AKŞAM GAZETESİ
Kuraklık tehlikesine dikkat çekmek amacıyla her yıl 2 Şubat, 'Dünya Sulak Alanlar Günü' olarak kutlanıyor. Sulak alanlarla ilgili farkındalığı artırmak amacıyla Birleşmiş Milletler (BM) tarafından ilan edilen bu günün yanı sıra, 1971'de Türkiye'nin de taraf olduğu 'Sulak Alanların Korunması Sözleşmesi' imzalandı. Buna göre dünya genelinde 2 bin 400 sulak alanın 14'ü ülkemizde bulunuyor.
DOĞAL DENGE OLMALI
2 Şubat'ın bu yılki temasının 'kültürel miras ve geleneksel bilgi' olduğunu aktaran Doğa Derneği Koruma Programı Koordinatörü Şafak Arslan, kuraklık tehlikesine karşı uyardı.
Arslan, sulak alanların kaybıyla birlikte kuraklık riskinin daha belirgin hale geldiğine işaret ederek, "Oysa bu alanların korunduğu ve genişletildiği bölgelerde kuraklıkla doğal bir denge kurulabiliyor. Kuraklık riski sulak alan kaybıyla doğrudan bağlantılı. Yeraltı sularının plansız ve yasa dışı çekilmesi de sulak alanlar üzerindeki baskıyı artırıyor. Bu durum yüzey sularının beslenmesini engelliyor, obruk oluşumlarına ve kalıcı çevresel hasarlara yol açıyor" dedi.
ESKİ HALİNE DÖNMELİ
Son yıllarda kayıpların hızlandığının altını çizen Arslan, "Son 60 yılda kaybedilen sulak alanların yüzölçümü 2 milyon hektara, yani yaklaşık 1,5 Marmara Denizi büyüklüğüne ulaştı. Anadolu'nun iç kesimlerindeki Konya Kapalı Havzası, Tuz Gölü ve göller yöresindeki birçok sulak alan tamamen kurudu ya da ciddi oranda küçüldü. Sulak alanların eski haline döndürülmesi gerekiyor. Kadim ve geleneksel bilginin yeniden sahaya yansıtılması bu nedenle çok önemli" dedi.
Sulak alanlar göçmen kuşlar için de hayati önemde.