Aileyi bu kez şehit tartışması yıktı!

Askerde lösemiye yenilen Şerafettin Karataş'ın ‘şehit' sayılıp sayılmayacağı ailenin hayatını alt üst etti. İlk kararla memur olan aile yakınları, ikinci kararla görevden alındı.

1989'da Mersin'de vatani görevini yapan Şerafettin Karataş, lösemi nedeniyle 15 Mayıs 1990'da hayatını kaybetti. Bunun üzerine acılı aile Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) 5434 sayılı yasa gereğince Karataş'ın şehit kabul edilmesi için başvuruda bulundu. Ancak SGK'dan herhangi bir cevap alamadı. Aile, oğullarını şehit sayılması için yargının yolunu tuttu. Ankara 11. İdare Mahkemesi, 6 Şubat 2020'de Karataş'ın görev şehidi olduğuna karar verdi. Kararın ardından Karataş için tam 30 yıl sonra tören bile düzenlendi.

İTİRAZ SONUCU ORTAYA ÇIKTI

Ailenin başvurusu ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında şehidin oğlu İbrahim Karataş ve kardeşi İsmail Karataş açıktan memur olarak atandı. Ancak 16 ay boyunca memur olarak çalışan şehidin oğlu ve kardeşinin hayatları, SGK'nın başvurusu ve bir üst mahkemenin aldığı kararla alt üst oldu. SGK ilk mahkemenin "şehit" kararına itiraz ederek dosyayı Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdare Dava Dairesi'ne taşıdı. Daire, Karataş'ın ölüm durumunun bünyesel olduğu ve askerlik vazifesinin etkisiyle meydana gelmediği gerekçesiyle "şehit değildir" kararı verdi. Ardından, şehidin oğlu ve kardeşinin görevlerine, memurluğa alınma şartlarını taşımadıkları gerekçesiyle son verildi. Şehidin kardeşi Karataş, "Hayatımız alt üst oldu. Mağdur olduk. Hem madden hem de manevi olarak sarsıldık" dedi.

SON KARAR YARGITAY'IN

Aile dosyayı Yargıtay'a taşıdı. Son noktayı yüksek mahkeme koyacak. Askerlik görevi yapılırken hastalıklardan kaynakları ölümlerin şehitlik kapsamına alınıp alınmayacağına ilişkin Yargıtay'ın vereceği karar benzer davalar için örnek olacak.