AKŞAM GAZETESİ
Başkan Erdoğan, Birlik Vakfı 40. Kuruluş Yıl- dönümü Programı'nda konuştu. Vakfın özellikle eğitim ve kültür alanında önemli işlere imza attığını belirten Erdoğan şunları söyledi: "50 ilimizde barınmadan bursa, bilim, kültür faaliyetlerine kadar geniş bir yelpazede gençlerimizin elinden tutuyor, onları yarınlara hazırlıyor. 29 Mayıs 1985'ten beri tekerleğin tümsekte kalmasını bekleyenlere rağmen bütün bu hizmetleri yaptık, yapıyoruz. "
BİZİM İÇİN BİR OKULDU
"1916 yılında kurulan Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) Türkiye'nin en köklü öğrenci teşkilatı olarak dalları vatanımızın dört bir yanına uzanan binlerce talebeyi gölgesinde serinleten büyük bir çınardı. MTTB, Türkiye'nin sancılı günlerinde şahsım dahil birçok gencin milli şuur kazanmasına vesile oldu. MTTB, bizim için bir okuldu. "
MİLLİ ŞUURU YILDIRAMADILAR
"1980 darbecileri sırf millete düşmanlıklarından dolayı MTTB'nin kapısına kilit vurdular. Bu ocağı bitirmek istediler. Ama her MTTB'linin yüreğinde kor bir ateş misali yanan o ruhu, kanında dolaşan o dava şuurunu söndüremediler. MTTB'ye zorla bıraktırılan sancağı Birlik Vakfımız devralmış, millete ve ümmete hizmet mücadelesi kesintiye uğratılamamıştır. 1985'te kutlu fethin yıldönümünde kurulan Birlik Vakfı, teessüs ettiği günden itibaren daima milletin ve milli iradenin safında yer almıştır. 28 Şubat'ın yasakçı zihniyetinden vesayet odaklarıyla mücadeleye, Gezi olaylarından 15 Temmuz kanlı ihanetine, en kritik dönemeçlerde ateşten gömlek giydiğimiz tüm imtihan günlerinde Birlik Vakfı'nı hep milletin yanında, Hakk'ın ve hakikatin cephesinde gördük."
YENİ TEHDİTLER TÜREDİ
"Çağın çok hızlı değiştiği, kültürün, geleneğin kuşatma altına alındığı bir dönemde yaşıyoruz. Küresel ölçekte kültür emperyalizminin dayatmaları sebebiyle bireyden aileye, topluma uzanan bir tefessüh riskiyle karşı karşıyayız. LGBT gibi sapkın akımlardan bağımlılığa, mahremiyetin yok olmasından aile kurumuna dönük saldırılara, 7'den 70'e tüm insanlığa, bununla birlikte 86 milyon vatandaşımızı da tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz. Tehdit yalnızca şekil ve boyut değiştirmiştir. Lakin hedef her zaman olduğu gibi aynıdır. Hedef insandır, ailedir, milli ve manevi değerlerimizin tahrip edilmesidir. Buna karşı devlet ve hükümet olarak kuşkusuz her seviyede tedbirlerimizi aldık. İnsanımızı bataklığa sürükleyen sanal bahis ve kumar belasının kökünü kurutmak için kapsamlı bir eylem planını uygulamaya koyduk."
ŞEBEKEYE HAPSOLMUŞLAR
"İktidarın alternatifi olması gereken ana muhalefet partisinin böyle bir gündemi, kaygısı yok. Dünyada ne olup bittiğini, gençleri hangi tehdit ve tehlikelerin beklediğini takip bile etmiyorlar. Belediyeleri haraca bağlamış, rüşvetsiz selam dahi almayan bir avuç rant şebekesinin gündemine hapsolmuşlar. Meselenin daha vahim tarafı şudur: Alkolün, uyuşturucunun, kumarın yuvaları dağıttığı ortadayken bunlar çıkıyor, grup kürsülerinden kumarı meşrulaştırıyor, içkiyi özendiriyorlar. Mezar başında kadeh tokuşturmak gibi saçmalıkları savunuyorlar. LGBT denilen aile ve fıtrat düşmanı akımlara hamillik yapanlar yine bunlar. Uzaktan kumandayla kontrol edilenleri ne millet ciddiye alır ne de biz muhatap oluruz."
BAĞIMLILIĞI BİRLİKTE YENERİZ
"Bağımlılık, aile kurumuna yönelik saldırılar; uyuşturucu, sanal bahis, kumar gibi küresel boyutu olan tehditlerle mücadele yalnızca devlet eliyle yürütülemez. Gençlerimizi, geleceğimizi hedef alan bu saldırı dalgasını ancak bir olursak püskürtebiliriz. Sadece kendi evinin önünü temizlemek yetmez. Komşularımıza da yardımcı olmak mecburiyetindeyiz. Bunun için toplumun her kesiminin desteğine ihtiyacımız var. Gönüllü kuruluşlarımızın, medyamızın, üniversitelerimizin bu mücadelede bize omuz vermesine ihtiyacımız var. Siyasi partilerimizin abuk sabuk gündemleri terk edip ülkenin ve milletin can yakıcı sorunlarına odaklanmasına ihtiyacımız var."