Bakan Yumaklı: Tohum ve ette algı operasyonu yapılıyor

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gaziantep'te düzenlenen Sıfır Atık Çalıştayı'nda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Tohumdan suya, üretim planlamasından kırmızı ete kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulunan Yumaklı, “Türkiye tohumda ilk 10 ülke arasında, İsrail'den tek bir tohum dahi almıyor” dedi.

HABER MERKEZİ

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Bakan Yardımcısı Fatma Varank, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, Gaziantep Valisi Kemal Çeber ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin'in de katıldığı Sıfır Atık Vakfı tarafından "Yerelden Ulusala İsraf ve Atık" temasıyla hayata geçirilen "COP31 Sürecinde Türkiye Sıfır Atık Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları" kapsamında düzenlenen Gaziantep Sıfır Atık Çalıştayı'nda Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, gazetecilerle bir araya geldi.

Bakan Yumaklı, kamuoyunda sıkça tartışılan tohum, su, tarımsal üretim ve kırmızı et konularına ilişkin önemli mesajlar verdi.

"TÜRKİYE TOHUMDA DÜNYADA İLK 10 ÜLKE ARASINDA"

Tohum konusunda kamuoyunda ciddi bir dezenformasyon olduğuna dikkat çeken Bakan Yumaklı, Türkiye'nin dışa bağımlı olduğu yönündeki iddiaları bir kez daha yalanladı.

"Yurtdışından aldığımız tohumları kullanıyoruz, İsrail'den tohum alıyoruz gibi birçok yalan yanlış bilgi, her defasında açıklamamıza rağmen hâlâ dolaşıma sokuluyor" diyen Yumaklı, şu ifadeleri kullandı:

"Bir kez daha söylüyorum. Türkiye, tohumda kendine yeten, hatta dünyanın bu alanda ilk 10 ülkesinden biridir. İsrail'den de bir tane tohum almamaktadır."

Bakan Yumaklı, 2025 yılına ait sertifikalı tohum verilerini de ilk kez kamuoyuyla paylaştı:

"Bakınız, sertifikalı tohum kullanımıyla ilgili geçen senenin rakamları yeni belli oldu. Bu vesileyle ilk kez buradan o rakamları açıklamış olalım. 2025 yılında sertifikalı tohum üretimimiz 1 milyon 300 bin tondan, 1 milyon 350 bin tona, ihracatımız ise 338 milyon dolardan 368 milyon dolara yükseldi. Sertifikalı tohum ihracatı yaptığımız ülke sayısı 103 iken 117'ye çıktı."

"SU ARTIK TEKNİK DEĞİL STRATEJİK BİR KONU"

Su kaynaklarının küresel ölçekte kritik bir noktaya geldiğini vurgulayan Yumaklı, Türkiye'nin mevcut durumda kişi başına yıllık yaklaşık 1313 metreküp kullanılabilir suya sahip olduğunu belirtti.

Mevcut gidişatın devam etmesi halinde 2030 yılında bu rakamın 1000 metreküpün altına düşebileceğine dikkat çeken Yumaklı, "Su meselesi artık teknik bir başlık değil, stratejik bir konu. Bugün kişi başına yıllık yaklaşık 1313 metreküp kullanılabilir suya sahibiz. Ama mevcut gidişat devam ederse 2030'da 1000 metreküpün altına düşme ihtimalimiz var. Bu da bizi su fakiri ülkeler ligine sokuyor. O yüzden biz bu işi erken ciddiye aldık. 31 Ocak 2023'te Su Verimliliği Seferberliği'ni başlattık. Deprem nedeniyle bir süre ister istemez yavaşladı ama 2023'ün sonunda çok daha güçlü şekilde yeniden hızlandık. Çünkü bu ertelenecek bir mesele değil." dedi.

'ULUSLARARASI İLGİ: "TECRÜBEMİZİ PAYLAŞAN ÜLKE KONUMUNDAYIZ"

Berlin'de gerçekleştirilen Tarım Bakanları Toplantısı'na yaklaşık 60 ülkeden katılım olduğunu aktaran Bakan Yumaklı, Türkiye'nin özellikle sıfır atık ve su verimliliği politikalarının uluslararası alanda ilgi gördüğünü söyledi.

"Şunu da hatırlatmak lazım: İnsanlığın fiilen kullanabildiği su, dünyadaki toplam suyun sadece yüzde 1'i. Yani herkes aynı gerçeğin farkında. Zaten bunu uluslararası toplantılarda da net şekilde görüyoruz. Berlin'de yapılan Tarım Bakanları Toplantısı'na 60'a yakın ülkeden katılım vardı. Orada bize gelip özellikle "sıfır atık" ve "su verimliliği" politikalarımızı soranlar, tecrübe paylaşmak isteyenler oldu. Bu bizim için çok kıymetliydi." ifadelerini kullandı.

