev sahipliği yapabilecektir. NATO'nun etkin üyesi aynı zamanda birçok doğu ittifakına üye olan Türkiye, diğer arabulucu ülkelerle birlikte, bölgesel dinamikleri dikkate alan bir politika ortaya koyabilme potansiyeline sahiptir. Türkiye, sözüne güvenilen itibar edilen, kudretli ve kabiliyetli bir ülkedir. O sebeple küresel barış ve huzur için atılacak her adımda, başlatılacak her girişimde Türkiye'nin etkin bir rol üstlenmemesi için hiçbir sebep yoktur. Üstelik Sayın Cumhurbaşkanımız bölge ülkeleriyle birlikte savaşan tarafların inandığı ve güvendiği bir liderdir" dedi.
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE VE TERÖRSÜZ BÖLGE HEDEFLERİNE ULAŞMA YOLUNDA BİRÇOK ENGELİ AŞTIK, MESAFE ALDIK"
"Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin Bahçeli, "Terörsüz Türkiye ile bu ilkelerimizi gelecek vizyonumuzla bütünleştirmek arzusundayız. Terörü bu topraklardan tamamen çıkarmak, bölgemize istikrar getirmek ve emperyalizmin hedeflerini çöpe atmak çabasındayız. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ulaşma yolunda birçok engeli aştık, mesafe aldık. Milletçe bir oldukça ulaşamayacağımız hiçbir hedef de kalmayacaktır. Nitekim milli birliğimizi güçlendirerek Türk ve Türkiye Yüzyılını hep birlikte inşa edeceğiz. Provokasyonlara aldırmadan Cumhur İttifakı birlikteliğinde Türkiye'yi ekonomik, askeri ve siyasi olarak milletler camiasında en üst sıraya taşıyacağız. Büyük bir inanmışlık ve adanmışlıkla Türkiye'yi süper güç ve lider ülke yapmak için azimle çalışacağız" diye konuştu.
İsrail'in, ateşkese rağmen Lübnan ve Gazze'ye yönelik saldırılarına tepki gösteren Bahçeli, "ABD ve İsrail'in akıl ve mantıktan yoksun, hak ve hukuktan bihaber yürüttükleri savaş bölgemizi ateşe atarken, Türkiye'nin barış ve istikrar için yürüttüğü yapıcı rol, tüm dünyanın takdirini kazanmaktadır." diye konuştu.
Türkiye'nin bölgede samimiyetle barışı, komşularında ise birlikteliği ve bütünlüğü en çok isteyen ülke olduğunu vurgulayan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Doğu Akdeniz'de huzur aranıyorsa Türkiyesiz olmaz. Balkanlar'da istikrar, Kafkaslar'da düzen Türkiyesiz kurulamaz. Halep'ten Basra'ya kadar sulh isteniyorsa Türkiyesiz yapılamaz. Onun içindir ki oyalama taktikleri bırakılmalı, acilen savaş durmalı, kan ve gözyaşından beslenenlere set çekilmelidir. Bölgede yaşanan insani kriz ve tüm dünyada etkileri hissedilen ekonomik maliyet her geçen gün büyümektedir. Böyle devam ederse küresel düzeyde onarımı mümkün olmayan ekonomik kayıplara siyasi kayıplar eklemlenecektir. Daha fazla bu savaş devam etmemeli, İran halkı ile birlikte ABD ve İsrail halkı da yöneticilerinin sonu belli olmayan felaket senaryolarına mahkum edilmemeli, ABD bölgeden derhal çekilmelidir. Trump madem ki 'İran'da vurmadık bir şey kalmadı' diyor, madem ki 'İran artık toparlanamaz' diyor, madem 'Tüm üretim hatlarını, füze rampalarını, askeri tesisleri yok ettim' diyor, o halde savaşı bitirsin, bölge halkı nefes alsın, küresel ekonomi kriz sarmalına girmeden toparlansın, insanlık daha fazla endişe etmesin."
