Dursun Topçu
Bu sarsıcı cinayet sonrası, Prof. Dr. Arif Verimli'nin beş yıl önce yaptığı bir sosyal medya paylaşımı yeniden gündeme geldi. Arif Verimli'nin, "Bakın bu günler iyi günlerimiz. Güzel yüzlü kurbanlarımız olacak. Hiç sebepsiz insanlar birbirini ve zavallı hayvanları öldürecek. Çünkü bu çağ dijital çağ değil, öfke çağı" sözleri, bugün yaşananların adeta bir özeti olarak yorumlandı.
Sosyal medyada binlerce kişi tarafından paylaşılan bu ifadeler, Atlas Çağlayan cinayetinin ardından "acı bir öngörü" olarak nitelendirildi.
İŞİM UMUT SATMAK DEĞİL
Türkiye'nin en saygın psikiyatristlerinden Prof. Dr. Arif Verimli, söz konusu paylaşımı neden yeniden hatırlattığını şöyle anlatıyor: "Ben kâhin değilim. Vatanını çok seven bir psikiyatristim. Beş yıl önce bu satırları yazdım çünkü benim işim insanlara umut satıp şahsi istikbal kovalamak değil; ülkemin ruh sağlığı için sesimi duyurmaktı."
Verimli'ye göre yaşananlar münferit değil; uyuşturucu, şiddet, pandemi sonrası toplumsal travmalar ve yeni dünya düzeninin yarattığı baskılar, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde yıkıcı bir etki oluşturuyor.
DİKKAT EKSİKLİĞİ VE ÖFKE PATLAMALARI
Çocuk yaşta suça sürüklenen bireylerin ortak özelliklerine dikkat çeken Prof. Dr. Verimli, meselenin yalnızca adli değil, derin bir ruh sağlığı sorunu olduğunu vurguluyor:
"Bu çocukların büyük bölümü ekonomik olarak güçsüz ailelerden geliyor. Anne-baba eğitimi yetersiz. Topluma geniş açıdan baktığımızda ciddi bir dikkat eksikliği bozukluğu görüyoruz. Dikkat eksikliğinin en tehlikeli tarafı öfke kontrolünün olmamasıdır. Bu sadece Türkiye'nin değil, dünyanın sorunu."
OKURYAZARLIK VAR AMA ...
Arif Verimli'ye göre Türkiye'de rakamsal okuryazarlık oranları yüzde 98'lerde olsa da gerçek anlamda bir eğitimden söz etmek zor.
"Çocuklarımız okuma yazmayı öğreniyorlar ama düşünmeyi, sorgulamayı, empatiyi öğrenemiyorlar. 90–110 arası olması gereken zekâ potansiyeli, doğru yönlendirme olmayınca 70–80 bandında kalıyor. Üzerine koyamıyor bu çocuklar."
Birçok çocuğun tamirhanelerde, merdiven altı işlerde ya da sokakta çalıştığını hatırlatan Verimli, geçim kaygısının çocukluğu ortadan kaldırdığını özellikle söylüyor.
AHMET VE ATLAS BENZERLİĞİ
Prof. Dr. Verimli, 24 Ocak 2025'te, yani bir yıl önce Kadıköy'de bıçaklı saldırıya uğrayan Mattia Ahmet Minguzzi ile Atlas Çağlayan arasında çarpıcı bir benzerliğe dikkat çekiyor.
"Temiz yüzlü, bakımlı, 'eli ayağı düzgün' diye tabir edilen çocuklar bunlar. Bu karşı tarafı bir kışkırtma değil ama sınıf farkının öfkesi bu çocuklara yöneliyor. Üstelik bu deneylerle de sabit. Ben de bunun üzerine yıllarca çalıştım."
UYUŞTURUCUYU ÖNLEME KOMİSYONU
Prof. Dr. Arif Verimli, çözümün mümkün olduğunu ancak siyasi irade ve kurumsal kararlılık gerektiğini vurguluyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'la geçmişte bu konuları defalarca görüştüğünü hatırlatan Arif Verimli, şu çağrıyı yapıyor: "Eskiden Başbakanlık vardı, şimdi Cumhurbaşkanlığı var. Cumhurbaşkanlığına bağlı bir 'Uyuşturucuyu Önleme Komisyonu' kurulmalı. Alanında uzman isimler önce bir rapor hazırlamalı, sonra uygulamaya geçilmeli. Okullarda ne olup bittiğini bilmeliyiz, potansiyelin olduğu yer orası. Çocuklara uyuşturucunun tahribatını ve tabi dış tehditlerden nasıl uzak duracaklarını anlatmalıyız."
Özetle; Atlas Çağlayan'ın ardından yükselen bu feryat, yalnızca bir cinayetin değil; görmezden gelinen bir toplumsal ruh sağlığı krizinin de çığlığı olarak yankılanıyor.