Arkadaşı dehşet anlarını anlattı: Biri 'tabanca getirin' diye bağırıyordu

Konya'da, ablasına şiddet uygulayan eniştesinin babası ile 2 kardeşi tarafından demir çubuklarla dövülerek öldürülen üniversiteli Mehmet Ali Demirel'in (23), olay anında yanında bulunan arkadaşı Oğuzhan Üzel, '' Çıkan tartışmayı arabadan inerek ayırmaya gittim, 'Ne oldu ağabey, ne yapıyorsunuz? dedim. Biri 'tabanca getirin' diye bağırıyordu'' dedi.

Olay, 27 Mayıs Çarşamba günü saat 01.30 sıralarında, Selçuklu ilçesi Mehmet Akif Mahallesi İsmet Bey Sokak'ta meydana geldi. Necmettin Erbakan Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi 2'nci sınıf öğrencisi Mehmet Ali Demirel, Avusturya'nın Viyana kentinde yaşayan ablası Gülsen Koç'un eşi Mehmet Koç'tan şiddet gördüğünü öğrendi. Demirel, bu durumu konuşmak için yanına arkadaşı Oğuzhan Üzel'i de alıp, eniştesinin ailesinin evine gitti. İddiaya göre, Demirel'i, konuşmak için dışarı çağırdığı eniştesinin babası Hüseyin Koç (71) ile oğulları Adil Koç (48) ve İsa Koç (46) demir çubuk ve sopalarla dövdü. Ağır yaralanan Demirel, ambulansla Konya Numune Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Üniversiteli genç, geçen cumartesi günü hayatını kaybetti.

Olaydan sonra gözaltına alınan Hüseyin Koç, sevk edildiği adliyeden adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı. Adil-İsa Koç kardeşler ise tutuklandı. Cumhuriyet Savcılığının itirazı üzerine baba Hüseyin Koç hakkında da tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkartıldı.

'KİMSE BİZE YARDIM ETMEDİ'

Mehmet Ali Demirel'in olay anında yanında bulunan arkadaşı Oğuzhan Üzel, yaşananları anlattı. Üzel, "Mehmet Ali, lise ve mahalleden arkadaşım. Beni, 'bir işimiz var' diyerek evden aldı. Yolda, 'Avusturya'daki eniştem ablama tokat atmış. Bir sıkıntı çıkmayacak. Ablamın durumunu konuşacağım' dedi. Evin önüne varınca, 'Sen arabada bekle ben beş dakikaya geliyorum' dedi. Hatta aramızda konuştuk, 'sonra gezip, dolaşırız' dedik. Mehmet Ali zili çalıp, apartmana girdi. Kısa süre sonra gürültü geldi. 'Kimin evini basıyorsun' lafını duydum. Arabadan inip baktım. Millet balkona ve cama çıkmıştı. 'Polisi arayın' dedim. 'Arayamayız, bizi şahit yazarlar' diyerek, içeri girdiler. Ayırmaya gittim, 'Ne oldu ağabey, ne yapıyorsunuz? dedim. Bana bakarak, 'Gel gel sen de gel, haneye tecavüz' dediler. 'Sonuçta iki taraf da akraba, haneye tecavüz neden olsun?' dedim. Biri 'Tabanca getirin' diye bağırıyordu."

'MEHMET ALİ'DEN SES GELMİYORDU'

Olaylar sırasında Mehmet Ali'nin sesini hiç duymadığını belirten Üzel, "Bahçe çok karanlık olduğu için o an Mehmet Ali'yi göremedim. Beni de bahçeye çekmeye çalıştılar. Koşarak arabaya gidip, telefonumu aldım. Etraftakilere, 'Adresi verin' dedim. Polisi arayıp yardım istedim. Kimse bize yardım etmedi. Mehmet Ali'den hiç ses gelmiyordu. 'İmdat' diye bağırıp, yardım da istemedi. Ama şüpheliler, Mehmet Ali'ye sürekli bağırıyorlardı. Ben bahçe kapısına ilk gittiğimde adamın elinde demir çubuk vardı. İfadelerinde, 'Kendiliğinden olmuş' demişler. Bir insan kendi kendini bu hale nasıl getirebilir? 'Bahçe duvarından atlayarak kaçmaya çalışmış' dediler. Ben gittiğimde bahçe kapısı açıktı" diye konuştu.  

(DHA)