İsrail'in dünya için tehdit ve tehlike üreten "barbar rejiminin" değiştirilmesi, işledikleri suçlar nedeniyle yargı sürecinin nihayete erdirilip İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu başta olmak üzere suçluların cezalandırılması gerektiğini dile getiren Bahçeli, "İnsanlığın huzuru, dünyanın adaleti, küresel barışın ihyası için atılacak her adıma Türkiye şüphesiz sonuna kadar destek olacaktır. Barış ve arabuluculuk için çaba gösteren diğer ülkelerle birlikte ortak bir yol haritası belirlenebilecektir." ifadesini kullandı.
Bahçeli, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarını durdurması ve bölgedeki varlığını sonlandırıp çekilmesi, İsrail'e kayıtsız şartsız destek vermekten vazgeçmesi ve siyasi baskı uygulaması gerektiğini belirterek, "İslam ülkeleriyle Kudüs paktı oluşturulmalı, ekonomik, siyasi ve askeri yeni bir birlik kurulmalıdır. Doğu Akdeniz'in, Körfez'in ve Kafkaslar'ın siyasi ve ekonomik güvenliğini bölge ülkeleri sağlamalı, bölgesel gelişmeler ABD yahut başka bir ülkenin müdahalesine ve insafına terk edilmemelidir. Ukrayna-Rusya savaşı sonlandırılmalı, bunun için Türkiye ile birlikte Türk Devletleri Teşkilatı gibi yeni aktörler devreye girmelidir. Şüphe yok ki Türkiye tüm bu süreçlere ev sahipliği yapabilecektir." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin sözüne güvenilen, itibar edilen, kudretli ve kabiliyetli bir ülke olduğunu söyleyen Bahçeli, "O sebeple küresel barış ve huzur için atılacak her adımda, başlatılacak her girişimde Türkiye'nin etkin bir rol üstlenmemesi için hiçbir sebep yoktur. Üstelik Cumhurbaşkanımız bölge ülkeleriyle birlikte, savaşan tarafların inandığı ve güvendiği bir liderdir." görüşünü paylaştı.
MHP'nin Türk siyasi ve yönetim hayatına ilkeli, seviyeli, dürüst ve temiz bir yönetim anlayışının yerleştirilmesine özel önem ve değer atfettiğini anlatan Bahçeli, "Devlet idaresini, milletimizin bir emaneti olarak gören MHP, yolsuzluklara, rüşvete, yozlaşma ve kayırmacılığa meydan vermemeyi, bu suçları işleyenleri de hukuk kuralları dahilinde en ağır şekilde cezalandırmayı milli bir vazife olarak görmektedir." sözlerini sarf etti.
- "CHP'NİN BİR GÜNDEM YANILSAMASI İÇERİSİNDE PATİNAJ YAPMASININ KİMSEYE FAYDASI OLMAYACAK"
Yozlaşmanın yalnızca hukuki değil ahlaki, kurumsal, kültürel ve zihinsel bir sorun olarak siyasi ve toplumsal hayata nüfuz ettiğini, eş zamanlı olarak Türkiye'nin istikrar kanallarının da tıkanmasına sebebiyet verdiğini aktaran Bahçeli, şöyle devam etti:
"Son dönemlerde bazı belediyeler üzerinden yürütülen soruşturmalar neticesinde ortaya çıkan vahim iddialar, toplumu bir arada tutması gereken ahlaki değerlerin ne denli tahrip olduğunu gözler önüne sermiştir. Vatandaşlarımızın oylarıyla seçilen ve görevleri beldeye ve belde halkına hizmet etmek olan bazı belediye başkanlarının kamu kaynaklarını istismar, yolsuzluk, usulsüzlük ve yozlaşma halleri iki cihanda da kurtuluşu olmayan bir düşkünlük halidir. Bunlar hangi siyasi partiye ait olursa olsun, hem topluma hem de içinde bulunduğu camiaya zarar vermektedir. Türk siyasetini kirleten bu kişiler yaptıkları karşısında koruma görmemeli, siyaseti kirletmelerine müsaade edilmemeli, siyasetten temizlenmelidir. Milliyetçi Hareket Partisi temiz siyaset, temiz toplum ilkesi doğrultusunda bu konuda her zaman üzerine düşeni yapmış, partimizi töhmet altında bırakanların, kim olursa olsun üzerine giderek gerekli arınmayı tavizsiz sağlamıştır.