Yumaklı, yaklaşan COP31 sürecinin de bu anlamda önemli bir eşik olacağını belirterek, Türkiye'nin bu süreçte yalnızca anlatan değil, birlikte çözüm üreten bir ülke olacağını vurguladı.

Sıfır Atık ve Su Verimliliği Seferberliği'nin Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülmesinin, toplumsal farkındalık açısından büyük değer taşıdığını belirterek, "Önümüzdeki COP31 süreci, bu anlamda bir eşik olacak. Biz burada sadece anlatan değil, tecrübesini paylaşan, birlikte atılacak ortak adımları konuşan bir ülke olacağız. Sıfır Atık ve Su Verimliliği Seferberliği'ni bu noktaya taşımak istiyoruz. Bu sürecin Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayesinde yürütülmesi, toplumsal farkındalık açısından gerçekten çok büyük bir değer. Şunu açıkça söyleyebilirim: Bugün dünyada su ve gıda konusu, tüm ülkelerin ilk üç önceliği arasında. Herkes bunu artık bir gelecek meselesi olarak görüyor. Biz de buna göre hareket ediyoruz." dedi.

"ÜRETİM PLANLAMASI İLK KEZ FİİLEN HAYAT GEÇTİ"

Tarım politikalarında önemli bir dönüşüm yaşandığını belirten Bakan Yumaklı, üretim planlamasına geçildiğini açıkladı.

"Suyu merkeze alan bir sistem kurduk" diyen Yumaklı, Türkiye'nin hangi bölgesinde neyin, ne kadar üretileceğini planlayan yapının 2024 Eylül itibarıyla fiilen çalışmaya başladığını söyledi.

Bu sistemin yalnızca kâğıt üzerinde kalmadığını vurgulayan Yumaklı, "Bu kapsamda çok önemli bir adım attık: Üretim planlamasına geçtik. Suyu merkeze alan bir sistem kurduk. Türkiye'nin neresinde, neyin, ne kadar üretileceğini planlayan bir yapı bu. 2024 Eylül itibarıyla sistem fiilen çalışmaya başladı. Ve laf olsun diye değil; tüm desteklerimizi, teşviklerimizi, kredilerimizi bu sisteme entegre ettik. Yaklaşık 40 yıldır konuşulan üretim planlaması, ilk kez son bir yıldır hayatta." dedi.

SAYANİ VE TARIM BİRLİKTE PLANLANDI

Sanayi Master Planı'na da değinen Bakan Yumaklı, plan hazırlanırken tarım havzalarının özellikle korunduğunu söyledi.

"Sanayi tarafında da önemli bir eşik aşıldı. Sanayi Master Planı açıklandı. Bu planı hazırlarken tarım havzalarını özellikle koruduk. Yani sanayiyle tarımı karşı karşıya getirmeden, birlikte düşünen çok önemli bir çalışma bu." diyen Yumaklı, dengeli kalkınma vurgusu yaptı.

"KIRMIZI ETİN YÜZDE 90'INI KENDİMİZ ÜRETİYORUZ"

Kırmızı et konusunda da yanlış algılar bulunduğunu belirten Bakan Yumaklı, Türkiye'nin et ihtiyacının yaklaşık yüzde 90'ını kendi üretimiyle karşıladığını söyledi.

Yerli hayvancılığı güçlendirmek amacıyla Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek ve Güçlü Besi Güçlü Üretim projelerini hayata geçirdiklerini aktaran Yumaklı, bu projelerin sahada karşılık bulduğunu ifade etti.

"Kırmızı et de aynı tohum gibi dezenformasyonu çok yapılan bir konu. Sanılıyor ki, tükettiğimiz kırmızı etin hepsi ithal ediliyor, bu ülkede hiç üretilmiyor veya hayvancılık yapılmıyor. Bakınız, bugün Türkiye, et ihtiyacının yaklaşık yüzde 90'ını kendi karşılıyor. Ama potansiyelimizin bunun da üzerinde olduğunu biliyoruz. Yerli hayvancılığı güçlendirmek, özellikle anaç hayvan sayısını artırmak için Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek, Güçlü Besi Güçlü Üretim gibi projeler geliştirdik. Çok da ilgi gördü ve buzağılar doğmaya, sürüler genişlemeye, aile işletmeleri güçlenmeye başladı. Bizim derdimiz bu potansiyeli doğru projelerle harekete geçirmek. Üretimi güçlendirmek, sürdürülebilir kılmak." diyen Yumaklı, hedeflerinin üretimi sürdürülebilir kılmak olduğunu vurguladı.

"SU OLMADAN ÜRETİM, ÜRETİM OLMADAN GIDA GÜVENLİĞİ OLMAZ"

Konuşmasının sonunda tarım politikalarının temel felsefesini özetleyen Bakan Yumaklı, şu ifadeleri kullandı:

"Üretim kısmı işin kalbi. Su olmadan üretim olmaz, üretim olmadan da gıda güvenliği olmaz. Biz bütün politikalarımızı bu gerçeklik üzerine kuruyoruz."