MELİK YİĞİTEL
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk'un başkenti Tiran'daki 'Avrupa Siyasi Topluluğu 6. Zirvesi Genel Oturumu'nda konuştu. Avrupa kıtasını yeniden tanımlayacak yeni bir vizyonu konuşmak için bir araya geldiklerini belirten Erdoğan, "Bu dönüşümü Avrupa olarak kendi evimizde başlatmalıyız. Arz ve tedarik zincirleri, kritik mineraller gibi muazzam iş birliğine sahip olduğumuz birçok alan bulunuyor" dedi.
BİRLEŞTİKÇE GÜÇLENİYORUZ
Avrupa güvenliğinin geleceğini istişare ettikleri bu kritik dönemde Avrupa Birliği'nin kendi savunma sanayiini geliştirmesine yönelik gayretlerin faydalı olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti: "Bu çabaların NATO'nun merkezi rolünü aşındırmayacak şekilde birlik üyesi olmayan müttefikleri de kapsaması gerektiğini düşünüyoruz. Riarm (Avrupa'yı yeniden silahlandırma programı) ve Seyf (Avrupa güvenlik eylemi programı) gibi girişimlerin bu anlayışla yürütülmesinin Avrupa güvenliğinin hayrına olacağına inanıyoruz. Geçmişte Avrupa'da yaşanan birçok savaş ve ihtilaf bize göstermiştir ki savunma ve güvenlik gibi son derece hayati olan konularda bölündükçe zayıflıyoruz, birleştikçe güçleniyoruz."
SCHENGEN'E YENİ BAKIŞ
"Avrupa Birliği ile Gümrük Birliğimizin güncellenmesinin tedarik zincirlerinin güvenliğine katkı sunacağı kanaatindeyiz. Ekonomik güvenliği de istişare etmemiz gerekiyor. Türkiye, genç ve dinamik nüfusu, büyük tüketim pazarlarına doğrudan erişim ile kritik önemdedir. İnsanlarımızın ve dolayısıyla mal, hizmet ve sermayenin hareketliliğini kısıtlayan Schengen gibi vize uygulamalarının da gözden geçirilmesi şart. Enerji dönüşüm sürecinde de Türkiye Avrupa'da önemli bir aktördür."
KENETLENMEK MECBURİYETTEN
"Belirsizliklerin arttığı mevcut ortam bizleri ortak çözümler etrafında kenetlenmeye mecbur kılıyor. Dayanışmayı, kaynaklarımızı iyi kullanmayı ve samimi iş birliğini sağladığımızda kıta olarak üstesinden gelemeyeceğimiz tehdit ve sınama kalmayacağına canı gönülden inanıyorum."
KANIN DURMASI İÇİN FIRSAT
Rusya-Ukrayna müzakerelerine değinen Erdoğan, Mart 2022'den bu yana ilk kez Ukrayna'da akan kanın durması için önemli bir fırsat penceresinin aralandığını söyledi. Erdoğan, "Ukrayna'da silahların susması için kritik dönemeçteyiz. Çözüme dönük çabalara katkı sağlıyoruz. Adil bir barışın kaybedeni olmayacaktır. Türkiye bu süreçte üzerine düşenleri yapmaya devam edecektir" diye konuştu.
GAZZE'DE İÇİN SEFERBER OLALIM
Gazze'de 20 aydır eşi görülmemiş bir insani felaket yaşandığını belirten Erdoğan, şöyle dedi: "Gazze'de ateşkesin tesisi için Avrupa'nın gereken iştiyak ve ilgiyi göstermesini bekliyoruz. Kalıcı ateşkes, insani yardım sevkiyatının teminat altına alınması, Gazze'nin yeniden yaşanabilir hale getirilmesi için tüm imkanlarımızı seferber etmeliyiz."
ERDOĞAN'IN DÜNYA SAHNESİNE BÜYÜK DÖNÜŞÜ
Türkiye'de yaşanan diplomatik hareketlilik dünya basınında da yer buldu. The Washington Post'tan (WP) Ishaan Tharorr değerlendirmesinde PKK'nın kendini feshetme ve silah bırakma kararı ile Suriye hükümeti ve SDG arasındaki anlaşma gibi yaşanan son gelişmelere de işaret etti. Brookings Enstitüsü'nden Aslı Aydıntaşbaş, Tharoor'a yaptığı açıklamada, "Bu, Erdoğan'ın dünya sahnesine büyük geri dönüşü" değerlendirmesinde bulunarak "Erdoğan'ın hem Suriye'de bir kazanan hem de Ukrayna-Rusya alanında büyük bir oyuncu olarak geri geldiğini görüyoruz" dedi. Tharoor'un yorumuna göre, Erdoğan'ın geri dönüşüne giden yolun taşlarını döşeyen ise ABD Başkanı Donald Trump'ın Beyaz Saray'a geri dönüşü oldu. Trump'ın Erdoğan ile olan kişisel yakınlığına dikkat çekildi; 'güçlü adama olan hayranlığını hiç gizlemedi' yorumu yapıldı.