Sorumluluk mevkisindekilerin, yozlaşmanın ve çürümenin baş aktörü olması, içine düşülen bataklığı göstermektedir. Bu noktada, CHP her şeyden önce kendi arınmasını yapmalı, toplumun hassasiyetlerini gözeterek arınmalı ve durulmalıdır. Siyaset, mutlaka daha şeffaf, daha tutarlı ve daha sorumlu bir zemine taşınmalıdır. Siyasetin finansmanından siyasi etik ilkelerine kadar siyasi partiler rejimi gözden geçirilmeli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ruhuna uygun düzenlemeler yapılmalıdır. Türkiye bir hukuk devletidir. Demokratik kurum ve kurallar işlemektedir. Bölgemiz bir ateş çemberinin içerisinde iken Türkiye başta milli güvenliği tahkim etmek üzere bölgenin yeniden huzura ve istikrara kavuşması için uğraş verirken, Cumhuriyet Halk Partisinin bir gündem yanılsaması içerisinde patinaj yapmasının kimseye faydası olmayacaktır."
Terörü bu topraklardan tamamen çıkarmak, bölgeye istikrar getirmek ve emperyalizmin hedeflerini çöpe atma çabasında olduklarını dile getiren Bahçeli, şunları kaydetti:
"'Terörsüz Türkiye' ve terörsüz bölge hedeflerine ulaşma yolunda birçok engeli aştık, mesafe aldık. Milletçe bir oldukça ulaşamayacağımız hiçbir hedef de kalmayacaktır. Nitekim milli birliğimizi güçlendirerek Türk ve Türkiye Yüzyılı'nı hep birlikte inşa edeceğiz. Provokasyonlara aldırmadan Cumhur İttifakı birlikteliğinde Türkiye'yi ekonomik, askeri ve siyasi olarak milletler camiasında en üst sıraya taşıyacağız. Büyük bir inanmışlık ve adanmışlıkla Türkiye'yi süper güç ve lider ülke yapmak için azimle çalışacağız. Tarihimizde korkuyu kovarak, bozgunu bozarak pek çok kirli senaryoyu nasıl yırtıp attıysak, aynı inançla kutlu gayeler için yol almaya devam edeceğiz.
Cumhur İttifakı, demokratik düzeni ihya ederken, hukuk devletini güçlendirecek ve herkesin eşit birer vatandaş olduğu gerçeğinin daha iyi anlaşılmasını sağlayacak adımları atacaktır. Türkiye'nin güvenliği, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü her şeyin önünde ve üstündedir. Belirtmek gerekir ki en uzun mesafeler için bir adım, en zorlu mücadeleler için imanla çarpan bir kalp gerekir. Cumhur İttifakı olarak atılan önemli adımlarla birlikte Türk milleti için imanla çarpan bir yürek zenginliği ile hedef ve heyecanlarımızı yaşatmak, milli ülkülerimizi gerçekleştirmek gayesindeyiz. Gayret bizden, himaye Allah'tandır. Bugün burada, İstanbul teşkilatımız bütün unsurlarıyla bulunmaktadır. 29 Mayıs fethinin Anadolu'da siyasi fetih haline dönüşmesini sizden bekliyorum."
Öte yandan MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin, Kürşat ve 40 çerisini simgeleyen 40 yıldızın işlendiği, üst kısmında Göktürk alfabesiyle "Türk" yazan yüzük ve onunla aynı konseptte hazırlanan rozet taktığı görüldü.