HABER MERKEZİ
Birleşik Arap Emirlikleri, 1 Mayıs 2026'dan itibaren OPEC ve OPEC+ üyeliğini sonlandıracağını açıkladı. Kararın, üretim kotalarıyla yaşanan gerilimlerin ardından geldiği belirtilirken, küresel petrol piyasalarında belirsizliği artırabileceği değerlendiriliyor.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), 1 Mayıs 2026'dan itibaren Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC+'dan çekileceğini açıkladı. BAE'nin bu kararının OPEC'in zayıflamasına ve küresel petrol piyasalarında belirsizliğin artmasına yol açabileceği değerlendirmelerine neden oldu. Birleşik Arap Emirlikleri Enerji Bakanı Suhail Mohamed al-Mazrouei, Reuters'e yaptığı açıklamada, kararın bölgesel gücün enerji stratejilerinin dikkatlice incelenmesinin ardından alındığını söyledi. Al-Mazrouei, Suudi Arabistan da dahil olmak üzere BAE'nin bu konuyu başka hiçbir ülkeyle görüşmediğini belirtti. Al-Mazrouei, "Bu bir politika kararıdır, üretim seviyesiyle ilgili mevcut ve gelecekteki politikalara dikkatlice bakıldıktan sonra alınmıştır" dedi.
'TALEBİ KARŞILAYACAĞIZ'
Al-Mazrouei, Hürmüz Boğazı'ndaki durum nedeniyle bu hamlenin piyasa üzerinde büyük bir etkisi olmayacağını dile getirdi. BAE'nin OPEC'ten ayrıldıktan sonra talep ve piyasa koşulları doğrultusunda üretimi kademeli bir şekilde artırarak sorumlu rolünü sürdüreceği vurgulandı. Dünyanın giderek daha fazla enerjiye ihtiyaç duyacağının altını çizen Al-Mazrouei, ülkesinin bu adımının ihtiyaçları karşılamaya yardımcı olacağını söyledi. BAE toplam 97.8 milyar varil rezervi ile dünya petrol rezervinin yüzde 10'una sahip. OPEC içindeki dördüncü büyük petrol üreticisi olmasının yanı sıra dünyanın en büyük beşinci doğalgaz kaynaklarına sahip olan ülkede İran savaşı öncesinde günlük petrol üretimi 2.5 milyon varil civarında seyrediyordu.
Suhail Mohamed al-Mazrouei
KOTALARDAN RAHATSIZDI
BAE'nin OPEC+ içindeki temel rahatsızlığı, üretim kapasitesiyle kendisine tanınan kota arasındaki makasın açılmasıydı. BAE'nin resmi petrol ve doğalgaz şirketi ADNOC, üretim kapasitesini artırmak için büyük yatırımlar yaptı. Ancak OPEC+ sistemi, fiyat istikrarını korumak amacıyla üyelerin üretimini belirli kotalarla sınırlıyordu. Bu nedenle karar, yalnızca "daha fazla petrol üretme" isteğiyle açıklanmıyor. BAE açısından mesele, artırdığı kapasiteyi ne ölçüde kullanabileceği, petrol gelirlerini ne zaman nakde çevireceği ve Suudi Arabistan merkezli OPEC+ disiplinine ne kadar bağlı kalacağı sorularında düğümleniyor.
BAE'nin OPEC'ten ayrılması, 2018'de BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada örgütü petrol fiyatlarını şişirerek "dünyanın geri kalanını soymakla" suçlayan ABD Başkanı Donald Trump için bir zafer anlamına geliyor. Trump, ABD'nin Körfez'e verdiği askeri desteği petrol fiyatlarıyla ilişkilendirerek, ABD'nin OPEC üyelerini savunurken onların "yüksek petrol fiyatları uygulayarak bundan faydalandığını" sıkça dile getiriyordu. Ayrılık kararının BAE'nin savaş sırasında İran'ın çok sayıda saldırısına karşı Arap devletlerinin pasif davrandığını açıklamasından sonra gelmesi de bir diğer dikkat çekici unsur oldu. Birleşik Arap Emirlikleri başkanının diplomatik danışmanı Anwar Gargash, pazartesi günü Körfez Etki Sahipleri Forumu'nda yaptığı bir oturumda, İran saldırılarına Arap ve Körfez ülkelerini eleştirmişti.